Mümin kelimesi Arapçada “e-me-ne” kökünden türemiş bir isimdir, manası “güvenmek” demektir. Yani mümin güvenen, Allah’a güvendiği için inanan insandır. Istılahta ise mümin; kendisini yoktan var eden, eşi-benzeri olmayan, bir olan Allah’a ve O’nun Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerimde iman edin dediği hususlara inanan ve inandığı değerleri istikamet üzere yaşayan ve onları savunan insandır.
Mümin kelimesi Arapçada “e-me-ne” kökünden türemiş bir isimdir, manası “güvenmek” demektir. Yani mümin güvenen, Allah’a güvendiği için inanan insandır. Istılahta ise mümin; kendisini yoktan var eden, eşi-benzeri olmayan, bir olan Allah’a ve O’nun Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerimde iman edin dediği hususlara inanan ve inandığı değerleri istikamet üzere yaşayan ve onları savunan insandır.
Yüce Rabbimiz (c.c.) Kur'an-ı Kerim’de ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de güzel sözlerinde müminin birçok vasfından bahsetmiştir. Öncelikle Kur’an-ı Kerim’deki özelliklere bakalım:
Müminler görmeden (gaybî olarak) iman eden, namazı dosdoğru ve huşû içerisinde kılan, zekâtı veren ve zekat vermek için çalışan, kendisine rızık olarak verilenlerden Allah yolunda harcayan ve bu harcamaları da cimrilik yapmadan, israf etmeden yapan muktasıd (iktisat eden) insanlardır. Kendilerine indirilen kitaba ve kendilerinden önce indirilen kitaplara iman eden kimselerdir (Bakara 2/3-4; Furkan 25/67).
Müminler birbirlerinin dostlarıdırlar. Onlar iyilik için çalışan ve iyiliği emreden, kötülükten uzak duran ve kötülüğü önlemeye çalışan kimselerdir (Tevbe 9/71). Onlar boş işlerle meşgul olmayan, boş ve lüzumsuz kimselerden uzak duran, ırz ve namuslarını koruyan, kimsenin kutsalına göz dikmeyen kimselerdir (Mü’minûn 23/3-6). Yalan söylemezler, yakınları dahi olsa yalancı şahitlik yapmazlar, yalan- dolanla iş yapmayan doğru sözlü ve sözüne itimat edilen kimselerdir (Nisâ 4/135).
Mümin hiç kimseyi aldatmayan, ihanet etmeyen, söz verdiği zaman ise onu yerine getiren ve nankörlük etmeyen, ahde vefa gösterendir. Onlar emaneti korurlar ve onu ehline teslim ederler (Mü’minûn 23/8). Rablerine karşı takva elbisesini kuşanarak, sorumluluklarını bilen, çevreye ve insanlara karşı duyarlı olan, Allah’ın kendilerine bahşettiği en değerli nimet olan aklını-bilincini-iradesini O’nun istediği şekilde kullanan, basireti ve feraseti açık kimsedir. O, Allahtan başkasına kulluk etmez, nefsini, hevâ ve hevesini putlaştırmaz.
Mümin hatasında ısrar etmeyen, her zaman Müslümanca bir duruş sergileyen, söylem değil eylem insanıdır. O, ya olduğu gibi görünen ya da göründüğü gibi olan, samimi, gösteriş ve riyadan uzak, yaptığı işi yalnızca Allah için yapan kimsedir.
Şimdi de Peygamberimizin güzel sözlerindeki müminin özelliklerine bakalım:
Mümin, ahlâkı güzel olan (Ebû Dâvûd, Sünnet, 15); insanlarla iyi geçinen, özellikle fakir ve kimsesizlerin yardımcısı, yetimi himaye eden (Buhârî, Talâk, 25); komşusu açken tok yatmayan kimsedir (Hâkim, 2, 15). Kendisi için istediğini, din kardeşi içinde isteyen (Buhârî, Îmân, 7); iyilikte ve takvada yardımlaşan, îsar (başkaları için özveride bulunma) ahlâkını hayatına düstur edinen cömert ve fedakâr insandır. O, sevinecek olsa buna şükreder, başına bir bela gelse ona sabreder, her hali kendisi için hayırdır (Müslim, Zühd, 64). Mümin, müminin kardeşi ve yardımcısıdır, ona zulmetmez, onu zorluk anında yalnız bırakmaz (Müslim, Birr, 58); her işi faydalı, eliyle, diliyle ve kalbiyle kötülüğün karşısında olan kimsedir (Müslim, Îmân, 78).
Hakiki mümin olabilmek ümidiyle; cumanız mübarek, ömrünüz bereketli olsun...
Ömer Faruk CAN
Uzman Vaiz