Dolayısıyla tarımsal ürün fiyatlarında gözlenen yüksek orandaki fiyatlar konusu başlı başına ele alınması gereken konu olarak öne çıkıyor. Daha önce de bu konuyla ilgili önerimi yazmıştım ama tekrar etmek istiyorum. Bir domatesin, patatesin, patlıcanın, soğanın, biberin vb ülke içinde üretilip tüketiciye ulaştırılan tarımsal ürünlerin fiyatlarındaki nedeni kesinlikle araştırılmak zorundadır. Küçük ve yerli üreticinin İlgili ürünü pazar ve halde çok daha aşağıda bir fiyata tüketiciye ulaştırabilirken bu fiyatlar neden market ve manavlarda çok daha yukarılarda oluyor?
Bu sorunun çözümü için aslında yapılacak en önemli adım marketlerde fiyat etiketinde nasıl ürünün menşeisi belirtilmişse alış ve satış fiyatlarının belirtilmesi ile çözülebilir gibi geliyor. Tüketicinin aldığı ürünü markete kaç liraya girdiğini ve markette de kendisine kaç liradan satıldığını görmesi tarımsal ürün fiyat mekanizmasının ve dengesinin oturtulmasında büyük etki yaratacağına inanıyorum. Bu uygulama sonucunda aradaki fiyat farkının art niyetlere maruz kalıp kalmadığını tespit etmek tarımsal ürün üretiminin de sağlıklı planlanmasına neden olacaktır.
Bir diğer çözüm mekanizması ise küçük üreticilerin kooperatifleşmesi ve kendi dağıtım-pazarlama ağını kurmalarıdır. Kooperatif kanalı ile gerçekleşen satışların hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacağı kesindir. Kooperatif ile üretim planlaması bile yapılabilen üreticinin ürettiği ürünleri doğrudan kooperatiften alabilen market ve manavlar ise aracı dediğimiz komisyoncuları da eleyeceği için fiyat farkı yükselmeyecektir. Üreticiden aracıya, aracıdan komisyoncuya, komisyoncudan hale, halden markete-manava giden ürün zaten her taşımada 0,5-1 TL arası fiyat yükseltmektedir. Hem nakliye bedeli düşecek hem de doğrudan ürün satılabilecektir.
Kısacası tarımda;