Yeni süreç ile beraber hayatımız sil baştan değişmiş durumda. Bu süreçte tüm dünyada teknoloji dahil virüse karşı tüm araçlar kullanılmaya çalışılıyor. Bu noktada ülkemiz özelinde teknolojiden daha çok yararlanılması gerektiğini düşünüyorum.
Yeni süreç ile beraber hayatımız sil baştan değişmiş durumda. Koronavirüsünün Çin dışı bir ülkede görülmesinin üzerinden 94 gün, Türkiye'de görülmesi üzerinden 37 gün geçti. Bu süreçte tüm dünyada teknoloji dahil virüse karşı tüm araçlar kullanılmaya çalışılıyor. Bu noktada ülkemiz özelinde teknolojiden daha çok yararlanılması gerektiğini düşünüyorum.Size yaşadığım bir olaydan örnek vermek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta Eskişehir'i de kapsayan 31 şehirde hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sokağa çıkma yasağının ayrıntıları geç açıklanması sonucu insanlar panik havasında evinin ihtiyaçlarını giderebilmek için marketlere hücum etti ve hiç tasvip edilmeyen manzaralarla karşılaştık. Kararın ayrıntıları açıklanmasından sonra ekmek gibi temel ihtiyaçların gezici araçlarla dağıtılabileceği açıklandı. Eskişehir'de yasağın ilk günü ekmek satışı yapan araç günün belli saatlerinde (Biri sabah 8 diğeri öğlen 2-3 civarı diğeri ise akşam 8-9 civarı olmak üzere üç kere) evimin önünden geçtiği sırada korna çalarak ekmek satışı yaptı.
Yasağın ikinci günü ise Eskişehir'de Kalabak Su satışı yapan araçlarda da ekmek satışı yapıldığınaşahit oldum. Ayrıca o gün de kornalı ekmek dağıtıcısı da yine benzer saatlerde ekmek satışı yapmaya devam etti. İnternetten takip ettiğim kadarıyla yasağa tabi olan diğer şehirlerde de benzer manzaralar yaşandı.
ÇAĞ DIŞI UYGULAMA
Şahsi görüşüm, 21. Yüzyılda 'kornayla ekmek satışı' yapmak çağ dışı bir uygulama.
O saatte uyuması gereken insan olabilir, yüksek sese karşı hassas insanlar olabilir. Açıkçası yasak kararı alanların bunu iyi planlayarak aldıklarını da düşünmüyorum.
Devletin yapabileceği çok basit bir mobil uygulamayla bu sorunu çözebilirdik. Uygulamaya giren vatandaşlar önce adreslerini girip daha sonra ekmek, su gibi temel ihtiyaçlarından ne kadar istediğini seçip onayladıktan sonra ilgili makamlara bu bilgiler gönderilebilirdi. Gönderilen bu bilgiler ışığındasokağa çıkma yasağının olduğu günler kapı kapı gidilerek vatandaşların ihtiyaçları ulaştırabilirdi. Bu uygulama sayesinde ekmek arabasıyla dağıtım yapan esnaf da, kimsenin almayacağı sokağa girmeyerek hem zamandan hem de paradan kar etmiş olurdu.
Bu verdiğim örneği çoğaltmamız mümkün. Şu zor günleri daha iyi atlatabilmemiz için teknolojiden daha çok yararlanmalıyız. Bu süreçte devletimize, belediyelerimize ve hatta odalara büyük iş düşünüyor.
TARİHTE BU HAFTA
12 NİSAN 1993–İnternet,Türkiye'de genel kullanıma açıldı.
HAFTANIN OLAYI
Son dönemde popüler hale gelen telekonferans uygulaması Zoom hacklendi. Siber güvenlik kuruluşu Cyble, bir hacker grubu tarafından ele geçirilen 530 binden fazla Zoom kullanıcısına ait hesap bilgilerini 'darkweb'de ve hacker forumlarında yayınlayarak, satıldığını duyurdu. Zoom ile ilgili olarak son dönemde ardı ardına gelen güvenlik uyarılarının ardından ortaya çıkan bu veri güvenliği skandalından uygulamayı kullanan çok sayıda okul ve şirketin etkilendiği belirtildi. Hesap başına ortalama 0.0020 dolara satışa sunulan bilgiler arasında, Zoom kullanıcılarının e-posta adresleri, şifreleri, güvenlik anahtarları ile kişisel toplantı URL'leri de yer aldığı görüldü.
HAFTANIN İNSANI
10 Nisan 1972 tarihinde dünyaya gelen Priit Kasesalu, 1992 yılında Tallinn Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden mezun oldu. 1989 yılında Estonya'nın ilk ticari bilgisayar oyunu Kosmonaut'u geliştirdi. Daha sonra oyun Sky Roads adını aldı. 1993 yılında Priit, arkadaşı Jaan Tallinn ile birlikte BlueMoon adıyla bir yazılım şirketi kurdu. 2003 yılında Janus Friis ve Niklas Zennström, Heinla ve Tallinn ile birlikte Skype'ın geliştirilmesine yardımcı oldu. Bu beşi Kazaa ve Joost'u da geliştirdi.
HAFTANIN KARİKATÜRÜ
.jpg)