Bir insan umudu var olduğu ve sevgi gördüğü sürece mutlu ve umutlu yaşar.
O ümit ve sevgi tükenip yerini kuşkuya, karamsarlığa ve yalnızlığa terk ederse, işte o zaman insan da umutlarda tükenir.
Her insanın hayattan bir beklentisi vardır, ya da olmalıdır. Çünkü, insan başka varlıklar gibi yaşayamaz. Zira, insanları diğer canlılardan ayıran tek ve en belirgin özellik olan akıl; her zaman insanı düşünmeye türlü türlü istek ve sevgi hoşgörü ve ilgi gibi beklentilere yöneltecektir.
İnsan; düşünmek, inanmak, sevmek ve sevilmek için yaşar ve dünyaya gelmiştir.
İşçisiyle-çiftçisiyle, esnafıyla-memuruyla, emeklisiyle-duluyla, zenginiyle-fakiriyle, öğretmeniyle-öğrencisiyle... Velhasıl, herkes bir beklenti içinde umutla ve sevgi ilgi beklentisi yaşamını sürdürür... Herkes de bilir ki hiçbir saadet felaketsiz gelmez. Ümitli olmak yetmiyor anlayacağınız. Çile çekmeden, zorluklara göğüs germeden hedeflere ulaşılmıyor.
Büyük hedeflere, büyük çabalarla erişilir. Kimi zaman engellerle karşılaşılır, kimi zaman yılgınlığa düşülür.
Ama hedefe yürünürken asla umutsuzluğa düşülmemesi gerekmemelidir. Ve umut sevgi ve ilgisiz kalınmamaya sevenlerinizi ilgisiz bırakmamaya gayret ve çaba göstermeliyiz.
Umutsuzluğa düşmek, insanın elinin kolunun bağlanması demek, ilerlemenin ölümü demek, ilerlemek için de daima karşıya bakmak gerek, -ayak uçlarına değil.
ilerlemek için cesur olmak gerek. Zira korkaklık, ilerlemenin en büyük engeli değil midir? İlerlemek ve hedeflere ulaşmak için de, ilk önce doğru olanı, yanlış olandan ayırmak gerekir. Çünkü, doğru bilinmezse yanlışa sapılır.
Doğru hedeflere de yanlış yollardan gidilmez.
Onun için hedeflerinizi, beklentilerinizi büyütün ve büyük düşünün. İnsanlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmamız gerekmektedir.
Zira, 'basit insanlar; insanlarla, vasat insanlar; olaylarla, büyük insanlar; fikirlerle uğraşırlar.' Eğer bir işi yapabileceğinize inanırsanız, o iş ne kadar zor olursa olsun başarırsınız.
Fakat kendinizi en basit bir şeyi dahi yapamayacak kadar zavallı biri olarak görürseniz, köstebek tepecikleri bile, size tırmanamayacağınız kadar yüksek gözükür.'
Bir damla sevgi bir umut demektir sözünde yola çıkar isek sevgi vermekle bitmez. Umutsuz olmak demek umutsuz kalmak değildir.umudunuzu yitirmeyin şu dağın ardında bir dağ daha var düşündüklerimizi gerçekleştireceğimizin umuduyla yaşamımıza devam etmeliyiz.
Umudun tükendiği, güvenin kalmadığı bir toplumda müspet olan bir şeyden bahsetmek elbette mümkün değildir. '
Koca usta Nazım Hikmetin sözleriyle tamamlayalım yazımızı:
''Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Kıymetli malı olan bağırmaz.
Eskici bağırır, antikacı bağırmaz.
Popçu bağırır, klasik müzikçi bağırmaz.
Simitçi bağırır, sarraf bağırmaz...
İnsanı hayatta ne çarpar?
İnsanı, *insanın kahpesi, alkolün sahtesi* çarpar.
Kedi nankör, tilki kurnaz, yılan sinsi,İnsan hepsidir.
Rakıya 'ne yaparsın?' demişler,
'Delikanlıyı susturur, soytarıyı coştururum' demiş
Düşmezse düşmesin,Yakamızdan ölüm.
Bizim üstümüze,Güneş doğacak gülüm.
Gülüşüne bir kurşun sıksa da ölüm,
Unutma ki 'umuda kurşun işlemez', gülüm...'
Karanlığın en koyu olduğu an, sabahın en yakın olduğu zamandır.'
Lütfen sizlerde umutsuz kalmayın umudunuzu yitirmeyin bir damla sevgi bile bir damla umudunuz bile olsa emellerinizi hayallerinizi gerçekleştirin.
Umut ve sevgi dolu bir yaşam diliyorum.