Başlıkta açık seçik beyan etmesem de, 2021 yılının en büyük tehlikelerinden biri şüphesiz 'SUSUZLUK!'
Bir önceki yazılarımda da dile getirdim.
Salgın musibeti ile mücadele sürerken, susuzluk tehlikesinin de en az pandemi kadar önemli olduğu aşikar…
Hiç olmadığı kadar bir su krizi ile karşı karşıyayız.
'Kuraklık kapıda' değil, 'kuraklık kapıları kırdı geçti' desek mübalağa etmiş olmayız.
Bir süredir devam eden susuzluk tehlikesi, 2021 yılında etkisini daha da gösterecek gibi görülüyor.
Sanayici endişeli, çiftçinin endişesi katbekat büyüdü.
Halk da endişeli elbette lakin, bu konuda çok da duyarlı olduğumuzu söyleyemeyeceğim.
Su; bilinçsizce tüketilecek bir kaynak değil, korunması gereken bir kaynak…
Peki, ne kadar koruyoruz ve ne derecede duyarlıyız?
Ne yazık ki, suya hiç bitmeyecek gözüyle bakılıyor.
Yerküre üzerindeki erişilebilir tatlı su miktarının, dünyanın toplam su varlığının yüzde 1'nden dahi az olduğu belirtiliyor.
Tüm canlıların kullanabildiği su miktarı işte, sadece bu rakam...
Yağışların olmadığı, mevsimlerin dört değil de ikiye düştüğü ve kuraklığı iliklerimize kadar hissettiğimiz bu dönemde, yüzde 1'den az olan tatlı su erişimimiz iyice aşağılara geriledi.
Yani bitmeyecek gözüyle baktığımız suyumuz tükeniyor.
Diyelim ki;
Tüm dünya mutlu, hiçbir ülkenin sorunu kalmadı, halk bundan böyle çok rahat bir yaşam sürecek.
-Suyun olmadığı bir yerde yaşam mümkün mü?
İşin gerçeği; kimse kusura bakmasın, israfı seven bir toplumuz.
…Ve israf ede ede, suyumuzu tüketiyoruz!
Böyle giderse, ileride suya hasret kalacağız.
Bunun olmaması için:
Suyla ilgili önemli bir çalışma yapılması ve suyumuzu acil olarak koruma altına almamız gerekiyor.
Genel ve yereldeki yöneticilerin ivedi bir şekilde konuya yönelmesi önem arz ediyor.
Suyun verimli ve tasarruflu kullanılması adına bir takım çalışmaların yürütülmesi gerekiyor.
Mesela;
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından farkındalık için kentteki tüm billboardlara afişler asılmış.
2021'de 'SUSUS KALABİLİRİZ' tehlikesine dikkat çekerek, EVDE-İŞTE-OKULDA-BAHÇEDE suyun tasarruflu kullanımı noktasında halk bilinçlendiriliyor.
Bu farkındalıkların daha da genişletilmesi ve tüm Türkiye'ye yayılması gerekiyor.
Bunun için halkın da su yönetimine yardımcı olması büyük önem arz ediyor.
Aksi takdirde su krizinin bedeli tüm canlılar için çok ağır olur.
Bizler de bu bedeli ödemeden, 'yaşam kaynağımıza sahip çıkalım!'