İki gündür kentin gündeminde iki konu var!

Birisi URAYSİM diğeri ESO’nun yaptırdığı konut araştırması!

İYİ Parti ve Büyükerşen arasında süren polemiği rafa kaldırmış durumda.

Nedeni basit aslında…

Diğer gündem suni bir gündem ve tamamen siyaset içeriyor.

URAYSİM ve ESO’nun araştırması ise bire bir vatandaşı ilgilendiriyor.

Hem de doğrudan, direkt bir etki yapıyor.

İşte bu nedenle gündem bir anda şekil değiştirdi.

Eskişehirli bu iki konuya yoğunlaştı.

+++

Birisi URAYSİM…

Artık kentin kanayan yarasına döndü veyahut döndürüldü.

Aradan 12 Yıl geçti lakin bitirilmesi nasip olmadı.

Oysa kentin vizyon projelerinden.

Tamamlandığında şehre değer katacak, şehirle birlikte aynı değeri şehir halkı da kazanacak.

Bu konuda en büyük savaşı ESO ve Başkanı Celalettin Kesikbaş verdi.

Gelin görün ki, mesele bir anda siyasete indirgendi.

Öyle ki;

“Başkan Kesikbaş konuya ne zaman müdahil olsa, ne zaman söylemlerde bulunsa hemen siyasete yoruldu”

‘Kesikbaş, oraya aday, buraya aday’ dedikodularına getirildi.

Koskoca bir proje ile Kesikbaş’ın adaylığı bir tutuldu iyi mi!

İşte Eskişehir’in en büyük hastalığı…

URAYSİM konusunda da hemen nüksetti.

Siyaseten yapılıyormuş gibi, birilerine siyasi rant sağlayacakmış gibi algı yaratıldı.

Sonrası malum…

Yine siyaset söylemleri arasında mahkemede iptal edildi…

+++

Şehrin gündemine giren ve arkasında önemli destek bulan diğer konu konut meselesiyle ilgili…

Şehrin konut ihtiyacını artık söylemeye gerek yok!

Malumun ilanını yeniden yapmayalım.

Şehirde bir sıkışmışlık olduğu kesin ve yeni konut alanları acil ihtiyaç durumda.

Bu noktada yine Başkan Kesikbaş’tan bir fikir ortaya konuluyor…

“Ulaşımın da zor olduğu sanayi bölgelerinde veyahut yakınlarında sosyal konutlar yapalım”

Daha dediği gün neler oldu biliyorsunuz!

Şehirde heyecan yaratınca, bir anda sahiplenildi de sahiplenildi proje!

Ardı ardına açıklamalar yapılıp, söz konusu sosyal konut projesi anlatıldı.

Fikrin ne denli iyi olduğu ve arkasında durulması gerektiği belirtildi.

Sonrasında yaşananlar ise çok tanıdık!

Daha biraz önce sözünü ettiğim şehrin hastalığı bu konuda da hortladı.

Sendika başkanları başta olmak üzere bazı kesimler hemen ortaya çıktı;

“Olur muymuş canım öyle şey!

Sosyal statü diye bir şey var.

İşçi işçiyle aynı yerde mi oturacak?

Kenar mahalle diye bir şey kalmayacak.

Hatta bu iş yarın öbür gün koğuşlu yaşama döner.

Tek koğuşta 6 yataklı yerlerde işçiler yatmaya başlar.

“Patron, ‘Yatacağın yer de, yemeğin de bana ait. Kazandığın para sadece sana kalacak’ diyerek işçiyi kandırıp üç kuruşa çalıştıracak” dediler.

Bakın bu gündem biraz daha sürsün;

“Daha neler söylerler?” izleyin de görün!

+++

Neyse…

Dönelim tekrar ESO’nun konut araştırmasına…

İçeriğini anlatmaya, ihtiyacı söylemeye, sonuçlarını yorumlama niyetinde hiç değilim.

Konuyla ilgili yorumları zaten meslektaşların yeterince yapıyor!!!

Ben farklı bir noktaya değinip bitireceğim…

Söyleyeceğim, soracağım şu;

“Kaç yıl geçti hatta bugüne kadar yaşandı mı bilmiyorum ama;

Şehrin sorunlarını içeren meselelere dair profesyonel araştırmalar yaptırıp aynı şekilde raporlayan bugüne kadar oldu mu?”

Bugüne kadar halkın beklentilerine yönelik bir araştırma hamlesi gereği duyan oldu mu?

Ezcümle;

Yıllar yılı bu şehir ve içinde yaşayanların durumuna dair bir çalışma gören var mı?

Biz söyleyelim…

Yok!

O yüzden gündem bir anda değişti, o yüzden tüm kentlinin ağzında bu konu var…