Geçtiğimiz hafta aniden bastıran yağış ve kötü hava koşulları hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle kırsal ilçelerde hayat olumsuz etkilendi, maddi hasarlar oluştu, özellikle ekili tarlalar zarar gördü.

31 Mart seçimleri sonucunda Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna rekor sayılabilecek bir oyla seçilen Ayşe Ünlüce de hemen zarar gören ilçelere giderek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti, oluşan zararı yerinde inceledi ve yetkisi dahilindeki sorumluluğu yerine getirmek için de Büyükşehir Belediyesi yetkililerini görevlendirdi.

Başkan Ünlüce, Çifteler ve Sivrihisar’a giderken de kendisine ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen ve üst düzey yöneticiler de eşlik etti. Açıkçası ben bu ziyareti oldukça önemsedim. Geçtiğimiz haftaki yazımda da belirttiğim üzere Ayşe Ünlüce üzerine oluşan soru işaretleri seçim süreci boyunca ortadan kalkmış ve yerini yavaş yavaş güvene bırakmıştı. Bu tip ziyaretler de bu güvenin perçinlenmesi ve Eskişehir halkının kendisini daha yakından tanıması için büyük anlam taşıyor. Kırsal ilçelere geçmiş olsun ziyareti yapılması kendi liderlik hikayesini kendisi yazan Ayşe Ünlüce’nin bu hikâyenin merkezine “insanı” koymaya çalıştığını açıkça gösteriyor. Üstelik bunu belirli bir zorlama ile de değil içten ve samimi şekilde gerçekleşmesi ayrıca dikkat çekiyor.

25 yıldır Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’in oluşturduğu “kent dokusu ve kent kültürü odaklı” hikâye Ayşe Ünlüce ile “insan odaklı” bir eksene doğru kayarak daha da genişleyeceğe benziyor. Bu liderlik anlayışının merkezi hükümetin politikaları ile giderek bunalan ve nefes alamayan özellikle dar ve sabit gelirli kesimlere, emeklilere, işsizlere, gençlere, kadınlara, öğrencilere yönelik geliştirilecek projelerle çok ciddi bir ivme oluşturacağını öngörüyorum.

Hep beraber gözlemleyeceğiz.

***

ESO YÖNETİMİ SİYASETİ BELİRLİYOR

Genelde sanayicilerin siyaset üzerinde güçlü bir baskı unsuru olduğunu ve taleplerinin siyasiler için önem taşıdığını biliriz. Her ne kadar sanayiciler, siyaset üstü bir fotoğraf verse de siyasetçiler için önemli ve değerli oldukları bilinen bir gerçektir. Geçtiğimiz yıllarda sanayicilerin desteklediği siyasetçilerin politikalarının hayata geçtiği, bu siyasetçilerin çok ön planda olduğunu hep gözlemlemişizdir.

Hatta bazen de bu durumun tersi olur, sanayicilerin destek vermediği siyasetçilerin olduğunu ve sanayici-politikacı tartışmalarının da yakından takip edildiğine şahit olmuşuzdur. Sözü fazla uzatmadan Celalettin Kesikbaş, başkanlığındaki ESO yönetimlerinin son iki dönemdir siyaset sahnesinde çok etkili olduğunu söylememiz gerekiyor. Kesikbaş’ın önceki döneminde yönetiminde yer alan Recep Taşel’in CHP il başkanı olmasının ardından, Gürhan Albayrak da hala AKP İl Başkanı olarak görev yapıyor.

Kısacası siyaset sahnesi için ‘Şampiyonlar Ligi’ tadında olan ESO yönetimi, bakalım önümüzdeki dönemler için hangi isimleri siyaset sahnesine gönderecek?

Kim bilir, CHP ve AKP’nin arkasından önümüzdeki dönemlerde MHP il Başkanı da ESO yönetiminden çıkar mı dersiniz?

***

 

NEDEN ÇOCUK YAP(a)MIYORUZ?

Eğitim düzeyi, işgücüne katılım oranı, işsizlik, gelir düzeyi, göç, kentleşme ve sanayileşme. Türkiye’deki doğum hızını değiştiren unsurlardır bunlar. Tekrar ediyorum: Eğitim düzeyi, işgücüne katılım oranı, işsizlik, gelir düzeyi, göç, kentleşme ve sanayileşme…

                Eğer ülkemizde doğum oranında düzenli şekilde azalan bir doğum hızı varsa nedeni bu 7 maddedir. Siz istediğiniz kadar çocuk yapın çağrısında bulunun, siz istediğiniz kadar 3 çocuk diyin, bu unsurların en az 4 tanesi düzelmezse hiçbir aile, hiçbir ebeveyn hatta anne-baba adayları ne yeni çocuk yapar  ne de anne-baba olur.

Bu koşulları düzeltecek olanlar da bellidir: 3 çocuk yapın diyenler… Doğum hızının düşmesini bireysel nedenlermiş gibi ele almayı bırakın artık.