Bu Kurban Bayramı daha geldi çattı. Aileler bir araya gelecek, evler bayram edecek.

Bayramların en büyük güzelliği akraba, eş, dost ziyaretleri, hasret giderme…

Eskileri yad etme, umutları paylaşma değil mi?

Eskiden bayramların heyecanı günler öncesinden başlardı.

Evlerde telaş olurdu.

Bayram temizliği yapılır, tatlılar hazırlanır, çocuklara yeni kıyafetler alınırdı.

Mahallelerde başka bir canlılık hissedilirdi.

Çocuklar sabah erkenden bayramlıklarını giyer, büyüklerinin elini öpmek için sıraya girerdi.

Kapılar ardına kadar açık olur, “misafir gelir” diye çaylar hiç eksik edilmezdi.

Şimdi ise insanlar bayramı bile ekonomik hesaplarla karşılıyor.

Kurban kesmenin maliyeti milyonlarca aile için ulaşılmaz hale geldi.

Eskiden dar gelirli vatandaşın da bir şekilde ortaklaşa kurban alabildiği günler vardı.

Bugün orta direk bile zorlanıyor.

Bayram alışverişi artık birçok aile için stres sebebi.

Çocuklarına bayramlık alamayan anne babaların mahcubiyeti var.

Torununa harçlık verirken cebini düşünen emekliler var.

Bayram sofralarını eksiksiz kurabilmek için kredi kartına yüklenen insanlar var.

“Nerede o eski bayramlar” sözü artık sadece nostaljik bir yakınma değil, toplumun ortak hissiyatı haline geldi.

Mesele sadece ekonomi de değil…

İnsan ilişkileri de değişti.

Eskiden bayram ziyaretleri saatler sürerdi.

Şimdi birçok ziyaret birkaç fotoğraf çekilip sosyal medyada paylaşılacak kadar kısa. Telefon mesajları, toplu kutlamalar, emojiler; yüz yüze sohbetlerin yerini aldı.

Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı bir dönemde eski bayram sıcaklığını bulmak da kolay değil elbette.

Çocukların sokakta neşeyle koştuğu, büyüklerin kapı önlerinde sohbet ettiği mahalle kültürü giderek kayboldu.

Yine de bayramlar halen önemli bir fırsat.

Kırgınlıkları bitirmek, büyükleri hatırlamak, küçüklere sevgi göstermek, yalnız insanlara dokunmak için değerli günler…

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey biraz samimiyet, biraz dayanışma ve biraz da eski bayram ruhu.

Çünkü bayramları gerçekten bayram yapan ne kesilen kurban ne de kurulan sofralardır.

İnsanların birbirine gönülden yaklaşabilmesidir.

Ve galiba bugün en çok özlediğimiz şey de tam olarak bu…