Zafer Çatel yazdı.

MUHARREM İNCE, 24 Haziran seçimlerine büyük bir heyecan, durmak bilmeyen bir tempo, nefes nefese süren bir çalışmayla hazırlandı. Seçim sürecinde büyük bir aşkla, heyecanla, coşkuyla, AZİMLE çalıştı.
Muharrem İnce, demokrasi için koşturdu. İftar, sahur, yağmur, çamur, sıcak demeden iki ay boyunca her dakikasını seçmene kendisinin ve faaliyetlerini, geleceğe dönük Türkiye projelerini anlatmakla geçirdi. Nefes nefese bir tempoyla seçmeni ikna etmeye çalıştı.
Mitinglerde, mahalle toplantılarında, kahvehanelerde, taksi duraklarında, konuk olduğu evlerde, araçta, kahvaltıda, televizyon programlarında var gücüyle hukuk devletini, adaleti, demokratik-laik, barış içinde herkesin mutlu olacağı Türkiye'yi anlattı.
İşçiyi, köylüyü, genci, yaşlısı, çiftçiyi, emekliyi kısacası herkesi kucakladı.
CHP tarihinde miting yapma rekoru kırdı.
Sesi gitti, geldi. TV programlarına katıldı, gazetecilerin karşısına çıktı.
Çatır çatır soruları yanıtladı. Hem de, Nagehan'ın provokatif sorularına rağmen, cevapları 'cuk' oturturdu.
Muharrem İnce seçmeni ikna etmeye uğraşırken, partisinin milletvekili adayları kendilerine çalıştı.
İNCE, yalnız değildi. Eskişehir, İzmir, Ankara, Mersin hele İstanbul mitingi tarihi bir günün temsilcisiydi.

Yeni bir 'umut' doğuyordu…
Ne demişler; Aşkla, AZİMLE çalışan gerçekten yorulmazmış.
Bu seçimler CHP için de çok önemliydi. Hep yenilen CHP' ye umut ışığı olmuştu İnce.
Ancak CHP'nin toplumsal bir örgütlenmesi yoktu. Başarı ancak bu kadar olabilirdi.
Nedeni belli. Toplum çok gerilmişti.2 yılı aşkın süren OHAL uygulaması vardı.
İNCE, Türkiye'de gerçekten bir siyasal iletişimde rahatlama sağladı.
MEMNUN OLMAYANLAR UMUTLANDI.
AK Parti iktidarından memnun olmayan geniş kesimler ilk kez, Muharrem İnce'den umutlandı. 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım lafı 'UMUT' rüzgarı estirmişti. Biz de hiç yalnız değilmişiz, hissine kapıldılar.
Mutlu, müreffeh bir Türkiye.
Üreten bir Türkiye yapacağız. Topraklarından bereket fışkıran bir Türkiye. Mutlu bir Türkiye, barışmış bir Türkiye. Böyle diyordu Muharrem İnce.
Kıraathane değil, fabrika açacağım diyen bir cumhurbaşkanı. Kek değil, aş, iş diyen bir cumhurbaşkanı olacağım diyordu.
ANINDA CEVAP.
Tayyip Erdoğan'ın politik saldırılarına, iftiralarına anında cevap veriyordu. Tam otomatik tüfek gibi.
'Her kuşun eti yenmez' demişti.
CHP'lilerde, bak gördünüz mü, 'Biz de Tayyip Bey gibi ağzı laf yapan, laf altında kalmayan, pratik, hazırcevap, demagoji yapabilen, polemikçi bir lider çıkarabilirmişiz' öz güvenine sahip olmuştu.
Kendini, çaresiz hisseden bu insanlar, çare varmış demeye başladılar. Bu değişim rüzgarını İnce yakaladı. Ben de dahil olmak üzere, 'Bu CHP'den cacık olmaz' sözünü yazar dururdum. CHP'lilerin bir kısmı da bana sitemlerde bulunurlardı.
Demokrat ve cumhuriyetçi değişimci seçmen artık yalnız değil.
Sandıktan 'umudun yeşerdiğini' görmekteydim.
Demokrasi-laik cumhuriyetin korunup kollanması için. Haklar ve özgürlüklerin korunması için. Zaten Millet ittifakın içinde yer alan liderlerin seçim performansına bakarak, bu seçimlerin ne kadar önemli olduğunu anlarız.
DEVLET KESESİNDEN KAMPANYA YÜRÜTTÜ.
Erdoğan, çok büyük avantajla seçime girdi. Devlet kesesinden kampanya yürüttü. Hava alanı açılışı seçim kampanyası haline dönüştürüldü.
Cuma namazı çıkışlarında, Camii bahçesi politik gösteri alanı haline geldi.
Oy kullanmaya geldiği okul alanı neredeyse, miting alanı gibiydi. Yandaş medyanın TV Kameraları, canlı yayın yapıyordu. Tamamen psikolojik propaganda.
Sublimanal mesajlar veriliyordu.
Seçim yasakları maalesef ona işlemedi.
Türkiye'de demokrasinin olmadığını bundan daha iyi gösteren, kanıtlayan bir tablo yok aslında.
'Tek adam' yönetimi olduğu söylemi boşuna değilmiş!
Bundan böyle, nelere savruluruz bilemem?
Devlet kesesinden siyaseti herkes yapar. Öyle değil mi?
CHP ESKİŞEHİR DE DÖKÜLDÜ.
CHP'Lİ BELEDİYE sahadaydılar ama çok etkili olamadılar.
Ramazan çadırlarında verilen iftar yemeklerin dışında pek yoktular.
Sadece ziyaretlerle bu işlerin olamayacağını bilmeleri lazım.
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin çalışma temposu CHP milletvekili adaylarını da pek olumlu etkilediği söylenemez. Eskişehirlilerin bu çalışma temposunu, anı anına izlediğini ve seçim sandığında takdir ederek gereken karşılığı da vereceğine inanıyordum.
Ama öyle olmadı, CHP yaklaşık olarak bir önceki seçimlere göre % 7'lik bir oy kaybı olmuş durumda.
Peki, bu kayıplar nereye gitti?
BATIKENT VE SANDIKLAR.
Eskişehir, Batıkent Mail Büyükerman ilköğretim okulunda eşimle birlikte saat 9.00 da oyumu kullandım. Bu yazıyı kaleme aldığım saate kadar, diğer seçim mahallini dolaştım. Dışarıda kulislere kulak kabarttım.
Tanıdıklarımızla merhabalaştık. Konuştuklarımızın, yüzü gülüyordu.
AKP'si de, MHP'lisi de, Saadeti'de, HDP'lisi, CHP'lisi de. Demokrasi adına umutluydular.
ESKİŞEHİR siyaset tahmin raporuna gelince. Merkezde CHP'nin varlığını devam ettirse de, kırsal kesimde aynı başaramadığı gözükmekte. İnce, % 40 civarında oy alırken Erdoğan, MHP ile birlikte yaptığı Cumhur ittifakı sonuçlara olumlu yansımış % 46'lık bir oy oranına ulaşıyordu.
MHP ise % 11,1'lik oy oranı ile kendisini korumuştu. İYİ Parti ilk defa girdiği seçimlerde % 13 lük 'oy' almıştı.
Kesin olmayan hesaplara göre CHP 2, AK Parti 3, MHP 1, İyi parti 1 milletvekili kazanmış durumda.
CHP'nin garanti seçilecek gözüyle bakılan ve meclis üyeliğinden istifa eden Nuran Akçasoy seçilemedi.
Bu seçimlerde AK Partiden 4.sıradan aday olan İl başkanı Dündar Ünlü ve CHP den 4.sıradan aday olan İl başkanı Sinan Özkar seçilemediler.
AK Parti seçimlerde milletvekilliğini korurken, CHP koruyamadı.
Şimdilik, kesin olmayan sonuçlara göre yazıyorum.
Muharrem İnce partisinden fazla oy aldı. Bu CHP'de siyasette kartlar yeniden karılacak ve dağıtılacak demektir.
Sistem sorgulaması gündemimizi hep işgal edecek! Sandık sonuçlarında göreceğiz. CHP' de derin bir 'dip dalga' geliyor mu, gelmiyor mu?
Yoksa'sosyal demokrat' bir yeni partinin kurulması gündeme gelecek mi?
Hep birlikte göreceğiz.
Seçim sonuçlarını açıklama yetkisi YSK' ya aittir. YSK resmi sonuçları bir açıklasın bakalım. Tablo nedir, o zaman daha sağlıklı değerlendirme şansını bulacağız.
Eskişehirli, Termik santralin kurulması propagandası pek rağbet etmemiş. Alpu'dan ve Gündüzler'den AK partiye oy yağmış. Kısacası CHP'nin Termik santral yapılmasın propagandası olumlu sonuç vermemiş.
Sahada, AK Partililer çok iyi çalışmışlar, vatandaşları ikna etmişler, CHP kırsal alandaki seçmenleri pek ikna edememişler.
Sonuçlar, görünüşe aldanmamak gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Tepebaşı'nda, AK Parti önde giderken, Odunpazarı'nda başa baş bir mücadele olduğunu gösteriyor.
Bu tablo belediye seçimlerinde AKP için doğru bir aday gösterilmesi halinde bir umut ışığı referans olabilir?
Tablo bunu gösteriyor.
Şimdi sıra YSK'nın resmi sonuçları ilan etmesinde.
MHP bu seçimlerde en karlı çıkan parti. Cumhurbaşkanı aday göstermeyerek desteğini Tayyip Erdoğan'dan yana kullandı.
Bakalım CHP bu sonuçlardan nasıl bir ders çıkartacak. Köklü bir değişim şart. Olabilir mi hiç ihtimal vermiyorum.
Bu seçimlerde, Türkiye haritasında her yer de AK Parti var. Recep Tayyip Erdoğan kendi partisine on puan, Muharrem İnce'de kendi partisine dokuz puan fark atmış.
Akşener kendi partisinin 5 puan daha altında oy almış.
24 Haziran seçimlerinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun.
Demokrasi olması dileğiyle.