Özcan Türkmen

Sokrates (M.Ö. 469-399 yılları arasında Atina'da doğmuş, yaşamış olan ünlü Antik Yunan düşünür, filozof) ile ilgili anlatılan kıssayı duymuşunuzdur:
'Sokrates ve eşi, bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiçbir tepki göstermiyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, 'Bu kadar gök gürültüsünden sonra zaten bir sağanak bekliyordum.' demiş.'
Susmayı, konuşmayı, konuşmamayı, dinlemeyi… net olarak anlatıyor bu kıssa bence.
Bu dünyada hepimizin bir sözü var dinleyene, görene, alana, anlayana…
Dilimiz ne kadar sevgi sözü telaffuz ederse hepimiz o kadar mutlu olacak...
Sözlerimiz taklit edilecek, başkalarının sözlerini biz taklit edeceğiz...
Biz söz açacağız, söz sözü açacak… 'Sözler sözleri, fikirler fikirleri doğuracak'…
Ve böylece elbet bir gün geçmeyen sözü, ardı boşa çıkan sözü beyhude kullanmanın gereği olmadığını herkese her zaman anlatacağız.
Evet; kendi meramımızı tam anlatmadan susmanın, başkasının meramını tam anlamadan durdurmanın; sözü kesmenin gereği olmadığını herkese her zaman anlatacağız.
Övgü dolu sözleri biz de söyleyeceğiz bize de söyleyecekler elbette.
Söz işittiğimiz, söz kaldıramadığımız anlarımız da olacak.Sözle sataşanlarımız hiç susmayacak belki de. O zaman, işte o zaman yeri ve zamanı gelince lafımızı esirgemeyeceğiz tabi.
Laf sokuşturanlara, laf olsun diye konuşanlara sözümüz bizim de olacak tabi.
Yaptığımız gevezeliklerin ölçülü olmasına özel önem göstereceğiz. Sözü ağzımızda biz de geveleyebileceğiz diğerleri gibi belli zamanlarda.
Sözümüz kesilecek; söz keseceğiz; bizi dinlemeseler de biz, sözümüzü kesenleri de anlayıp dinleyeceğiz bir zaman.
Kimi zaman da susacağız. Evet; susacağız; niçin sustuğumuzu bile bile susacağız. Bir üstadın dediği gibi 'susmak ne güzeldir. Muhatap arifseedeb, aşıksa ifade, ahmaksa cevap...'
Bunu bilip susacağız. Evet; bir üstadın dediği gibi 'Susanı dikkatle dinleyeceğiz; konuşarak onu bölmeyeceğiz.'
Sözümüzün bizden ayrı gitmesine müsaade etmeyeceğiz. Sözümüze sadık kalacağız.
Unutmayalım; 'Sokrat, sonucu bilerek sözün gücüne inanıp kendini savundu.'
Biz de savunacağız.
Söylemek gerektikçe susmayacağız.
Boş, yersiz ve anlamsız sözler söylemeyeceğiz.Ne olursa olsun sözü bilerek söyleyeceğiz.
Yumuşak söyleyene sert cevap vermeyeceğiz. Sözü gerektiği yer ve zamanda gerektiği kadar söyleyeceğiz.
Gereksiz tekrardan uzak duracağız. Sözü süzüp de söyleyeceğiz.
Hileye kaçmadan söyleyeceğiz.
En güzel sözü söyleyeceğiz; doğruyu doğru söyleyeceğiz; dinleyenin faydalanacağı şekilde söyleyeceğiz.
Özü özümüze sözü sözümüze uyanlarla daha çok bir arada olacağız.
Her an, her yerde, her durumda güzel söze ve güzelliğe yer açacağız vesselam.