Asgari ücret tespit komisyonu 3 kez toplandı.
Üç konfederasyonun ortak rakamı 2578 liradan az olmaması...
İşçi temsilcileri aksi durumda masaya oturmayacaklarını defaatle yineledi.
Öte yandan konfederasyonlarda evvelinde asgari ücret gerilimleri yaşanırdı.
Bu yıl farklılık olarak aynı rakam üzerinde birleştiklerini ve kararlı olduklarını görüyoruz.
2020 yılı asgari ücret belirlenmesinde ortaya çıkan bir diğer farklılık ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Görüşsünler, kararlarını bize getirsinler. İşçiye jestimizi biz de yaparız' sözleri oldu.
Şimdi gözler son toplantıya çevrildi.
Görüşmeler, sıkı pazarlıklar devam ediyor.
Bir taraf geçim endeksi üzerinden kararlığını sürdürüyor, diğer taraf ülke ekonomisindeki koşullardan dolayı denge konusuna dikkat çekiyor.
Toplanıyor, bölünüyor, çıkarılıyor ortak karara varılmaya çalışılıyor.
7 milyona yakın asgari ücretli ise komisyondan çıkacak kararı merakla bekliyor.
Peki, son sözü komisyon mu söyleyecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'kararlarını versinler, biz de jestimizi yaparız' söylemi son sözü Erdoğan'ın söyleyeceğini gösteriyor.
Peki ortak karar da ne çıkacak, ya da ne çıkabilir?
-2578 liranın altında masaya oturmam diyen işçi temsilcisi nasıl ikna edilecek?
-Ekonomiyi işaret eden taraflara, ille de yaşam maliyeti demeye devam edilecek mi?
-'Ya tamam, denge önemli. Sizin ve bizim dediğimizin ortası olsun' anlaşalım mı denilecek?
...Ve bir de;
-Ortak bir karar verildikten sonra bunun üzerine nasıl bir jest yapılacak?
Burada üç konfederasyonun ilk kez ortak noktada buluşması çok önemli ve etkisinin olacağı da aşikar.
Tabi her yıl olduğu gibi, o da yetmez 3200 olsun, 3600 olsun diyenler de var.
Olmayacak bir şey için çok da atıp tutmamak lazım gelir.
Bence belirlenen 2578 lira yerinde bir karardır ve komisyon da en az 7 milyon asgari ücretliyi ilgilendiren bu kararı onaylamalıdır!
Milyonlar merakla bekliyor, bakalım ne karar verilecek?
Verilen karar üzerine nasıl bir jest yapılacak?
...Ve yapılacak jest de, işçinin gerçekten hakkına karşılık gelecek mi?