Türkiye'de başı çeken sorunlardan en önemlisi ekonomik kriz...
'Ekonomimiz her geçen gün büyüyor' naraları atanların halkın yanına uğramadıkları aşikar.
Halkın sesine kulaklar sağır, gözler ama olmuş durumda...
işçisi, esnafı, çiftçisi, sanayicisi gidişattan dolayı tedirginlik yaşıyor.
Evde, sokakta, kahvehanede vatandaşlar, 'ay sonunu getiremiyoruz' muhabbetinin ötesine geçemiyor.
Hanenin geliri ortada...
Yetiyor/yetmiyor, kafalar bir türlü hesaptan kalkmıyor.
İşin içinden çıkılamıyor; gönülde huzur, yüzlerde tebessüm kalmıyor.
Geriye kalan tek bir şey var,
-Kocaman bir 'ÇARESİZLİK!'
İşte o çaresizlik son zamanlarda toplumda derin bir şekilde iz bırakan yaralar açmaya başladı.
Psikolojik nedenlerden dolayı zaman zaman intihar vakaları yaşanır.
Toplumu özendirmemesi açısından bu tür vakaları haber olarak pek kullanmayız.
Fakat şimdilerde yaşanan intiharların, 'işsizlik, açlık, yoksulluk' şeklinde yer alması tüylerimizi diken diken ediyor.
Bir vatandaşın kendini Hatay valiliğinin önünde yakmaya çalışması, Genç bir kızın, '1 liraya karnımı doyurabilir miyim?' iletisinin ardından canına kıyması, yine borçlarından kaynaklı bir vatandaşın kendisini ekmek teknesi olan kamyonuna asması ve daha pek çoğu...
Şu kelimeleri cümlelere bürürken dahi içimde sızı oluyor.
Ya yakınları, sevdikleri ne yapsın!
Bu travmalar, bu yaşanılanlar nasıl atlatılır bilemem ama,
Acil bir şekilde bir şeylerin yapılması gerekiyor.
Ekonomiye olan güveni sağlamak gerekiyor.
İlk olarak gelir dağılımında yaşanılan uçurumu dengeye oturtmak lazım geliyor.
Hayat ayakta durabilmek için zaten pahalı lakin, halen iğneden ipliğe zam yapılarak vatandaşın hayatı iyice kabusa dönüştürülüyor.
Ülke idarecileri bu konular üzerinde çalışma yapmadıkça korkarım bu tür haberler gelmeye devam edecek.
Zira...
Halk çözüm beklerken, derdine dert ekleniyor.
Söylenilen sözlerin ise hiç bir değeri kalmıyor.
Geriye kalan tek bir şey var o da, -kocaman bir 'ÇARESİZLİK!'
O yüzden duyalım, duymazdan gelmeyelim!
Görelim, görmezden gelmeyelim!