Türkiye’de eğer iktidar partisinin belediye başkanıysanız merkezi hükümetten her türlü desteği alırsınız, muhalefet partilerinden seçilmiş belediye başkanı iseniz destek gelecek diye beklersiniz…
Bir bakmışınız ki 5 yıllık görev süreniz bitmiş hala destek gelecek…
Muhalefet partililerinden seçilmiş belediye başkanlarına maalesef “üvey evlat” muamelesi yapılıyor…
Ha bu sadece bugünkü iktidar tarafından değil geçmişte iktidar olan diğer hükümetler döneminde de benzer ayrımcılık yapılıyordu…
Ama yine de örneğin merkezi hükümetten 100 TL gelmesi beklenirken en azından 50 TL geliyordu…
Bu İller Bankası’nın illerin nüfus oranlarına gönderdiği ödeneğin dışındaki paralar…
Bakanlıkların bütçelerinden belediyelere aktarılan para…
Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen kesintisiz 5 dönem 25 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı…
İller Bankası’nın zorunlu ödeneğin haricinde bakanlıklardan özel ödenekler geldiğini hatırlamıyorum…
Kamu bankaları CHP'li belediyelere tek kuruş finansman sağlamazken, CHP’den AK Parti'ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, sanıyorum ikinci veya üçüncü günü Hazine'ye ait İlbank ile 860 milyon TL'lik finansman sözleşmesi imzaladı…
Örnekleri çoğaltabilirim...
Gerek yok…
Bunlar AK Parti’ye destek vermeyen daha doğrusu muhalif yayın organları olarak değerlendirilen gazete ve televizyon kanallarında tek tek haber yapıldı…
* * *
Gerçekte iktidarlar baba gibi olmalı…
Bir baba nasıl hiçbir evladını bir birinden ayırmıyorsa iktidarlarda “bendensin-benden değilsin” diye belediyeleri ayırmamalı…
Muhalif belediyelere bakanlıklardan özel ödenek gelmiyorsa bundan sadece belediye değil o il veya ilçe de yaşayanlarda etkileniyor…
Hadi iktidar partisinden olan belediyelere üç gönderiyorsan muhalefet partilerinden olan belediyelere de bir gönder…
AK Parti, 2023 de yapılan “Yerel Seçimler” de elindeki birçok belediyeyi CHP’ye kaptırdıysa nedenlerinden birisi de muhalefet partililerinden seçilmiş belediyelere yapılan ayrımcılıktır…
Merkezi yönetim yani iktidar yerel yönetimlerle birlikte hareket etmeli. Yerel yönetimlerin taleplerini ayrım yapmadan karşılamalı. Muhalif belediyelerin taleplerine göz yummak şehirlerdeki insanların tercihlerini cezalandırmak anlamına gelmez mi?
* * *
Neyse konuyu dağıtmayım…
Esas konu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin bir internet sitesine verdiği röportaj…
Röportajda Başkan Ünlüce, eskişehirekspres internet sitesinden Nevin Atak’a verdiği röportajda yukarıda yazdığım ayrımcılığa değinmiş…
Ünlüce, “Her başvurunun aynı hızda ya da aynı kapsamda karşılık bulduğunu söylemek zor. Örneğin uzun süre onay bekleyen elektrikli otobüs konusu gibi. Zaman zaman beklediğimiz ölçüde destek alamadığımız alanlar da oldu. Ancak biz bunu bir polemik konusu hâline getirmek yerine, diyalog ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsedik” diyerek kibarca üstü kapalı “engelleniyoruz” diyor...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin talep ettiği elektrikli otobüs ile tramvay alım iznini bir yıl önce imzalamış olsaydı 25 değil de belki de 30-35 otobüs alacaktı…
Çünkü otobüs alımı için ayrılan ödenek, bir yılı aşkın süre içerisinde oluşan kur farkı, otobüs fiyatlarına gelen zamlar nedeniyle belediyenin olumsuz şekilde etkilenmesine neden oldu...
“MAKAMDAN ÇOK SAHADAYIM”
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, başkanlık makamına oturduğu günden beri mesaisinin yarısını belediye dışında geçiriyor…
Kazım ve Ahmet Başkanda öyle…
Ayşe Ünlüce, “Makamdan daha çok sahadayım. Konuşuyorum, dinliyorum, notlarımı alıyorum. Merkez mahallelerimizden ilçelerimize, en uzak noktadaki her bir vatandaşımızın söyleyecek bir sözü olduğunu biliyorum. Tepkiler gayet olumlu. Çünkü yapacağımız projeleri onların görüşleri, istekleri ve talepleri ile oluşturuyoruz. Bu nedenle hemşehrilerimle seçim öncesi olan güçlü dayanışmamız giderek büyüyor. Taleplerde çeşitlilik çok ama genelde ekonomik zorluklar ilk sırada. Toplu ulaşım, yol, eğitim, yeşil alan gibi farklı ihtiyaç talepleri oluyor. Zaten Dengeli Kalkınma Modeli dediğimiz projelerimiz eksik olan ile fazla olanı bir dengeye getirmekle ilgili. Buna çok dikkat ediyoruz. Adil ve eşit hizmet en temel ilkem. Buna çok dikkat ediyorum. Beni motive eden ise hemşehrilerimin güveni, sevgisi ve desteği. Gücümü de bu şehre duyduğum aşktan alıyorum. Her yeni güne başlarken en büyük enerji kaynağım bu diyebilirim” diyor…
İlçelere 2 yıllık başkanlık süresi içerisinde birden fazla gittiğini biliyorum…
Doğrusu da bu…
Yaşanan sorunları yerinde görmek önemli…
“ESKİŞEHİR FARK YARATACAK”
Eskişehir’in geleceğini her yönden çok iyi gördüğünü belirten Başkan Ünlüce, gelecek 10 yıl ve diğer izleyen yıllarda yatırımcıların tercihlerinin Eskişehir olacağını belirterek şunları ilave etti:
“Elbette yapılacaklar var. Ancak altyapıdan, üstyapıya, ulaşımdan sanayiye, kültür ve sanattan turizme, eğitimden sağlığa, tarımdan ticarete, havacılıktan raylı sistemlere her alanda bir fırsatlar şehri. Özellikle eğitim, turizm ve yüksek katma değere sahip ürünler konusunda fark yaratan illerden biri de Eskişehir olacak. Diğer yandan biz, projelerimizi kısa, orta ve uzun vadeli olarak oluşturduk. Adım adım ilerliyoruz. Her şey bir plan dahilinde devam ediyor. Zamanı geldikçe hayata geçiriyoruz.”
“ESKİŞEHİRLİLER BENİ 5 YIL BELEDİYEYİ YÖNET DİYE SEÇTİLER”
Zaman zaman Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yapılacak ilk genel seçimde milletvekili adayı olacağı şeklinde yazılanlara da şu yanıtı verdi:
“Ankara meselesine gelirsek... Henüz yerel seçimin üzerinden 2 yıl bile geçmedi. Hemşehrilerim beni ‘Beş yıl Eskişehir’i sen yönet’ diyerek görevlendirdiler. Ortada somut bir sonuç var. Ve ben sadece şehrime odaklanmış durumdayım. Verdiğim sözler var ve onları bir bir yerine getiriyorum. Elbette ki ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir neferiyim. Partim bir görev verir vermez bunlar tartışılır, konuşulur. Ama ben hemşehrilerimin bana verdiği göreve sadık kalarak beş yıl bu şehre hizmet etmek için çalışıyorum. O yüzden siyasi dedikodulara kapalıyım. İşimize bakıyoruz.”


“BEN CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN BİR PARÇASIYIM”
Ünlüce, 'CHP Eskişehir eski il başkanlarının belediye başkanları seçimlere karışmamalı’ gibi söylemleri oluyor zaman zaman. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu da şu sözlerle yanıtlamış:
“Şunu unutmamak gerekiyor. Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir parçasıyım. Bu örgütün bir üyesi ve neferiyim. Elbette benim de görüşlerim, düşüncelerim var. Kongrelerimizi yaptık. O zaman da ifade etmiştim. Karışmakla, karıştırmayı karıştırmamak lazım. Kongreler sürecinde düşüncelerimi dile getirdim. Ancak bu isim seçilsin, bu seçilmesin gibi bir şeyin içerisinde olmadım. Bu şehrin Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her zaman fikirlerimi söyler, en iyisi olması için çabalarım. Ancak bu asla örgütün, partimizin iradesine gölge düşürecek seviyede olmaz.”
* * *
Doğrusu da bu…
Bir kere şu anda alınmış bir seçim kararı yok…
Milletvekilliği sadece kendi isteğinle olmuyor…
Bu konuda partililer ve partinin üst düzey yöneticileri ne diyor o tarafa da bakmak gerekir…
Ayşe Ünlüce, samimi olarak ifade etmek gerekirse Yılmaz Büyükerşen gibi kısa zamanda Eskişehirlilerin gönlüne girdi…
Günün hemen hemen yarısını halkla iç içe geçirmesi kendisinin halkla bütünleşmesini sağladı…
Milletvekilliğini düşünmeden belediye başkanlığındaki başarılı çizgisini sürdürürse Yılmaz Büyükerşen gibi uzun soluklu belediye başkanlığı koltuğunda halka hizmet etmeye devam eder…
İkincisi Ayşe Ünlüce ile aynı düşüncedeyim…
Örgüt seçimlerinde yani kongre öncesi belediye başkanları elbette düşüncelerini söylemeli., Konuşmalı. Ancak başkan kim olacak? Yönetime kimler girecek? Bu konuya karışmamalı. Başkan adaylarının tercihlerine saygı gösterilmeli…
* * *