Fatih Karahan.. Zor bir dönemde Amerika’dan getirildi. Alanında önemli bir isim. Daha öncekiler içinde ettikleri para politikalarını düzeltmeye çalışıyor.
Ana görevi fiyat istikrarını sağlamak.
Zaten sorun buradan çıkıyor.

ENFLASYONİST BİR DÖNEMDEYİZ
Enflasyonist ortamlarda fiyat istikrarını sağlayamazsınız. Nedeni de çok basit. Çünkü,yapışkan bir enflasyonist yapımız var. Sorun yapısal. Beklentiler ve güvenirlik..
Çünkü piyasalar, kazık yiye yiye güvenmemeyi öğrendi. Piyasalar düzgün çalışmayınca piyasa alev topu gibi yanıyor.
Güvensizsizliğin nedeni ekonomik politikalarda sıkça yapılan değişikliler.
İflaslar, konkordatolar üst üste geliyor. Tedarikçiler sorunu büyüyor. Piyasalar bu nedenle Para peşin kırmızı meşin anlayışına tekrar döndük.
Nedeni de kredi maliyetlerinin çok yüksek olması ve bunu üretilen mal ve hizmetlere yansıması…
Kısacası maliyet enflasyonu aşağıya çekilebilmiş değil. Çünkü temel neden ıskalanıyor.
Ekonomide daralma dönemine giriyoruz..

TAHMİNLER TUTTURULAMIYOR
Merkez bankası 2026 yılı için enflasyon tahmini %13-19 aralığında değerlendiriyordu. Şimdi 15 -21 aralığına çekildi. Ortalama rakam %16…

Ekonominin altın kuralı piyasaların şeffaf olması. Şeffaflık ilkesini ben çok önemsiyorum. Bence enflasyon raporlarının tahmin açıklaması gibi değil de, aslında toplumun, piyasanın geleceğe dair beklentileri arasında denge kurmaya çalışan bir iletişim aracı olarak adlandırılması lazım.

Dolayısıyla, bu tarz revizyonlar aslında hem beklenti, hem de güven meselesini destekleyen bir konudur.
Enflasyon tahminlerinde şimdi bir ortaya konan hedefler var. Ekonomi yönetiminin hedefleri tutturacağını düşündüğü bir oran. Bir yandan piyasa anketleri, diğer taraftan ekonomistlerin görüşleri var.

HANE HALKI ENFLASYONU ÇOK FARKLI
Bir de hep hane halkına bakılıyor ve son dönemde hane halkının enflasyonu beklentisinde bir direnç olduğunu görüyoruz. Hayat pahalılığının azalacağına dair inançlarının düşük olduğunu görüyoruz.
Şimdi zaten öngörülebilirlik işte insanların psikolojik olarak ikna edilmesinin de ne kadar enflasyonla mücadelede önemli olduğunu yıllardır yazıyoruz.
Soru şu. İnsanlar enflasyonun düşeceğine nasıl ikna olacaklar?
Bu nasıl değiştirilebilir?
Şunu gördüm. İnsanlarımız, 50 -60 yıldır enflasyon canavarı ile yaşamaya alışmış. Bağımlı hale gelmiş.
Enflasyon onların yaşam alanı haline gelince, düşeceğine dair beklentileri azalmıyor.
Çıkın sokağa insanlara sorun. Bu ülkede enflasyon düşer mi? Diye. % 80 hayır düşmez diyecektir.
Enflasyona neden olan etmenler ortadan kalkmadıkça enflasyon düşmez.
En başta gelen ana sorun, kamu yönetim reformunun yapılamaması. Her gelen iktidarın bütün programında olmasına rağmen, tam tersine bir politika uygulandı. Özel kesimin üretim kapasitelerine, yeterli kaynak aktarılmayınca sorun enflasyon olarak patlıyor.

Kamu yönetimin maliyeti günün teknolojilerine rağmen çok yüksek.
Dezenflasyon politikalarında uygulanan program maliye politikaları ile benimsendiği için kronik hale gelmiş.
Yanlış olan enflasyonla mücadele politikalarının bakış açısı. Çünkü arz ile ilgili kem kümden başka hiçbir değişim programı yok.

HİZMET SEKTÖRÜNDE ENFLASYON YÜKSEK ÇIKIYOR
En çarpıcı örnek hizmetler sektörü enflasyonu. Hâlbuki bu sektör sanayiden sonra gelir. Ama bizde böyle değil. Hizmet sektörü ön sıraya yerleşti.. Çarpıklık burada başlıyor.
Sonra, kiralar ve eğitim harcamaları.
Tarım ürünleri ve işlenmiş gıda ürünleri ile temizlik harcamaları. Elektrik, su, doğalgaz ve diğer görünmeyen harcamalar.
Zaruri ihtiyaçlar ve ödenen vergi ve harçlar.
Şimdi bunları alt alta koyduğunuz zaman hane halkı harcamalarını günlük ve aylık maliyetleri ortaya çıkıyor.
Dolayısıyla TÜİK’ in yaptığı hane halkı harcamaları anketleri gerçekleri yansıtmıyor.
Onun için her geçen gün dahada fakirleşiyoruz. Nedeni de TÜİK’ in ölçümlemesi ile, mutfak arasındaki makas açıldığında rakamların hiçbir anlamı olmuyor. Çünkü vatandaş gerçeğini yaşıyor ve Ocak ayındaki enflasyon ceplerinden 1400 TL’ yi alıp götürdü. Kısacası enflasyon en büyük yankesici. Cüzdanımızdaki parayı çalıyor.

Enflasyon hesabı ilk ayda şaşırdı ve bunu mevsimsel şartlara bağladılar.

2026 en başta gıda yani gıdada çünkü çok yüksek başladık ve önümüzdeki haftada Ramazan başlıyor. Şimdiden etiketlerde fiyatlar oynadı bile. Simit, pide, kullanma suyu, sıvı yağ, peynir ve hurmadan, şarküteride yer alan ürünlerden deterjan fiyat etiketleri değişmeye başladı bile. Bu fiyatlar şubat ve mart ayı enflasyonu yüksek olarak çıkmasına neden olacak.Bunlar çok önemli. Şimdi piyasadaki aktif denetimin yapılması burada çok önemli ki, Merkez Bankası hedefini tutturabilsin.
MERKEZ BANKASI İHTİYATI ELİNDEN BIRAKMAYI DÜŞÜNMÜYOR...
Şayet beklentileri bozacak bir durum olursa sıkılaşmaya hazırız demesi enflasyon ile mücadelede tedirginliğin devam ettiğini gösteriyor.
Enflasyon ile mücadele tek adres TCMB değil ki. İstediği gibi para araçları ile Fiyat istikrarını sağlamak istese de diğer mal ve hizmetlerde bu regülasyonusağlayamıyor.
Sanayici krediye ulaşamıyor ve çok ciddi finansman sorunları yaşıyor.

Ekonomi bir bütündür. İyi yönetilemeyen bir süreç 2026’ da devam ediyor. Gıda fiyatları durduramıyor. Ama faturayı hep dar gelirli ödüyor.
Ödemeye de devam edecek.
Daha bunlar iyi günlerimiz..