Çifteler’deki Sakarya nehrinin ana kaynağı olan Sakaryabaşı’nda yaşanan suyun kaynağının kuruması ve susuzlukla karşı karşıya kalmasının sorumlusu olarak Çifteler Belediyesi gösterilerek, Başkan Zehra Konakçı eleştirilere maruz kaldı…
Geçtiğimiz hafta sonu Eskişehir’e gelen Tarım Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Çifteler Belediyesinin Sakaryabaşında SİT izni almadan yaptığı işlemler nedeniyle nehir yatağının kuruduğunu söyleyerek birlikte belediyeyi suçlamışlardı…
Ben de dünkü yazımda belirttiğim gibi gerek Tarım Bakanının gerekse AK Parti İl Başkanın iddialarının doğru olup olmadığını Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı’ya sormuştum…
Yazımı şöyle tamamlamıştım:
“Gerek Bakan Yumaklı gerekse AK Parti İl Başkanı Albayrak, Çifteler Belediyesinin Sakaryabaşında sit izni almadan yaptığı işlemler nedeniyle kuruduğunu söyledi ve belediyeyi suçladılar…
Bakanın ve il başkanının iddiası doğru mu?
Sakaryabaşı sit alanı ilan edilmişti. Sit alanında herhangi izin almadan mı tadilat gerçekleştirildi?
Bu konuda Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakçı da açıklama yapmalı…
Susmayı tercih ederse o zaman bakanın ve AK Parti İl Başkanın iddiasını kabul etmiş olur…”
“HAVUZLARIN ETRAFINDAKİ ÇEŞMELER BENDEN ÖNCEKİ DÖNEMDE YAPILDI”
Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakçı’dan beklenen yanıt geldi. Belediye havuzların etrafına yapılan 4 çeşmeden akan suyun havuzlardaki suya pis su olarak karıştığı iddiası ile suçlanıyordu…
Başkan Konakçı, yapmış olduğu açıklamada, “Belediyemize karşı yürütülen soruşturmada, doğal sit alanı ilan edilen Sakaryabaşı bölgesinde, rekreasyon havuzları etrafına konumlanan 4 adet çeşmenin, bu havuzlardaki suya pis su karıştırdığı ve bu nedenle doğal sit alanına zarar verildiği iddia edilmiştir.
Oysa Sakaryabaşı rekreasyon havuzları etrafındaki çeşmeler, 2012 yılında, dönemin AK Parti belediyesi tarafından yapılmıştır. Bizim dönemimizde bir çeşme dahi yapılmamıştır. Geçmişte yapılan çeşmelerin de arızalı olduğu ve kullanılmadığı bilinmektedir” dedi…
SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANI NEDEN DAVET EDİLMEDİ?
Çifteler Sakaryabaşında yapılan rekreasyon alanındaki havuzlarda oluşan çatlakların tadilatlarının DSİ 3. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesinden sonra yeniden su tutmasıyla ilgili ve Sakaryabaşında yapılan çalışma hakkında bilgi almak üzere Çifteler’e gelen Bakanın konuşması içerisinden bir cümlesinin cımbız ile çekilerek basın yayın organları ile sosyal medyada iddialara ve paylaşım yapılması üzerine Başkan Konakcı tepki gösterdi…
Bakan Yumaklı'nın, Sakaryabaşı ziyaretinde sarf ettiği "Çifteler Belediyesi ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır" ifadesi kasıtlı olarak ön plana çıkarıldığını, bu ziyaret programına Çifteler'i temsil eden, seçilmiş bir belediye başkanı olarak davet edilmemesine tepki gösterdi…
Sakaryabaşı siyaset yapılacak yer değil üstelik siyaset üstü. Ayrıca ilçe halkının oylarıyla seçilmiş belediye başkanın programa davet edilmemesi doğru mu?
Başkan Konakcı da orada olsaydı eleştirilmeyecekti? Bazı suçlayıcı ithamlar kendisi orada olduğu için yapılamayacaktı. Bu nedenle davet edilmemiş herhalde…
Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
“Belediyemiz hakkında yürütüldüğü söylenen bir soruşturma üzerinden, kamuoyunu yanıltıcı değerlendirmelerin yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Belediyemize soruşturma açılmasının nedeninin tamamen siyasi olduğunu belirtmek ve soruşturma detaylarına geçmeden önce şunun bilinmesini isteriz ki; Çifteler Belediyesi’nin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların temel amacı, Sakaryabaşı ve o bölgenin korunması, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı şekilde vatandaşların kullanımına sunulmasıdır.
Soruşturma kapsamında bir diğer hususta belediyemizin alandaki peyzaj çalışmaları için, Sakaryabaşı kaynağından, sulama motoru ile su alması ve peyzaj sulaması yapması vardır. Bu işlem de tamamen çevrenin güzelleştirilmesi için yapılmış olup, sarf edilen su ilçemizde kullanılan şebeke suyu ile sulanan park ve bahçelerden farksızdır. Bu işlem de tıpkı temizlik çalışmaları gibi geçmiş dönemlerden bu yana devam etmektedir. Ortada infiale yol açacak bir durum yoktur.”
“BENDEN ÖNCEKİ DÖNEMLERDE DE YAPILIYORDU”
Soruşturma kapsamında yer almayan ancak sürekli suyun kaybına yol açtığı iddiasıyla öne sürülen bir diğer konu ise, Sakaryabaşı rekreasyon alanı havuzlarının suyun sorumlusu olan DSİ'den izin alınmadan temizlik çalışmalarına tabi tutulması…
Konakçı, bu işlemin sadece kendi döneminde yapılmadığını, geçmiş tüm dönemler dahil her yıl düzenli olarak yapıldığının altını çizerek, geçmiş dönemlerde de DSİ'den alınmış herhangi bir resmi izin olmadığını belirtti…
“DSİ’DEN BAKIM VE ONARIM YAPMASINI TALEP ETTİK”
Başkan Konakcı, “Belediyemiz buna istinaden üzerine düşeni yaparak havuzlarda rutin çalışmalarını 2024 yılı yaz aylarında tamamlamış, bu çalışmalar esnasında havuzlarda taban kaçakları olduğu ve suyun kaynağında bir azalma olduğu fark edilmiştir. ‘Çifteler Belediyesi 2024 yazında, havuz kapaklarını açtı ve bu yüzden su kaçtı, geri gelmedi’ gibi iddiaların da asla ve asla gerçeği yansıtmamaktadır...
Belediyemize havuzların temizliğini yapması, bölgede temizlik ve peyzaj çalışmalarına önem vererek vatandaşlarımıza daha güzel bir Sakaryabaşı sunma çabası nedeniyle yaptırım uygulanma arzusu, belediyemizden ziyade Çifteler halkını cezalandırmaktır.
Nitekim su azalması ve havuzlarda kuraklığın baş göstermesi sürecinin başından bu yana belediye olarak, söz konusu havuzların tadilatının yapılmasını ve DSİ’nin sorumluluk alanına giren bu bölgede gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilmesini talep ettiğimizi de özellikle ifade etmek isteriz.
Ayrıca tekrar ifade etmek isteriz ki; belediyemiz tarafından yapılan çalışma, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yeni bir müdahale değil; her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen dip temizliği ile rekreasyon alanlarının bakım ve temizlik çalışmalarından ibarettir. Bu çalışmalar; bölgenin temizliği, güvenliği ve doğal yapısının korunması amacıyla rutin olarak yapılmaktadır” dedi…
YARGI SÜRECİ HENÜZ SONUÇLANMADI
Havuzların yanlarına yapılan çeşmeler 2024’den önce yapılmış olmasına rağmen sanki yeni yapılmış gibi, havuzların yıllarca belediye tarafından temizlenmesine rağmen sanki ilk kez 2024 yılında suyunun boşaltılarak dip temizliğinin yapıldığı algısı yaratmak etik bir davranış değil...
Henüz yargı süreci sonuçlanmadan, konunun siyasi polemik haline getirilmesi ve belediyenin açık hedef gösterilmesi doğru bir yaklaşım değil...
Başkan Zehra Konakcı’nın da söylediği gibi doğal alanların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur…
* * *
ESKİŞEHİRSPOR FUTBOL OYNAMADAN MAÇ KAZANIYOR
Çok uzun zamandır TSYD Eskişehir Şube Başkanlığını yürütüyorum... Bu zaman içinde hiç popülizm yapmadan, eyyamın dibine vurmadan, sahada gördüğüm doğruları yazmak her zaman ana prensibim olmuştur...
Yazdıklarım bazı çevrelerin hoşuna gitmeyebilir hatta rahatsızlık da verebilir.
Ne var ki 50 yılı aşkın süredir sporun içinde biri olarak gördüklerimi yazmazsam kendime, ilkelerime ve Eskişehirsporlu’luğuma ihanet etmiş olurum...
Son dört haftada Eskişehirspor formasını giyen futbolcuları pür dikkat izliyorum…
Maçlarını kazanmış olmasına rağmen sergilenen futbol ne beni ne de benim gibi bazı spor yazarlarını da tatmin etmedi…
Tamam, seri galibiyetler, tribünleri mutlu eden goller geliyor buralarda sorun yok. Yeni transferlere de sözüm yok. Hatta son yılların en iyi kadrosuna sahip bir takımı görmemek için kör olmak lazım...
Önce şunu söyleyeyim; Eskişehirspor bu ligin çok üstünde bir takım. Ama ortaya konan futbola bakınca takım oyunu diye bir şeyi görmediğimi de itiraf etmeliyim…
Özellikle ligin devre arasında transfer edilen bireysel yetenekli futbolcuların şahsi gayretleri ile galibiyetler alınıyor…
Altay, Ayvalıkgücü Bld. ve küme düşmesi hemen hemen kesinleşen Afyonspor maçına bakalım; son haftalarda zayıf rakiplerle oynamamıza rağmen organize atak, bilinçli hücum, tam saha pres gibi çağdaş futbolun gereklerini tam anlamıyla uygulayan bir takım görebiliyor muyuz? Ağırlıklı olarak orta saha mücadelesi şeklinde geçen, orta sahada kör döğüşü şeklinde geçen ve yetenekli ayakların bireysel çabalarıyla atılan gollerle alınan galibiyetler...
Tabii ki alınan galibiyetler önemlidir. Alınan 3 puanlar her türlü yanlışın üzerini örter…
Ancak hiçbir futbolcu, hiçbir hoca, hiçbir takım eleştirilmez değildir...
Peki, bunları neden yazdım? Öz eleştiri her zaman faydalıdır. Birilerinin art arda gelen galibiyetler arasında doğruları yazması gerekirdi.
Bende bunu yaptığımı sanıyorum...
* * *
Önceki yazılarımda de değinmiştim...
Şehirde bir anket yapalım…
“Son haftalarda oynanan futboldan memnun musunuz?” diye soralım…
Bakalım kaç kişi “memnunum” diyecek...
Geçtiğimiz Pazar günü ligden düşmesi hemen hemen kesinleşmiş Afyonspor maçında alınan galibiyete rağmen oyun beni mutlu etmedi…
“Galibiyete sevinmedin mi?” diyenler olabilir…
Alınan üç puana sevindim elbette…
Oynanan futbol, şampiyonluk mücadelesi veren takıma yakıştı mı? İşte bu soruyu sormalıyız kendimize...
KAPANAN TAKIMLARA ZOR GOL ATIYORLAR
Sizin de mutlaka dikkatinizi çekmiştir…
Eskişehirspor takımı kapanan takımlara zor gol atıyor…
Kilidi açmakta çok zorlanıyor…
Yukarıda da yazdığım gibi yetenekli futbolcular olmasa kazanılan maçlar belki de berabere bitecekti…
Gelelim Afyonspor maçına…
63. dk. ya kadar gol yok, tabi ki futbolda…
Eğer rakip Afyonspor değil de lider Kütahyaspor olsaydı maçı farklı skorla kazanabilirdi…
Kümede kalma mücadelesi veren takıma 63 dakika gol atamıyorsan o zaman bir sıkıntı var demek…
Devre arasında transfer edilen Christopher Jakob Aydemir beceresini konuşturarak takımı öne geçiren golü attı…
70. dk.da Batuhan ikinci golü attı da takımını rahatlattı…
81. dk. oyuna giren Mert Başer’in hemen bir dakika sonra sırtı kaleye dönükken dömivole ile attığı muhteşem golün Türkiye liglerinde haftanın golü olduğunu düşünüyorum…
Hatta ayın golü bile olabilir…
Son olarak, Hakan Hoca, alınan galibiyetlere fazla takılmadan bu kötü futbola acil çözüm bulmalı…
Kütahyaspor maçına kadar çözüm bulunmazsa, son haftalardaki futbol sergilenirse hiç kimse kusura bakmasın mavi şimşekler, kırmızı-şimşekleri yener ve şampiyonluğunu da ilan etmiş olur…
* * *