Zafer Çatel yazdı.

Aydın/Didim'e gidip gelirkenporsuğun manzarasını görürdüm Dönüşlerde de, Porsuğun kenarında birkaç dakika durur seyrederdim..Gördüğüm manzara içimi sızlatırdı..

2018 Temmuz 28 Cuma günü Büyükerşen'in davetlisi olarak basın mensubu arkadaşlarla birlikte Porsuk havzasını görmeye gittik. Nasıl bir durumda olduğunu gördük. Porsuk 'alarm' veriyor. Sesimi 'duyun' diyor. Ankara'ya sesleniyor..
Bu sesin sahibi Yılmaz Büyükerşen!
SU TAŞKINLARINI ÖNLEMEK İÇİN YAPILMIŞTI

Porsuk Barajı Türkiye' nin ilk barajlarından birisidir. Porsuk Barajı yapılmadan önce,yağış alanından gelen taşkınlar Eskişehir kentinde hemen her yıl taşkınlara neden olur, hatta birkaç yıl da bir zarar sel basar, boyutları da yüksek olurdu. Bu nedenle Porsuk Çayı 'taşkın zararlarından korunmak' ve sulama alanında yararlanmak üzere, Porsuk Barajının yapılmasına karar verilmiştir. Henüz, DSİ kurulmadan önce,Su İşleri Reisliği zamanında avan projeleri,'İncesu Barajı' adıyla yapılan Porsuk Barajı 1944 yılında ihale edilerek işe başlanmış ve inşaat tamamlanarak,1948 yılı sonunda hizmete girmiştir. Eskişehir kenti taşkınlardan önemli ölçüde korunmuştur. Ancak,taşkın faydasının arttırılması ve sulamanın yanında, Eskişehir kentinin de 'içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması' düşünceleri ile barajın 'kapasitesinin arttırılmasına' gerek duyulmuştur. Bu da,'barajın' yükseltilmesi anlamına gelmektedir. DSİ, baraj yükseltme çalışmalarını 1966 yılında başlatmış ve 1972 yılında tamamlanarak yukarıda verilen özelliklerine kavuşturmuştur. Taşkın faydasının pekiştirilmesi, Eskişehir'in 'taşkın riskini azaltmak için Barajın hemen yakınındaki 'Kargınderesi de 1970 yılında 'baraj gölüne'derive' edilmiştir. Porsuk Barajının,taşkın koruma, sulama, içme suyu ve henüz geliştirilmemiş olmakla beraber enerji faydaları bulunmaktadır. Baraj, Eskişehir kentini taşkınlardan koruma faydasının yanında,7 580 ha tarım alanı da taşkından korunmaktadır.
Ertuğrul gazi mahallesi beş evler semtinde yapılan 'İnce su evleri' bu barajının yapımında, kamulaştırılan ve vatandaşlar mağdur olmasın diye yapılan evlerdir.
Eski, ızgara planları çerçevesinde yapılan, 'seylap evleri de', bilinen adı ile Bahçelievler, su taşkınlarından zarar gören, mağdur olan hak sahiplerine devlet tarafından, Menderes döneminde yapılan evlerdir.
DSİ VE BÜYÜKŞEHİR ARASINDA YAPILAN BİR PROTOKOL VAR..
DSİ ile, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi arasında protokoller uyarınca Eskişehir Kentinin İçme ve kullanma ihtiyacı için 100 hm3 / yıl su ayrılmıştır. Diğer taraftan, endüstri kullanımı olarak Şeker Fabrikasına 18 hm3 / yıl su sağlanmaktadır. Porsuk Barajının mansabında yer alan nehir ve nehir boyu canlılığının sürdürülmesini sağlamak üzere, Porsuk yatağındaki suyun 1 m3 / s 'den aşağıya düşmemesi sağlanmaktadır. Halen işletmede olan Eskişehir sulaması 1972 de baraj yükseltilmesinden sonra,'23 200' ha sulama alanına sahipti, ancak şehrin gelişmesine paralel sulama alanlarında daralma gözlenmektedir. 1976 da 21 200 ha ve 2001 de 18 770 ha olarak belirlenmiştir. Porsuk nehri su kalite gözlem çalışmaları DSİ 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür.Kütahya bölümü, Porsuk Baraj gölü ve Eskişehir bölümü olarak incelenmiştir. Murat Dağından Kütahya girişine kadar bir kalite sorunu yaşamayan Porsuk sulamadan dönen sular ve tarımsal kirlenme, Kütahya kenti atık suları ile kirlenmektedir. Şehre girerken 1. sınıf olan su şehirden çıkarken çözünmüş oksijen, açısından 3.sınıf ve Amonyak Azotu açısından 4.sınıf olmaktadır. Porsuk Baraj gölü aldığı bu kirliliği biriktirdiği büyük su kitlesi ve oluşturduğu geniş yüzeylerle özümsemekte, ancak bu arada kendisi de olumsuz yönde ilerlemektedir. DSİ tarafından zaman farklı yapılan gözlemlerden anlaşıldığına göre, her geçen gün gölötrofik bir karakter kazanmaktadır. Porsuk baraj çıkışından sonra göreceli olarak kendini yenilemiş Porsuk Eskişehir'e giriş yapmaktadır. Daha sonra Alpu ve Beylikova kirlilikleri ve deri sanayi kirlilikleri yüklenmektedir. Porsuk Barajından Eskişehir'e kadar çözünmüş oksijen,BOD5 açısından 1. sınıf; COD ve Amonyak Azotu açısından 2.sınıf olan su sayılan kirlilikleri aldıktan sonra 4.sınıf olmaktadır. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Avrupa Yatırım Bankasından temin ettiği 'kredi ile öz kaynaklarını birleştirerek' Porsuk Nehrinin kent geçişini oluşturan 10 km'lik bölümünü tabii afetleri zararlarının riskini azaltma projesi adıyla ıslah etmiştir. Bunu yaparken hem,taşkın güvenliği, hem köprülerinin ve nehir civarı yapıların deprem güvenliğini arttırma, hem nehir içi ulaşım ve hem de peyzaj ihtiyaçlarının karşılanması amaçlarını karşılamaktadır. Kent geçişi yapan sulama kanallarının kente verdiği sızma problemlerinin önlenmesi bu kapsamdadır.
ASIL YETKİ DEVLETİN..
Büyükşehrin, yasadan kaynaklanan yetkileri sınırlı. Asıl görev Devletin. Yani, iktidarda olan AK Partinin. Eskişehirlinin 'çığlığına'kulak vermesi lazım..Bunu defalarca dile getirende Yılmaz Büyükerşen..
PORSUK GERÇEKTEN CAN ÇEKİŞİYOR.
Şimdiye kadar İktidardan hiç çıt çıkmadı. Porsuk can çekişiyor. Eskişehir büyüyor. Her geçen gün suya olan ihtiyaç artıyor. Kaliteli suyun getirilmesinin çalışmalarının yapılması lazım. Ama kimse umursamıyor. Büyükerşen'den, başka kimse Eskişehirliyi düşünmüyor.
VEYSEL EROĞLU BU DURUMU BİLİYORDU.
Veysel Eroğlu, eski orman ve su işleri bakanıydı. Aynı zamanda bir akademisyen. Bu konuların uzmanı. Kendisini aynı zamanda lafla Eskişehir'in de bakanıyım diyordu. Eskişehir'e gelip, bakınıp gidiyordu.
Onun için Veysel Eroğlu'nun Eskişehir'e bir vefa borcu vardır. Bu vefa borcunun bu güne kadar ödendiği söylenemez.
Eroğlu'nun Bakan olduğu dönemde, Büyükerşen kendisine akademik dille detaylı bir mektup yazar. Bütün bilgiler burada vardır. Porsuğun yavaş yavaş öldüğünü, geleceğin Eskişehir'inde su ihtiyacın artacağını ve yeni su kaynağına ihtiyaç olduğunu söyler..
Alternatif su kaynağını da belirtir..
Çifteler 'deki 'sakaryabaşı'. Bir isale hattı ile Eskişehir'e getirilip, mevcut şebekeye bağlantılarını kurmak. Bu Belediye bütçesinin çok üzerinde bir yatırım. Bu yatırımı ancak, Devlet yapar. İlk önceleri çok olumlu görülen bu proje nedense yatırım programlarına alınmaz..
O gün bu gün hiç kimseden ses çıkmamaktadır. Ankara'nın pisliği ise, Gökçekaya' ya akıtılmaktadır. Özellikle çere konusunda çok hassas olan Hocanın sesine kulak vermek, Eskişehir'in geleceği için çok önemlidir.
Büyükerşen bu niyetle kendi olanakları ile 'SARISUNGUR' göletini yapmıştır. 'ILICA' gölet yapım işin girişmişti. Hedef belli. Kaliteli içilebilir su musluklardan akıtılacak..AK Partili yerel yöneticiler Mecliste kendisine birçok engeller çıkartmıştı buna rağmen proje başarılı bir şekilde yürütülüyor..
Mahkeme büyükşehir belediyesini haklı görmüş 'Kamu yararı vardır' kararı almış.
Hadi hayırlısı..