Hafta sonları birçoğumuz gibi /bizler içinde aktif dinlenme günleridir…

İmkan buldukça ilçe, köy, stk ve dahi dernekleri ziyaret eder, dağ-bayır gezer, eş-dost ile muhabbet demler, ÇAY içeriz…

Malum, seçim zamanı daha sık gidip-geliyoruz kırsala…

***
Veysel Karakoç abi idi telefonun ucunda ki

Veysel abimiz başta olmak üzere birçok dostumuz 'Geleneksel Seki köyü pilav gününe' davet ediyor, 'dost, muhabbet ve dahi ÇAY var' diyorlar /yumuşak karnımızdan vuruyorlardı…

Bilirler dostla demlenen çayı ve dahi muhabbeti sevdiğimizi, hayır diyemeyeceğimizi de…

ÇAY ve muhabbet varsa inşallah demiştim bile… (Pilav mevzuuna ayrıca geleceğim…)

Dostlar /var olsunlar…

SEKİ KÖYÜ…

Eskişehir'e 108 km, Mihalıççık ilçesine 12 km uzaklıkta geleneklerine son derece bağlı, eşsiz güzelliğe sahip, tipik bir Anadolu köyüdür Seki…

Köydür diyorum çünkü dilim hala varmıyor köylerimize mahalle demeye… Tepeden tırnağa köy işte…

Seki köyü sakinleri, ziraat ve hayvancılıkla uğraşır… 30 hane, 71 seçmeni var… Şimdilerde çalışan sayısı azalsa da yıllar öncesinde bölgede ki madenlerin yapı taşlarından birisidir Seki köyü…
Emeklilerin geneli maden emeklisidir… Lakin her şeye rağmen göç vermiştir Seki… Eskişehir, Bursa, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin hemen her yerinde Seki köylüleri vardır…

Ve birçoğu av vs bahanelerle her hafta köye uğruyorlar…

SEKİ KÖYÜNE DAVETE İCABET…

Bir gün evvel Malıçta dostlarla demlenmiştik zaten… Gecenin ilerleyen saatlerine kadar da Ümit abimle taçlandırmıştık muhabbeti…

Sabahın öğleye bağlandığı saatlerde, MHP (Cumhur ittifakı) Mihalıççık belediye başkan adayı Ali Yörük, MHP İlçe başkanı Gürol Görür, yine Seki köyünden olan kontenjan adayı Veysel Bilmez ve kalabalık bir davetli topluluğu ile koyulduk yola…

Belirtilen saatte köydeydik…

HAVA SOĞUKTU, LAKİN SICAKLIK YÜZE VURUYORDU…

Köy evi fıkır fıkır Sekili /dost kaynıyordu…

Hava epey soğuktu lakin cümle kapısını açtığınızda yüzünüze bir sıcaklık vuruyordu…

Elbette ortaya kurulan sobanın etkisi olmuştu… Velakin Seki'li dostların yüreğimizi ısıtan /o içten ve sıcak karşılamalarının /kucaklaşmaların rolü büyüktü…

Bize ayrılan yer demeyeceğim, çünkü her yer misafirlere ayrılmıştı… Genç yaşlı, çoluk çocuk misafirlere hizmet etmek için koşuşturuyordu…

BEREKET BÜYÜKLERLE BERABERDİR!

Öğle namazı öncesi başladı muhabbet…

'Bereket büyüklerle beraberdir!' deriz ya… Büyüklerimizin kadrini kıymetini bilerek vefayla hürmetle ve muhabbetle kucakladık onları… Onlarda bizi bastı bağrına… Hamdi Karakoç amcamız ve özellikle baba dostu Bircan Körük amcamızla muhabbet başkaydı…

Cenab-ı Hak cc ak saçlıların aksakallıların duasını üzerimizden eksik etmesin…

SEKİ CAMİ SICACIK…

Cami imam hatibi Kur'an-ı Kerim okuyor Seki camiinde ortada kocaman bir soba duruyordu… Hava soğuk demiştik ya odun ateşi çıtır çıtır ortamı ısıtıyordu… Zemin sıcacıktı… Öğrendik ki erkeklerde üç saf kadınlarda bir saf zemin rezistansı döşenmiş…

Bu hizmette imece usulü…

DAVETLİ SAYISI ARTMIŞTI…

Namaz sonrası geçtik köy konağına… Davetli sayısı artmıştı… İyi parti (Millet ittifakı) Mihalıççık belediye başkan adayı Serdar Ulucan, Dsp Mihalıççık belediye başkan adayı Haydar Çorum, ilçe başkanları, kontenjan adayları ile birlikte davete icabet etmişlerdi… Adeta yerel meclis gibi olmuştu adeta /lakin siyaset konuşulmuyordu…

SEKİ KÖYÜ VE BULGUR AŞI…

Gelelim bulgur aşına… Pek severim bulgur aşını… Uğruna yatıya bile gidilir denir ya /öyle…

Geçmiş yılların aksine pirinç pilavı değil çotuklu bulgur aşı, yufka, ayran, helva ve baklava vardı menüde… Daha ne olsun değil mi?

Fotoğrafta da göreceğiniz üzere misafirler başköşede ağırlandı… Yufka ile bulgur aşını baş, işaret ve orta parmağımızı kullanarak çatal /kaşık gerekmeksizin yedik elhamdülillah… Dostlarla birlikte yenen aşın tadına doyulmuyor tabi…

Çotuklu: Etli…

SEKİ KÖYÜ VE DERNEK…

Neredeyse bütün köylülerin katılımı ve katkıları ile organize edilen /misafirlere ikram edilen bulgur aşı ve diğer nimetler, akabinde çay ve en önemlisi eşsiz Muhabbet…

Şimdi diyeceksiniz ki bunca organizasyon nasıl oluyor diye…
Oluyor efendim, istenince bal gibi oluyor… Hem de derneksiz…

İşin aslı, 1996 yılında Eskişehir'de Seki köylüleri dernek çatısı altında toplanmışlar… Birçoğu köy ve Eskişehir dışında olduklarından sürdürülememiş… Belki de resmiyet istenmemiş… Ve belki de böylesi daha güzel ve samimi…

Tüm bunlara rağmen ölüm, doğum, sünnetlerde birbirlerine destek için sandık kurmuşlar…

Halen devam ettiriyorlar…

SEKİ KÖYÜ VE KÖY KONAĞI…

Mevcut bina yenilenmiş köylüler tarafından… Beş kuruş başkalarından yardım alınmamış… Bizzat gezdim içini… Hatta E. Öğretmen Mustafa Günkaya ile birlikte inceledik… O binada 8 yılı geçmiş… Görünce hayran kaldık… Bildiğiniz üç göz bir ara… Sobası, oturma gurubu, buzdolabı neredeyse her türlü eşya var… Ebeveyn banyosuna kadar var…

***
Köy konağına bir aile gittiğinde rahatlıkla tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde düzenlenmiş…
Gidip konaklayabilirsiniz… Yemek zaten sorun değil… Muhtar Ali Kavut ve Numan Tıngır 'Misafirler sadece kıyafetleri ile gelsinler kafi' diyorlar… İnanın dedikleri kadar var… hatta daha fazlası…


SEKİ KÖYÜ VE GELENEKLER…

Hemen her fırsatta Seki köyünde soluğu alan işadamı Numan Tınkır'ın katkıları ile eski okul binası restore edilmişti…

Şimdilerde yeni yeni binalar dikilmiş köye… Tersine göç gibi…

-Birçok kez bizzat katıldığım Ramazan bayramının 2. Günü yapılan kermes (geliri talebelere aktarılıyor) akşamı şenlik…

-Kurban bayramının 2. Günü ise 'Deve şenliği' adı altında şenlik düzenleniyor…

-Bahar aylarında ise Seki köyünde düzenli toplantılar oluyor…

Amaç hedefe ulaşmış gibi… hem birbirlerine, hemde geleneklerine sıkı sıkıya bağlanmışlar… Neredeyse yeni nesil Sekili çocuk ve gençler eski neslin /büyüklerin hepsini tanıyor, saygı duyuyor…

Nasipse bir sonraki birlik beraberlik buluşması 21 Nisan'da komşu köy/mahalle Ören'de…

Köy Muhtarı Sayın Ali Kavut başta olmak üzere, köy halkının göstermiş olduğu sıcaklığa teşekkür ediyorum…
Birlikteliğimiz daim olsun…