Demokrat Parti İl Başkanı sevgili kardeşim Hüseyin Özcan, cumartesi akşamı telefon etti…
“Sadi abi pazar günü Genel Başkanımız Gültekin Uysal Eskişehir’e gelerek parti binasında partililerle buluşacak. Sen hem partilimiz hem de kurultay delegesisin. Partiye bekliyorum” dedi…
Sayın Genel Başkan Gültekin Uysal ile “abi-kardeş” kadar yakınız…
Demokrat Parti’nin ilk genel başkanlığına seçildikten kısa bir süre sonra Eskişehir’e geldi…
O yıllarda ES TV’de program yapıyordum…
Doğru Yol Partisi Eskişehir eski Milletvekili bugün ise GİK üyesi olan Fevzi Yalçın, Gültekin Uysal’ın listesinden seçilerek Genel Başkan Yardımcısı görevini üstlenmişti…
Fevzi Yalçın ile de “abi-kardeş” ilişkimiz vardı. Hala da öyle…
O yıllarda Fevzi abi cep telefonundan arayarak, “Sadi Genel Başkan Gültekin Uysal ilk kez Eskişehir’e geliyor. Televizyonda konuk etmek ister misin? ‘Evet’ dersen kendisine de bilgi vereceğim” dedi…
“Olur, Fevzi abi” diyerek olumlu yanıt verdim…
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Eskişehir’e geldi. ES TV’ye konuk aldım. İki saate yakın sohbet ettik…
O yıllarda DP İl Başkanı Emre Demir idi…
Genel Başkana ve Ankara’dan gelen genel başkan yardımcıları ile Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Başkanlarıyla akşam yemeği verdi…
O yıllarda ben de Demokrat Parti Odunpazarı İlçe Başkan Yardımcısı idim…
Emre Demir, yemeğe beni de davet etti…
Hatta yemekte Genel Başkan ile yan yana oturduk…
O gece Gültekin Uysal ile samimiyetimiz arttı…
Beni ne zaman görse, ismimle hitap eder…
Pazar günü de beni görünce, “Sadi abi nasılsın. Sağlığın sıhhatin nasıl?” diye sordu…
Genel Başkanlığa seçilmeden önce Demokrat Parti Afyon İl Başkanlığı yaptı…
Daha sonra genel başkan oldu…
O yıllarda konuşma yaparken elindeki metne bağlı konuşuyordu…
Bu gayet doğaldı….
Son yıllarda artık irticalen konuşmaya başladı…
Konuşması da etkili oluyor, ülke genelinde ses getiriyor…
Kısa zamanda kendisini yetiştirdi…
Adalet ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı “Barajlar Kralı” ve “Baba” diye hitap edilen rahmetli Süleyman Demirel’i özellikle Güniz Sokaktaki evinde çok ziyaret etmiş. Uzun uzun sohbetler yapmışlar…
Siyasetteki ustası da siyaset bilimcisi Demirel’miş...
“MİLYONLARCA İNSAN AÇLIĞA VE YOKSULLUĞA MAHKÜM EDİLDİ”
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, pazar günü il binasında önce basın toplantısı yaptı. Ardından da partilerle uzun uzun sohbet etti…
Uysal, basın toplantısında çok çarpıcı ifadeler kullandı…
Son aylarda en çok tartışılan konular hakkında düşüncelerini şu sözlerle açıkladı:
"Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediğimiz, artık keyfiliğin kurumsal hale gelmiş olması da önümüzdeki süreçte milletimiz adına hem iktisadi olarak hem siyasi olarak hem toplumsal olarak da olumsuz neticeler çıkaracaktır.
Çok önemli bir geçmişin içerisinden gelerek Türkiye, kademe kademe keyfiliği zapturapt altına almak; çok partili hayatla beraber milletin kendi kaderine hükmetmesi için bu kanalların önü açıla gelmiştir. Bizim geleneğimiz de bu manada millet önünde, tarih önünde büyük vazifeler görmüştür. Bugün geldiğimiz noktada milyonlarca insan yoksulluğa mahkûm edildi. Yanlış politik tercihlerle beraber maalesef işlemeyen demokrasinin, işlemeyen hukuk düzeninin neticesi olarak da milyonların yoksulluğu pahasına bu düzenin bir kişinin ve onun yakın aile efradının iktidarını sürdürmek adına da icra edilen hedefler doğrultusunda adeta yürütme, yargı ve yasamanın, kuvvetlerin uyumu diyerek bir kişinin şahsında somutlaşır hale getirildiğine de şahitlik ediyoruz. Türkiye’nin tarihi geriye doğru akıtılırcasına karşı karşıya bırakıldığı bu şartları asla ve kata Demokrat Parti olarak kabul etmiyoruz.”
“TEKRAR ADAY OLABİLMESİNİN BİLETİ ÖCALAN’IN ELİNDE”
“Bugün özellikle PKK meselesinden başlayarak yürütülen İmralı süreciyle beraber maalesef Türkiye’de hedeflenen sandığa yönelik iktidarın kendi hedeflerine ulaşabilmek için bir projeksiyonla beraber Türkiye’de Türk kökenli vatandaşlarımızın tek ve meşru temsilcisi haline PKK liderinin getirildiğini de görüyoruz. Bunun bir büyük yanlış olduğunun altını çizmek isterim” diyen Uysal, konuşmasına şöyle devam etti:
“PKK’nın vesayetini Doğu, Güneydoğu başta olmak üzere vatandaşlarımızın üzerinden kaldıracağımıza PKK’nın vesayetini kurumsal hale getirecek her tür teşebbüsün etnik bölücü siyasetin nihai hedeflerine hizmet edeceği kanaatindeyiz. Bu yürütülen sürecin bir ayağı Suriye’deydi; PKK’nın Suriye’de neyi kotarıp neyi kotaramayacağına bağlı bir süreçti. İkinci ayağı da Türkiye’de seçime yönelik erken seçim kararıyla beraber Sayın Erdoğan’ı bir kez daha aday yapma niyetinde olan iktidar partisi, bu amacına ulaşabilmek için Sayın Erdoğan’ın tekrar aday olabilme biletini elinde tutan PKK lideriyle bu müzakerenin de yolunu açmıştır. Maalesef Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin pek çok sahada Türkiye’yi yapısal bozulmalara sebebiyet verecek yolu açmış olmasının bir başka boyutu da iktidarıyla muhalefetiyle Türk demokrasisini PKK’nın rehin almasına da yüzde 50 artı 1 dengesi dolayısıyla bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi imkan vermiştir. O açıdan Türkiye’nin işleyen bir demokrasi, işleyen bir hukuk düzeniyle beraber önümüzdeki süreçte PKK’nın rehinliğinden kendisini, demokrasisini kurtarmak mecburiyeti gibi önünde bir büyük sorumluluk vardır. Bu geçmiş içerisinde Demokrat Parti olarak yeter ki Türkiye’nin üzerindeki bu kara örtü kalksın diyerek geçen seçimlerde Millet İttifakı çerçevesinde inandığımız değerleri o kürsüden seslendirmeye gayret ettik.”
Türk siyasi tarihinde yaşanmamış bir olay, önümüzdeki süreçte bir büyük risk olarak hepimizin önündedir. Çok partili hayata geçtiğimiz andan itibaren darbeler, ara dönemler yaşanmış olmasına rağmen; sandıkla ilgili, sandığın işleyişi ile ilgili ne siyasi partiler ne de vatandaşlarımız tereddüt etmemiştir. Bugün, sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi ‘Daha karanlık bir döneme girdik’ derken kastım; tek adaylı bir seçimin demokratik rekabetin önünün kapatılması ve tek adaylı fiilen bir seçime doğru Türk siyasetinin yapılandırılması manasında adli kolluğun, idari kolluğun adeta siyasetin bir aparatı haline getirilerek önümüzdeki süreçte bir dizayn yapılmak niyeti var karşımızda. O açıdan tüm siyasi partilerin, özellikle ana muhalefetten başlayarak tüm muhalefet partilerinin öncelikli olarak seçim sandığından netice çıkarmaktan öte, demokratik mücadele zeminini koruyabilmek adına bugünden bir akıl ve bir mücadele setini oluşturmak mecburiyeti ve sorumluluğu hepimizin önündedir. Bunun altını çizmek isterim.
Türkiye'de ifade ettiğim gibi; keyfi bir rejimin, hakem kuruluş olması gereken TÜİK başta olmak üzere devletin kurumlarının adeta bir parti devletine dönüşmüş bir siyasi partinin aparatı haline getirilerek yanlış ölçümlemelerle beraber milyonların sofrasından ekmeğinin nasıl çalındığına hepimiz şahidiz. Ve bunu eleştirdiğinizde, şahsım da dahil olmak üzere pek çok kamuoyu önünde bunu eleştirenler, TÜİK'in yıldırma, caydırma, tazminat talepleriyle beraber hukuki süreçlere de muhatap kaldığını ifade etmek isterim. O açıdan değerli dava arkadaşlarım, Türk siyasi tarihinde önümüzdeki süreç çok kritiktir. Türkiye'nin daralan bir dar koridorda yürüyüşünü yeniden bir tarihi yürüyüşe evriltebilmesinin yolu bu mücadeleyle olacaktır. Milletimizin gerçek gündemini, beklentilerini, hayallerini icra edebilmek adına Türkiye'de siyaseti yeniden yapılandıracağımız çok kritik bir süreç önümüzdedir. Bunca zaman ifade ettiğim gibi kimlik sahalarına bölünmüş siyasetin neticesi olarak dini, milli, hamasi birtakım nutuklarla beraber Türkiye'de gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılmıştır. Ama artık mızrak çuvala sığmamaktadır.”
“2022’DE 19,9 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDERKEN
2026’DA 65 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKACAK”
Gültekin Uysal, önemli bir konun da altını çizdi. 2026 da 65 Milyar dolar faiz ödenecek…
Hani “emeklilere gelince enflasyon düşsün. Gabardaki petrolü çıkarıp ekonomik olarak düzlüğe çıkalım. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz” diyorlar ya. Emeklileri rahatlatacak, yaşam kalitesini artıracak zam verilmezken 2026 da 65 Milyar dolar faiz ödenecek…
Faize ödenecek para var ama “emekliye gelince biraz daha sabredin” diyorlar…
Emekli geçmişte hafta bir pazara giderken, bugün iki hatta üç hafta da gidiyor. Aldığı emekli maaşı ile ay sonunu zar zor getiriyor…
Uysal, konuşmasında yüksek enflasyona, köprü ve oto yol satışlarını da gündeme getirerek konuşması şu sözlerle tamamladı:
“Uzun zamandır uygulanan enflasyonla mücadele programı, adeta milyonların ve halkın yoksullaştırma programı olarak icra edilmiştir. Ortada yaşanan bir yağma düzeniyle, kravatlı bir soygunla beraber kamu kaynaklarının yağmalanarak birtakım yandaşlara aktarıldığını da bunca zaman hepimiz gördük. Elde avuçta kalan; başta İstanbul'da rahmetli Cumhurbaşkanlarımız Demirel ve Özal'ın yaptığı köprülerden başlayarak 7 tane otoyolun bugün özelleştirme kapsamına alındığını görüyoruz. Sadece bir rakam versem mukayese edebilmek için; 2022 yılında Türkiye 19.9 milyar dolarlık bir faiz öderken "Nas politikası" denen faiz politikasıyla beraber 2026 yılında Türkiye 65 milyar dolarlık bir faiz yüküyle karşı karşıyadır. Ve 65 milyar dolarla kapatabilmenin de olası olmadığını, ilk ay içerisinde gelen faiz ödemeleri rakamlarına baktığınızda da görebiliyorsunuz. 23 yıldır maalesef dünya konjonktürünün önümüze sunduğu pozitif iklimden azami düzeyde yararlanarak tarımdan başlayarak Türk ekonomisinin niteliğini dönüştürebilme imkânı varken yanlış politikalarla beraber uluslararası küresel kapital finans sisteminden aldıkları rolle Türk tarımını tasfiye etmek, en nihayetinde milyonların yoksullaştırılıp metropollere göç etmesini sağlamak ve sosyal yardımlarla beraber siyasi sadakatin satın alınacağı bir düzeni inşa ettiler. O açıdan sorumluluğumuzun bilinci içerisinde başta burada bulunan değerli basın mensupları aracılığıyla ve sizlerin aracılığıyla insanlarımıza, vatandaşlarımıza, milletimize "Uyanın!" demek istiyoruz.
Büyük liderimiz Demirel'in yıllar evvel bayrak mitinglerinde ifade ettiği gibi "Ey Türk milleti, uyanın! Siz bu ülkenin ne kiracısı ne de misafirisiniz, siz bu ülkenin ev sahibisiniz" demiştir. Milletimize kendi varlığına sahip çıkmaya davet ediyoruz.”
* * *
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, yaklaşık bir saate yakın konuştu. Uzun konuşmalardan insanlar sıkılır, hatibi dinlemek yerine kendi aralarında konuşmaya başlarlar…
Ancak Gültekin Uysal uzun konuşmasına rağmen partililer sıkılmadan son tümcesine kadar pür dikkat dinlediler. Ben de konuşmasını köşeme taşımak için iki hatta üç kez elekten geçirdim. Ancak bu kadar özetleyebildim…
Pazar günkü konuşmasını pür dikkat dinledim…
Bugün yeni kurulan sağ partilerin genel başkanları, “Merkez sağ partiyiz” diyorlar…
Asıl merkez sağ parti Demokrat Parti…
Geçmişin en güçlü merkez sağ partisi olan “Bilge Lider” Rahmetli Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nin misyonunu temsil ediyor…
Gelecekte de Gültekin Uysal, güçlü Demokrat Parti’nin güçlü lideri olacak…
Buna tüm partililer inanıyor…
* * *