İktidar çiftçilere sürekli destek veriyoruz diye övünüyor…

Çiftçiler de verilen desteklerin yetersiz olduğundan yakınıyor…

2025 yılı üreticiler için felaket yılı oldu. Çiftçiler başta zirai don kuraklık hastalık ve ekonomik şartlardan en az şekilde etkilenmek ve üretimi sürdürebilmek için krediye acilen ihtiyaç duyarken iktidar, ‘Borcun varsa kredi vermem’ diyor…

Çiftçi için hayati öneme sahip sübvansiyonlu kredilerle ilgili olarak 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle yeni bir uygulama başladı. Vergi borcu ve sosyal güvenlik (Bağ-Kur) prim borcu olan çiftçiler sübvansiyonlu kredi alamayacak. Kredi almak için borcunu kapatması, ödemesi gerekiyor…

ÇİFTÇİ ŞOKTA

Yaşanan zirai don nedeniyle çiftçi para kazanamadığı gibi çok büyük zarar gördü…

2025’de don ve kuraklık yaşadıklarından dolayı zararlarını, piyasaya olan borçlarını kredi ile kapatmak istese de, iktidarın “devlete borcun var kredi de yok” demesiyle çiftçi ne yapacağını şaşırdı…

Özellikle zirai don ve kuraklık tarım sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Tabii bu etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı. Çiftçilerin gelirleri azaldı, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi…

Yaşanan zirai donların ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin maliyetleri, hasar alanları ve oranları nispetinde karşılandı…

Bundan 20 yıl önce, 2006’da kabul edilen Tarım Kanunu’na göre çiftçilere ödenecek destek tutarının Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar olması gerekirken bu yasa 20 yıldır uygulanmıyor. Yasanın çıktığı 2006 yılından sonraki yıl, 2007’de tarım desteklerinin tutarı Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 0,83 ile en yüksek orana ulaşıldı. Sonraki yıllarda tarıma verilen destek yüzde 0,70 ile yüzde 0.25 arasında kaldı. Ortalama yüzde 0,50 kabul edilse bile yasa gereği çiftçiye verilmesi gereken desteğin yarısının ödenmediğini söylüyor üreticiler…

GERİ ADIM ATILMADI

Sübvansiyonlu kredi alınabilmesi için “vergi ve sosyal güvenlik prim borcunun olmaması” hükmü 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Yılbaşından itibaren sübvansiyonlu kredi için başvuru yapan çiftçilerden vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair belge istenmesiyle konu gündeme gelebildi. Üreticiler tepki göstermeye başladı, ancak şimdiye kadar söz konusu uygulama devam ediyor, geri adım atılmadı…

Hazine, borcu olan

çiftçiye kredi yok

Bu uygulama, sadece sübvansiyonlu kredilerde geçerli. Ziraat Bankası, sübvansiyonlu krediler dışındaki kredilerde vergi veya sigorta prim borcu olup olmamasına bakmıyor. Çiftçinin kredi notuna, ödeme gücüne, teminatlarına bakıyor ve buna göre kredi veriyor…

Sübvansiyonlu kredilerde ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı “sübvansiyonlu kredinin faizini ben ödüyorum, bana borcu olan ve ödemeyene niye destek olayım” mantığı ile yaklaşıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, mali disiplin için böyle bir karar aldığı düşünülse de sahada üretimi olumsuz etkileyen bir karar bu. Bakanlık “kaynak yok kredi vermek istemiyoruz” demek yerine böyle bir uygulamayı başlatmış oldu. Ama bunun tarıma, üretime yansıması ağır olacak…

“KREDİ VERİLMEMESİ ÇİFTÇİYİ

ÇOK BÜYÜK SIKINTIYA SOKTU”

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yıl boyunca yaptığı açıklamalarla doğal afetlerin yıkıcılığına işaret etti. 65 ilimizi ziyaret ettiğini söyleyen Çakırözer, “zirai don, kuraklık ve dolu afetlerinin tarımsal üretim üzerinde bıraktığı hasarı bizzat gördüm, afetlerden mustarip çiftçilerimizle bizzat konuştum” dedi…

Çiftçilerin borç ertelemesi beklerken böyle bir uygulamanın başlaması üreticileri büyük bir sıkıntıya soktuğunu belirten Çakırözer, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi çekecek çiftçilere “SGK ve vergi borcu yoktur!” dayatması getirilmesini Meclis gündemine taşıdı…

TBMM’de konuşan Çakırözer, “2025 yılı zaten üretici için felaket yılı oldu! Don oldu, kuraklık oldu çiftçiyi vurdu! İthalat kararları çiftçiyi vurdu. Çiftçi borç ertelemesi isterken şimdi ‘SGK, vergi borcun varsa kredi yok’ diyorsunuz. Siz ne istiyorsunuz? Çiftçi borçluysa sizin yanlış tarım politikalarınızın sonucu! Çiftçiye borcun varsa kredi yok dayatması derhal kaldırılmalı, SGK ve kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Çiftçi ekim döneminde sahipsiz bırakılmamalıdır.

“MASRAF ARTIYOR ÜRÜNÜNÜN

DEĞERİ ARTMIYOR”

Utku Çakırözer, Eskişehir’de Genç Rençberler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ni ziyaret ederek, karardan etkilenecek çiftçilerin mağduriyetini dinledi. Genç rençberler 2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık gibi afetlerin çiftçiyi derinden etkilediğini söylerken, üreticilerin yüzde 70’inin borç içinde olduğunu belirtti.

Genç üreticiler, “Çiftiler zaten 2025’te üretemedi. Dolu, kuraklık çiftçiyi vurdu. Üretenlerin de ürünü para etmedi. İthalat kararları çiftçiyi vurdu. Buğday hasat zamanı harmanda neyse şimdi yine aynı para. Çiftçinin masrafları artıyor ama ürününün değeri artmıyor!” dedi.

“DEVLET ÇİFTÇİYE ENGEL

DEĞİL, DESTEK OLMALI”

CHP’li Çakırözer, çiftçilerin kredi feryadını Meclis’te gündeme getirdi. TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Çakırözer, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi’nden kredi çekecek çiftçilere ‘SGK ve vergi borcu yoktur’ dayatmasının derhal kaldırılmasını istedi.

Çakırözer, TBMM’de şu çağrıyı yaptı:

“Çiftçilerimizi yerle bir eden bu AKP iktidarı şimdi de çiftçinin kredisine göz dikmiş. Bir çiftçinin yıllık SGK ödemesi 141 bin lira, ödeyemiyor. SGK desteği vermesi gerekenler ‘Borcun var’ diye çiftçiyi cezalandırıyor, kredi vermiyor. 2025 yılı zaten üretici için felaket yılıydı. Zirai don oldu çiftçiyi vurdu, kuraklık çiftçiyi vurdu. Yetmedi üstüne ithalat kararlarıyla çiftçinin ürettiği ürünü de zül oldu. Çiftçi borç ertelemesi isterken şimdi ‘SGK, vergi borcun varsa kredi yok’ diyorsunuz. Çiftçi kredi çekecek; gübre alacak, tohum alacak, mazot alacak toprağını ekecek ama Ziraat Bankası ‘Borcu yoktur’ ile Tarım Kredi Kooperatifi ‘Borcu yoktur’ yazısı istiyor. Bu kurumlar çiftçinin yanında olmak için var! Amacınız çiftçiyi tamamen yok etmek mi, tarımsal üretimi bitirmek mi? Çiftçi borçluysa sizin yanlış tarım politikalarınızın sonucudur. Devlet çiftçiye engel değil, destek olmalı. Çiftçiye borcun varsa kredi yok dayatması derhâl kaldırılmalı, SGK ve kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Çiftçi ekim döneminde sahipsiz bırakılmamalıdır. Biz çiftçiyi ezdirmeyeceğiz.”

* * *

Daha önceleri yazmıştım…

Ayvalı Mahallesinde 750 metre kare bahçem var…

Önceki gün yapılacak ufak tefek işler vardı…

Eskişehir’den usta götürdüm…

İşleri bitirdik mahallenin ortasındaki kahvehaneye çay içmek için uğramıştık...

Kış mevsiminde olduğumuz için çiftçi, kahvehanede oyun oynayarak veya sohbet ederek vakit geçiriyordu…

Mahalle sakinlerinin çoğunu tanıdığım için sohbet ettik…

Ziraat Bankası ve Tarım Kredi’ye borçlu olduklarından kredi çekemediklerinden yakındılar…

“Çiftçi iflasın eşiğinde, iktidar seyrediyor” diyen çiftçiler, “bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli çiftçileri üretimden tamamen kopma noktasına getirdi. Türkiye genelinde yulaf üretimi yüzde 26, arpan yüzde 25, çavdar yüzde 20, buğday ise yüzde 14 azaldı. Tarım Bağ-Kur primlerimiz 2025'te 9.036 TL iken 2026 itibarıyla 11.725 TL'ye yükseltilmesi, çiftçilerin sosyal güvenceye erişimini neredeyse imkânsız hale getirdi” dediler…

Çiftçilerin bu tür yakınmaları görmezden gelindi...

* * *

Şunu özellikle vurgulamak istiyorum; eğer çiftçi krediye ulaşamazsa hem borçlarını ödeyemeyecek hem de ekim yapamayacak. Bundan da hem çiftçi hem de ülke zarar görecek…