Sosyal medyada her gün sayısız içerik akışımıza düşüyor. Kimi bir cümle, kimi tek bir kare, kimi de birkaç saniyelik bir video… Çoğu fark edilmeden geçip gidiyor; bazılarıysa bir anda her yerde karşımıza çıkmaya başlıyor. Aynı görüntü, farklı başlıklar altında, bambaşka konulara eklenerek dolaşıma giriyor. Son dönemde sıkça paylaşılan nihilist penguen videosu da tam olarak böyle bir noktaya geldi.

Videoda, bir penguenin sürüden ayrılıp başka bir yöne doğru yürüdüğü sade bir sahne var. Sessiz, yalın ve ilk bakışta etkileyici. Başlarda bu yalınlık, pek çok kişiye tanıdık bir his verdi. Ancak kısa sürede video, neredeyse her duygunun, her konunun, her yorumun altına iliştirilen bir simgeye dönüştü. Ne anlatıldığına bakılmaksızın, uygun görülen her yere eklenen bir görsel hâline geldi.

Günümüzde trend olan içerikler, çoğu zaman taşıyabileceğinden daha fazla anlam yüklenerek yayılıyor. Nihilist penguen videosu da bunun iyi bir örneği. Tükenmişliği anlatmak için kullanıldı, yalnızlığı anlatmak için, vazgeçişi anlatmak için… Bir noktadan sonra, video kendi anlamını yitirip her duygunun ortak temsiline dönüştü. Bu da ister istemez bir aşınma yarattı. Görüntü aynı kaldı, ama etkisi tekrarlandıkça zayıfladı.

Trendlerin bu şekilde her yere eklenmesi, aslında bir refleksi de gösteriyor. Kimi zaman anlatacak yeni bir şey bulamadığımızda, hazır bir görüntüye yaslanıyoruz. Aynı video, farklı cümlelerin altına konuluyor; ama duygunun kendisi derinleşmiyor. Ortak bir metafor üretmek kolaylaşıyor, fakat anlam çoğaldıkça seyrelmeye başlıyor.

Oysa bu tür videolar ilk ortaya çıktığında, dönemin ruh hâline dair küçük ama güçlü ipuçları taşır. Nihilist penguen videosunun ilk paylaşıldığında bu kadar karşılık bulmasının nedeni de buydu. Üstelik yaklaşık 19 yıl önce kaydedilmiş bir görüntünün bugün yeniden gündeme gelmesi, zamanın değil duygunun belirleyici olduğunu gösteriyordu. Ancak her trend gibi, fazla tekrar edildiğinde bu etki de sıradanlaşıyor.

Bir içerik her yerdeyse, bir süre sonra hiçbir yerde değilmiş gibi hissediliyor. Aynı görüntüyü her başlıkta görmek, onu daha anlamlı kılmıyor; aksine duygusunu törpülüyor. Sosyal medyada dolaşan kısa videolar, çağın duygusal özetleri olabilir. Ama her özet, yerinde ve zamanında etkili olur.

Belki de bu yüzden, bir penguenin birkaç saniyelik yürüyüşü ilk başta bu kadar tanıdık gelmişti. Ama her konuya dahil edildikçe, tanıdıklık yerini yorgunluğa bıraktı. Trendler, her duyguyu taşıyamaz. Bazı görüntüler, biraz geri çekildiğinde çok daha anlamlı kalır.