Büyükşehirden bölümler;
UUUUUURAYSİM....UUUU
Eskişehir basınında en çok tartışılan konuların başında geliyor.
Bu konuda kimler konuşmadı ki?
Bu konu çok bence çok politize edildi. Edenlerin başında hiç şüphesiz Kesikbaş geliyor..
Çağdaş, Eskişehir de ise, kısır tartışmalar yaşandı.
Projenin, orasından burasından çekildi.
Ama şu gerçek unutuldu.
Davut AYDIN yeni rektör olarak atanmıştı. Eskişehir'in atak yapması lazımdı. Bir çıkış yapması gerekiyordu.
Odalar yapamadığına göre, iş Anadolu üniversitesi rektörüne düşmüştü. Anadolu üniversitesi Anadolu'nun 'başat' üniversitesi görümündeydi.
Nedense rektörler gelenler, hep aynı konu başlıklarını tekrarlıyorlar. İşte efendim Anadolu üniversitesi 'global' üniversite, işte efendim 'HAVA ALANI' olan üniversite.
Falan, filan.
Zaten bunları yapan Yılmaz Büyükerşen değil miydi? Üzerine ne koydunuz? Onun yaptıklarını pazarlamaya çalıştınız? Rantını yemek istediniz.
Hepiniz! Yılmaz Hoca'nın gölgesinde kaldınız... Çıtayı aşamadınız!

PROJENİN ASIL MİMARI?

Arşivimden çıkanlar.
Projenin asıl mimarı kim?
Hatırlatayım.
Projenin asıl mimarı olan Anadolu üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın'dır.
Göreve geldikten sonra iki yıl sonra bunu açıklamıştı. Açıklamayı ilk defa benim her gün 90 dakikalık canlı yayımlanan 'günlük' programımda yapmıştı..

10 NİSAN 2013...
Kamuoyuna hesap vermek için programıma katılmış, projelerini anlatmıştı.
Değindiği en çarpıcı konu başlığı ise, 'URAYSİM' olmuştu.
Değindiği konular önemliydi.
URAYSİM' in başlangıcı 2012. Aradan 10 yıl geçmiş.
Bir proje bu kadar uzar mı?
Söz konusu Eskişehir ise uzar da uzar.
Her şeyi, çok biliyoruz ya.
Nedense! Her şeyi bilenler bu memlekette yaşıyor?

*****
PROF.DR. DAVUT AYDIN anlatıyor.
Nereden başladık, nereye geldik, nereye gidiyoruz? Havacılıkla ve raylı sistemlerle ilgili çalışmalarımız var.
Bütün bu kent merkezli projelerimizi tek tek burada kamuoyuyla paylaşacağız diye başlıyor konuşmaya. Göreve geldiğimiz zaman biz 'strateji belgesi' ile yola çıktık.' 'Vizyonlarımız doğrultusunda yolumuza devam edeceğiz' .
Artık, ben her işi yaparım ağabey anlayışının herkes için bitti. 'En iyi neyi yapıyorsanız onu yapmak zorundasınız'. Çünkü küresel dünya ve rekabet dünyası size bunu dikte ediyor, değilse faaliyetlerinizi sürdüremezsiniz.'

GÖREVE GELDİĞİM ZAMANKİ DURUM..
'Rektörlüğe geldiğim dönemlerde, raylı sistemlerle ilgili bir toplantı vardı. TÜLOMSAŞ' ta (Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A. Ş.) yapılan toplantıda, TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Hayri Avcı ve ekibi, raylı sistem test merkezinin nasıl olması gerektiği konusunda bir proje sundular.
İki soru sordum, 'Raylı sistemler merkeziniz olmalı. Ama bunu kim yapacak? Hangi hukuki nedenle yapacaksınız? Bunun finansmanını kim yapacak?'
Bu sorulara kimse cevap veremedi, bende Anadolu Üniversitesi Rektörü olarak 'projeye' talip olduğumu söyledim. Ben, bu projenin ne olduğunu biliyorum. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli 100 yıl projesidir. Atatürk döneminden yarım kalmış bir projeyi geliştirmemiz gerekiyor. Üniversitenin, kentin ve hatta bütün coğrafyanın çıtasını arttıracak bir projedir bu.'

TÜRKİYE'DE RAYLI SİSTEMLER MERKEZİ

Eskişehir, Türkiye'de raylı sistemler merkezi olacak. 'Üretilen araçların uluslararası standartlarda olması için 450 km'lik hızlı trenin, bütün bu araçların, demiryolu ile ilgili her şeyin test edileceği bir raylı sistemler test merkezinin ve sürecinin başlaması gerekiyordu. Çünkü Çinliler, 350 km. hıza ulaşmış durumdalar. DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) bize '450 km'yi hedefleyin. Şu an bu sistem çalışmaya başlamış durumda. Bununla ilgili olarak Avrupa'daki üniversitelerle de iş birliği ve anlaşmalarımızı yapıyoruz. Bununla ilgili protokollerimiz devam ediyor. Yurt dışına çok sayıda insan göndereceğiz.

BUNU BİLEN ADAM YOK.

Raylı sistem mühendisi yok. İnsan gücü yetiştirilmemiş. Şimdi bunları da yetiştirip 3 yılın sonunda bir taraftan yatırım tamamlanacak, bir taraftan da uzmanlar olacak.
Bu da gelecekte Eskişehir'in Türkiye'de bir raylı sistemler merkezi olması demektir.'
Ne oldu Pof. Dr. Davut Aydın'a?
Ondan sonra yerine, politik tercih olarak REKTÖLÜĞE gelenler ve ya getirilenler.
Ne yaptılar?
Söylediklerinin üzerinden tam 'on yıl' geçmiş. Bir arpa boyu yol alamamışız.


DEVLET PROJESİ İSE NEDEN ? BU KADAR UZADI SORUSUNUN YANITI VERİLEBİLİNMİŞ DEĞİL.

Maalesef bizde aydın geçinenler, projeye ideolojik pencereden bakmaya başladılar.
Bunun bir DEVLET projesi olduğunu unutmuş görünüyorlar.
Siyasetçiler ise, bilip bilmeden konuşur oldular.
Bu konuda biraz daha farklı düşüncelerini seslendiren ise, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş olmuştu?
Aslında söyledikleri Davut Aydın'ın söyledikleri ile tıpa tıp aynısıdır..
Farklı bir şey söylemiyordu..
Acaba! Kesikbaş başlangıçta proje ile ilgili ne kadar bilgi sahibi idi?
Şunu söylediğini biliyorum. 'Keşke projenin başlangıcından itibaren içinde olsaydık'?
Demek ki, o zamanlar fark edememişler. Nasıl olduysa bir sihirli el omuzuna dokunmuş birden bire aaaa böyle bir proje varmış diyerek fark etmişler...
Bir pişmanlık ifadesi.
Tartışılan konu önemli.
Belki de Eskişehir'e atak yaptıracak bir projeydi o zamanlar..
Ama herkes saldırıya geçince, Kesikbaş biraz geri adım atmış gibi gözüküyor.

Belli ki çok kötü bir sosyal-siyasal iletişim kullanılmış.. Neden? böyle bir stratejik yol izlenmiş bilmiyorum..
Ya! Yanlış bilgiler alınmış veya profesyonel olmayan, yeterli bilgi sahibi olmayan danışmanlar tarafından bilgilendirilmiş.. Sonuç; Aynı tas aynı hamam!
Maalesef, İnegöl kadar ihracatımız yok.
Gelin! desem bunlara anlatın bakalım ne anladınız?...
Kem küm..

.....to be continued...