Genel seçim geride kaldı, seçimle beraber ittifaklar da sona erdi.

Kalan son ittifakın AK Parti-MHP ortaklığı olduğunu biliyoruz.

İttifaklar içerisinde yer alan irili ufaklı tüm partiler, mahalli seçimlere “Kendi başının çaresine bakarak” hazırlanıyor.

O yüzden hiçbir parti, bir diğer partiye “Neden böyle yapıyorsun, çalışıyorsun?” deme hakkına sahip değil!

Bunu zamanında CHP’nin bazı kesimleri İYİ Parti için yapmıştı…

Bugünlerde ise aynı sıkıntıyı Yeniden Refah Partisi yaşıyor.

Sebebi ise, “Şehrin tanıdığı, sevdiği isimleri aday çıkarmak”

Kadir Çalışıcı ve Tacettin Sarıoğlu gibi önemli oy potansiyeline sahip iki ismin aday olarak açıklanması bir anda sıkıntı yarattı çünkü...

Sanki büyük suç işlemişler gibi daha ilk dakikadan itibaren partiye ve adaylarına homurdanmaya başladılar…

Kapalı kapılar arkasından ses yükseltip;

“YRP, Eskişehir’de AK Parti’ye kaybettirmek mi istiyor?” dediler…

Şimdilerde bu işin daha da ileriye gittiğini duyuyoruz…

Haberlere bile konu olan gelişmelere göre, AK Parti’nin bazı isimleri YRP adaylarının kapısını çalıp, “Adaylıktan çekil” deme cesaretini bile gösteriyormuş.

Nereden bakarsanız bakın, hem siyasi hem insani hem de demokratik nezaketin çok ötesinde bir tutum sergileniyor.

Bir başka partinin temsilcisinin bir başka partinin adayına giderek “Adaylıktan çekil, bize kaybettirme” demesi kadar absürt bir tutum olabilir mi?

Ancak bunu yapanların olduğunu üzülerek öğreniyoruz…

Eskişehir’e yakışmayan ve daha önce hiç görmediğimiz tavırlar bunlar.

Dahası siyaseten de zararının çok olacağı adımlar…

************

ODUNPAZARI’NDA MAHALLELER SOSYALLEŞİYOR…

Geçtiğimiz günlerde Kazım Kurt, Emek’te seçim ofisi gerçekleştirdi.

AK Parti’nin kalesi olarak bilinen mahallede önemli bir kalabalık toplandı.

CHP, diğerlerinde olduğu gibi, o açılışta da topyekûn bir fotoğraf verdi.

Görüntü olarak verilen mesaj zaten net oldu.

Elbette söylemler de önemliydi.

Bizim dikkatimizi çeken Başkan Kazım Kurt’un Emek Mahallesi için yapılanları saydığı anlardı…

Biliyorsunuz...

Emek ve civarı yıllar yılı sosyal anlamda çokta görülmeyen yerler oldu.

Şehrin kenarında kalmış ve adeta kaderine terk edilmiş alanlardı.

Ancak Büyükşehir Belediyesi, hem Emek hem de 71 Evler’e tramvay hatlarını götürerek buraların canlanmasının ilk adımını attı.

Sonrasında ise Kazım Kurt ve ekibi tarafından bu bölgede “Sosyal belediyecilik” atağı başlatıldı…

Buna rağmen Emek ve civarı için “Hiçbir şey yapılmadı” eleştirileri hiç bitmedi.

Bu nedenle Kazım Kurt’un açılışta “eline liste alarak” mahalleye yaptığı hizmetleri sıralaması gerçekten ilgi çekiciydi.

+++

Şöyle ki;

Başkan Kurt’un mahalleye yapılan hizmetleri anlatması için bir listeye ihtiyaç duyması ve o listeyi okuması başlı başına “Emek’te hiçbir şey yapılmıyor” algısını kırmayı başardı.

Ve sosyal belediyecilik hizmetlerinin sıralanmaya başlaması ve bunun uzunca bir zaman alması da yıllardır unutulmuş mahallelerin artık hizmet görmeye başladığını bir göstergesiydi.

Kısacası;

Odunpazarı bölgesinde bir gelişim var ve artarak sürüyor.

Önceki gün Gündoğdu için yapılan Cem Evi ve Kültür Merkezi anlaşması da bunun bir parçasıydı…

***************

HER GÜN ZAM HER GÜN…

Ülkemiz zorlu ekonomik günlerden geçiyor.

İşin kötüsü vatandaşın üstündeki yük her geçen gün daha da ağırlaşıyor.

“Zamlar adeta yağmur şeklinde yağıyor” dersek mübalağa etmeyiz.

Neredeyse akaryakıta her gün yeni bir zam yapılıyor.

Bunun anlamı elbette pek çok ürüne zam demek.

Zira bugün evimize giren tüm kalemler, satışı yapılan yerlere nakliye ile ulaşıyor.

Bu da üzerimize giydiğimiz giysiden tutun, mutfağıma aldığımız gıda ürünlerine kadar yeni zamlar demek.

Bunu zaten her akaryakıt zammı sonrası hemen hissediyoruz.

Marketlerdeki etiketler anında değişiyor.

Daha kötüsü, fiyatlar olmadığı kadar abartılarak raflara konuluyor.

Bir ürünün fiyatını bir gün önceki fiyata bulmak neredeyse imkânsız bir hale geldi.

Diğer tarafta ise vatandaşın geliri yerinde sayıyor…

Bunu görmek için şehrimizdeki gelişmelere bakabiliriz.

Kentin yıllardır kalburüstü kurumları olmuş ve personelinin ayrıcalıklı olduğu yerlerde çalışanlar neredeyse her gün meydanlarda…

Emekli, AK Parti binasına yürümek istiyor.

Ulus Meydanı, “Geçinemiyoruz” diyerek eylem yapanlarla dolup taşıyor.

Ki herkes sonuna kadar haklı!

Bir tarafta durmadan artan akaryakıt ve diğer ürünlerin fiyatı…

Diğer tarafta tüm bunlara karşın alım gücü sürekli düşen vatandaşın geliri…

************