MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, 10.04.2018 tarihli grup toplantısında yaptığı konuşma neresinden bakarsanız bakın çok ama çok sertti…

Radyo'dan dinleme fırsatı bulmuştum… Akşam tekraren dinledim… Özellikle ESOGÜ'de yaşanan katliama ilişkin açıklamaları şu ana kadar yapılan en sert açıklamalardı… İçi doluydu… Belli ki sıkı bir araştırma sonucu yapılan açıklamalardı… Kelimeler cümlelere özenle bürünmüştü…

Grup konuşmasının tamamını yayınlama fırsatımız yok tabi… İlgili bölümde bakın Devlet Bey ne diyor;

'Osmangazi Üniversitesinin yönetiminde bulunan şahıslar, yaşanmış bu kadar trajedi ve ağır sonuçlar karşısında, gereğini yapacak iradeyi, görevden ayrılacak basireti ne zaman, daha hangi hallerde göstereceklerdir? Sorarım sizlere, üniversitede ilim ve irfanın omuzlarda olması gerekirken, masumların içine sere serpe uzandığı tabutların omuzlara alınması nasıl izah edilmelidir? Suçlu sadece kurşunu sıkan mıdır? Kaldı ki bu katilin kripto FETÖ'cü olduğu herkesin dilinde, herkesin ifadesindedir.'

***
Bu konuşmadan sonra olayın seyri daha fazla merak uyandırmıştı… İlk günden istifa konuşuluyordu zaten… Sanırım fişi çeken son konuşma Devlet Bahçeli'nin konuşmaları oldu…

Bu konuşmadan bir gün sonra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen istifa etti…

Yazımız hazırdı aslında… Ama istifa olayı daha önemliydi… Sayın Gönen'in açıklamalarını ayrıca kaleme alacağız…

TEBRİKLER ARİF ANBAR…

Anadolu Gazetesi'nden gazeteci /yazar arkadaşım Arif Anbar'ın dünkü köşesini bu önemli hususa ayırmış… Her zaman ki gibi tespitleri harika… İyi yerlere parmak basmış…

Yazı başlığında 'Devlet istedi rektör istifa etti!' demiş…

Yazısının sonunu da şöyle bağlamış 'Devlet istedi, olayın sorumlularından Rektör Hasan Gönen, istifa etti! Peki, sadece Gönen mi istifa etmeliydi? Bunun da ciddi bir biçimde sorgulanması gerektiğini düşünüyorum…' diyerek anlamlı bir şekilde de sonlandırmış…

Bizde diyoruz ki bu dereden daha çok sular akar… Takdir yüce Türk Milletinin…

//////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

6 – 10 NİSAN DÜNYA PARKİNSON HAFTASI…

-Yüzünüzde ifadenizde ve göz kırpmanızda azalma oluyor mu?
-Peki, yazı yazmada güçlük çekiyor musunuz?
-Dengenizi kaybediyor sık sık düşüyor musunuz?
-Konuşmanız yavaş ve tekdüze halde mi?
-Ağrılar, kramplar ve dahi yorgunluk oluyor mu?
-Yutma güçlüğünüz var mı?
-Günlük hareketlerde bozulma, ayakkabı bağlamakta ve/veya düğme
iliklemekte güçlük çekiyor musunuz?

Ve dahası…

Her biri birbirinden önemli insani özelliklerimiz… Maalesef birçoğumuz sağlığımızın kıymetini /kaybedince anlıyoruz… Ve her şey insanoğlu için… Hiçbirimizin ben hasta olmam' deme lüksü yok /garantisi de… Her şey bir adım ötemizde… Rabbim cc beden ve ruh sağlığından ayırmasın…

PEKİ, NEDİR PARKİNSON?

Parkinson hastalığı yavaş ilerliyor… Beyin hücrelerinde kayıp ile hastalık seyrine devam ediyor… Uzmanlar 'Parkinson hastalığı beynin bir bölgesini etkileyen, kasların koordinasyonunu sağlayan kronik bir hastalıktır' diyor… Hastalığın kesin nedeni bilinmiyor…

Kimileri 'Genetik yatkınlık' diyor… Kimileri 'Beyin sarsıntısı /ciddi kafa travması' kaynaklı olduğunu söylüyor…

Gün geçtikçe bu hastaların beyinlerinde /sinir hücreleri arasındaki iletişimde etkili olan hücreler ölüyor…

Bilimsel veriler /Parkinson hastaları teşhis konduktan sonra 20 yıl veya daha fazla süre bu hastalıkla yaşamlarını sürdürebildiğini söylüyor…

Ancak bu hastalık ile birlikte yaşam kalitesinde değişim olmayacağı anlamına gelmiyor…

Doktorlar şu anda Parkinson hastalığının belirtilerini kontrol almaya yönelik tedaviler üzerinde odaklanmış /çalışıyor…

Ve maalesef /Hastalığın ortadan tamamen kaldırılmasına veya önlenmesine yönelik bir tedavi henüz yok…

MUHAMMED ALİ PARKİNSON MERKEZİ…

Muhammed Ali… Dünya boks tarihinin en önemli isimlerindendir… O döneme yetişemesekte o efsaneyle büyüdük…

Spor yaşantısının yanı sıra Müslümanlara ve ABD'deki siyahi hareketlere desteğiyle de bilinir Muhammed Ali…

Dünyanın tüm ezilen insanları Muhammed Ali'yi bilir /ezenler de…

Parkinson'u Muhammed Ali hastalığı diye biliriz birçoğumuz…

Lise yıllarımda uzak doğu sporlarına merak salmıştım… Annem hep Muhammed Ali'yi örnek verir 'bu sporlar tehlikeli oğlum' derdi… Hala der Allah cc uzun ömür versin…

Muhammed Ali'nin kendi adını taşıyan 'Muhammed Ali Parkinson Merkezi' isimli bir enstitü kurduğu biliniyor… Bu enstitü ABD Phoneix'de Parkinson konusunda araştırmalar yapıyor…

Muhammed Ali bir gün kız kardeşine 'melek olmak için neden yüzünü beyaza boyadın, meleklerin beyaz olduğunu kim söyledi sana, belki melekler siyahtır' dediğini nasıl unuturuz…

MERYEM GÖKTEPE…

Meryem Göktepe… Parkinson hastası ressam ve şair… Asıl mesleği Eğitimci /öğretmen…

Meryem Hocam Parkinson nedeniyle 2004 yılında öğretmenlikten 41 yaşında emekli oldu…

Teknik lise yıllarımdan öğretmenimdi… İletişimi güçlü /beşeri sermayesi yüksek bir şahsiyettir… Çok şey öğrendim kendisinden… Hala öğretiyor bizlere /dünyaya…

Yılmadı azmetti katıldığı kurslarda resim çalışmalarına katıldı… Pek çok sergide resimleri sergilendi… Şimdi Eskişehir Sanat Derneğinde resim sergi organizasyonları yapıyor ve ayrıca ödüllü şairdir…

Böylesi özel bir günde ondan bahsetmesen olmazdı… Meryem hocamızın nezdinde tüm Parkinson hastalarına Rabbim cc acil şifalar versin /başarıların daim olsun hocam…

Parkinson hastalığına dikkat çekmek, küçükte olsa bilgi aktarımında bulunmak ve dahi katkı sunmak adına köşemizde Parkinson'a yer verelim istedik…

Farkında olmak dileğiyle…