Eskişehirspor'da nihayet kelimenin tam anlamıyla tribünden biri başkanlık koltuğuna oturdu. Hepimizin Tatar Mustafa diye tanıdığı, kentin önemli esnafından Mustafa Akgören, en zor ve kritik zamanda kolları sıvadı ve yönetime talip oldu. Yönetim Kurulu listesinde herkesin çok yakından tanıdığı ve spor yöneticiliğine aşina çok sayıda isim de bulunuyor.
Tatar Mustafa'nın Eskişehirspor başkanı olmasına gerçek anlamda çok sevindim. Bunun duygusal da olsa birçok nedeni var ama en önemli nedeni camianın ihtiyaç duyduğu ruhun sergilenecek olmasıdır. Çünkü bana göre Eskişehirspor'un en önemli sorunu asla ve kesinlikle para değil, ruhtur. Çünkü Eskişehirspor 1965'ten bu yana bir his, bir ruh ve bir kent takımıdır. Hiçbir zaman büyük bütçelerle yönetilmemiş, hiçbir zaman da büyük paralarla oynamamıştır. Bu kulübe üye olan da yönetici olan da futbol oynayan da tribünde oturan da bu kentin çocukları, bu kentin değerleri ve bu kentin yetiştirdikleridir. İşte Efsanelerimiz… Hala Eskişehir sokaklarında gezmektedir. İşte gelmiş geçmiş tüm Başkanlarımız, hepsinin işi Eskişehir'dedir. İşte kulüple özdeşleşmiş futbolcularımız, Brezilya'da da olsalar, Almanya'da da olsalar, Türkiye'nin herhangi bir kentinde de hala top oynasalar kalpleri bizimle atar, bizimle üzülür, bizimle sevinirler… Bu paranın satın alamayacağı ve para ile elde edilemeyecek duygulardır.
Eskişehirspor'un hislerine, özüne yani ruhuna dönüşün sinyalleri Mustafa Akgören ile tribünde birçoğumuzun abiliğini yapmış Tatar Mustafa ile yakalanacaktır. Çünkü Eskişehirspor'un kurtuluş reçetesi kesinlikle bilanço tablolarındaki rakamlar değil saha içindeki oyunda ve buradan elde edilecek başarının tüm kente yansıması ile olacaktır. Artık şu para işlerini konuşmayalım. Camianın marka değerini bozmayalım, düşürmeyelim.
Artık insanlar Eskişehirspor'un parasal sorunlarını duymaktan bıktı. Hatta sıkıldı.
Evet kabul ediyoruz, para olmadan hiçbir sorun çözülemez. Takım oyuncularına kahvaltı bile yaptırılacak para yok. Hepsini görüyoruz. Ama bunu sadece biz görmüyoruz ki artık… Herkes görüyor ve biliyor. Ve buna rağmen kimse elini taşın altına koymak istemiyor. Demek ki burada artık güvenirlilik, sadakat, aidiyet azalması söz konusu. Ancak Kulübün borcu açıklanıyor; 189 Milyon TL. Ligin geneline bakıyorsun rakip diye tanımlayabileceğin takımların da aşağı yukarı aynı tutarda borcu olduğu gerçeği ile karşılaşıyorsun.
Daha önce de yazdım Mustafa Akgören ve yönetimi için tekrarlamak istiyorum:
Hali hazırda Eskişehirspor'un en büyük problemi futbol dışında her şeyi konuşmaktır. Eskişehirspor üzerinden adeta herkes birbirinden intikam ve rövanş peşine düşmüş durumda. Artık saha içine dönmek zorundayız. Saha içine dönmezsek kurtuluş yoktur. Eskişehirspor'un kurtuluşu futbol oynamaktan geçer.
Bakın tarihine, Eskişehirspor'u farklı kılan en önemli özelliği neydi? Futbol oynaması değil miydi? Türk futboluna geçmiş onlarca futbolcuya beşiklik yapması değil miydi? Eskişehirspor'un en büyük özelliği futbol oynaması ve sportif başarılara imza atmasıdır. Özümüze dönmek ve futbolcuları bu alanda motive etmek zorundayız. Enerjimizi sahaya vermek zorundayız.
Bizim Tatar Mustafa abimiz işte bu enerjiyi sahaya yansıtacak ve tribünde sergilediği o lider duruşunu şimdi başkanlık koltuğunda tüm takıma, camiaya ve kente yansıtacaktır. Bundan en ufak bir endişemiz yoktur. Şimdi destek zamanı.
Haydi o ruhu yakalayalım…