Yıllardır “güvenli kent” olarak bilinen ve çoğu araştırmada üst sıralarda yer alan Eskişehir, gerçekten güvenli mi?
Meydana gelen asayiş olaylarına bakılırsa şehrin güvenilirliği gerçekten büyük bir tartışma konusu.
Sadece geçtiğimiz gün saldırı sonucu 2 kişi hayatını kaybetmişken şehrin bu kimliği artık bana inandırıcı gelmiyor.
Bıçaklı kavgalar, hırsızlık olayları, saldırılar, aile içi şiddet, intiharlar ve çok daha fazlası…
Emniyet güçlerinin yaptığı çalışmalarda 1 haftada bile çeşitli suçlardan aranan ortalama 150-200 firarinin yakalandığını düşünürsek; sokakta yanımızdan geçen herhangi birinin suçlu olma ihtimali epey yüksek…
Üstelik yaşanan olaylara baktığımızda suçun giderek daha küçük yaşlara indiğini de maalesef görüyoruz.
“Güvenli şehir” algısıyla gerçek hayatta yaşananlar arasındaki makas giderek açılıyor…
Sadece meydana gelen olaylara değil, olayların sıklığına ve detayına da bakmak gerekiyor.
Her bir vatandaşın kendisini güvende hissettiği durumda şehrin gerçekten güvenilir olacağını düşünmekteyim.
Eskişehir’in güvenli kent kimliğini kaybedip kaybetmediğini kesin bir cümleyle söylemek mümkün değil.
Bunun için detaylı pek çok veriye ihtiyaç var.
Ancak yaşanan asayiş olaylarını da küçümsememek gerekli.
“Güvenli şehir” algısını yaratan faktörlerin neler olduğunu, bugün ne durumda olduğumuzu, neden asayiş olaylarının bu kadar arttığını ve bu algının gerçeklerle ne kadar örtüştüğünü artık daha fazla sorgulamamız gerekiyor.
Eskişehir’in bu kimliği korumasını istiyorsak, yaşananları görmezden gelmek yerine nedenlerini konuşmanın ve çözüm üretmenin zamanı geldi de geçiyor gibi…