Dün Eskişehir’de dikkat çekici bir etkinlik düzenlendi.

Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan “Aile Zirvesi Özel Oturumu”nun konuşmacısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’dı.

Etkinliğin görselinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Valiliği’nin logoları yer alıyor. AK Parti Eskişehir İl Başkanı da bütün Eskişehirlileri programa davet etti.

Etkinliğin amacı ise oldukça anlamlı: Ailenin korunması, desteklenmesi ve geleceğe sağlam adımlarla taşınması.

İnsanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor.

Çünkü konuşmacı Bilal Erdoğan olunca, katılanların aile konusunda oldukça başarılı örnekler üzerinden kapsamlı bir sunum dinlemiş olma ihtimali yüksek.

Düşünsenize…

Türkiye’de son 25 yılda bir aile.

Recep Tayyip Erdoğan bir yüzükle yola çıkıyor, önce başbakan, ardından ülkenin cumhurbaşkanı oluyor.

Aynı ailenin başka bir ferdi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı oluyor. Sonra ekonomi yönetiminin en kritik makamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğunda da aynı isim görev yapıyor.

Ailenin diğer fertleri de iş dünyasında kendi başarı hikâyelerini yazıyor. Aile, vergi rekortmenleri çıkarıyor.

Gerçekten olağanüstü başarılı bir aile. Hatta Türkiye’de “aile dayanışması” veya “ailenin korunması” üzerine akademik çalışma yapılacaksa, örnek olay olarak incelenmesinde hiçbir sakınca görülmez. Hal böyleyken, böyle bir zirvede konuşmacı olmayı da en çok hak eden insanlardan biri elbette Necmeddin Bilal Erdoğan.

Üstelik yalnızca bu aileyle sınırlı değiliz.

Mesela Fatma Betül Sayan Kaya da böyle bir zirvede konuşmacı olarak yer alabilirdi. Aile konusunda da anlatacak birçok şeyi olurdu.

Kendisi bakanlık yaptı.

Kardeşinin kamu görevlerindeki kariyeri de oldukça dikkat çekici; bakan yardımcılığına kadar yükseldi. Ablasının da harika bir diplomatik kariyeri var; kendisi çok başarılı bir büyükelçi.

Oğlu ise LGS’de 500 tam puan alan öğrenciler arasında.

Şimdi böyle bir aileye bakıp da “Aile nasıl korunur, nasıl kollanır, nasıl desteklenir?” diye sormamak mümkün mü?

Maşallah, ailecek başarı grafiği yüksek.

Son 25 yılda benzer başarılara sahip, kamunun her noktasında zirveye oynayan fertler yetiştiren onlarca ailemiz var. Hepsi bizim değerlerimiz, tamamı medarıiftiharımız. Ne kadar övünsek az.

Elbette bütün bunların tamamı tesadüftür. En kötü ihtimalle genetik yatkınlıktır. Fakat yıllardır liyakatten, çalışmaktan, sınavlardan, başarıdan bahsettiğiniz, öğüt verdiğiniz gençler de bu tesadüflere, bu yatkınlığa şaşırmıyor değil.

Onlara “Çok çalışırsanız başarılı olursunuz.” diyoruz. Ve o gençler de doğal olarak soruyor: “Peki, çok çalışmanın yanında soyadının, çevrenin, ailenin ve siyasete yakınlığın da bir katkısı olabilir mi?”

İşte aile zirvesine katılanlar tüm bu soruların cevabını mutlaka bulmuşlardır. Benim gençlere tavsiyem ise Necmeddin Bilal Erdoğan’ın, Fatma Betül Sayan’ın ve onlar gibi başarılı ailelerin temsilcilerinin engin bilgi ve tecrübelerini can kulağıyla dinlemeleridir…