Eskişehir'in üzerine yapışmış bazı kavramlar vardır. Bunlardan biri de Eskişehir'in merkezi iktidar tarafından sürekli göz ardı edilmesi, sorunlarının görmezden gelinmesi, yatırımlarda desteklenmemesi ve potansiyelini sergileyecek yetenek ve kültürünün önünün açılmamasıdır.
Eskişehir'in sahip olduğu potansiyel yüksek olup sanayi ve ticaret rakamları umut verici olsa da yatırımların azlığı, beklenen yatırımların gerçekleşmemesi ve desteklenmemesi Eskişehir'i büyük sıkıntı içine sokmaktadır.

Her ne kadar bu tip konular Eskişehir'de sıklıkla 'siyasi zemin' üzerinden ele alınsa da ben bu tip sorunların her zaman siyasi zeminde değil ekonomik zeminde ele alınması gerektiğini ve çözümü için de ekonomi dünyasının devreye girmesi gerektiğini savunurum ve savunmaktayım. Konuşmayan, eleştirmeyen, talep etmeyen, dillendirmeyen, takip etmeyen bir sanayi kültürünün oluşmasının kente büyük zarar verdiğine inanmaktayım.

Örneğin, 18 Aralık 2013 tarihinde ilk olarak benim kamuoyuna duyurduğum, 'YHT, TÜLOMSAŞ'ta üretilecek' haberinin ardından TÜLOMSAŞ'ın içine kadar girip 'İşte YHT burada üretilecek' haberleri dahi yapıp, fotoğraflarını Türkiye'ye servis ettiğim ve defalarca bu konuyu işledim. Aradan tam 7 yıl geçti hala aynı haberleri yapmaya devam ediyoruz, hala YHT'yi Eskişehir üretmeli diye konuşup duruyoruz. Yetkililer ise hala Eskişehir'in ağzına bir parmak bal sürmeye devam ediyor.
Yerli otomobil tartışmalarını hatırlayın. ESO ve EOSB seçimleri öncesiydi. Adaylar, yerli otomobilin Eskişehir'de üretilmesi için açıklamalar yapıyor, bunun için Bakanlar ziyaret ediliyordu. O günkü gazetelerin manşetleri hep bu açıklamalar ile doluydu. Şimdi yerli otomobil fabrikasının Bursa'da olacağı açıklandı. Bizler yine uzaktan seyrediyoruz.

EKONOMİ SİYASETİ BELİRLER, SİYASET EKONOMİYİ DEĞİL
Siyaset toplumda bir üst yapı, ekonomi ise alt yapı kurumu olarak karşımızdadır ve tüm toplumsal kurumların işleyişini alt yapı kurumu olan ekonomi belirler. Bakmayın siz Türkiye'deki ve Eskişehir'deki tersi ve aksi duruma, dünya tarihi ekonomi tarihidir.Dolayısıyla Eskişehir'in özellikle ekonomi ile ilgili sorun, talep ve beklentilerinde sanayicilerin devreye girmesi, söz söylemesi ve taleplerini sıralaması toplumsal etkileşim açısından hayati değer taşımaktadır.

İŞ KONSEYİ BU AÇIDAN ÇOK ÖNEMLİ
12 Aralık 2017 tarihinde aynen şu ifadeleri kullanmıştım;
'…Eskişehir'in bir talebinin hayata geçmesi için sanayicilerin kurumsal kimlikleri ile bir araya gelmesi ve ortak amaç doğrultusunda hareket etmesi kadar anlamlı ve güzel bir durum olamaz.
Dün de yazdım bugün de yazıyorum; bu platformun çatısını yükseltmesi gerekiyor. Helikopter motorundan YHT üretimine, uçak motorundan otomobile, animasyon merkezinden bilişim vadisine aklımıza ne geliyorsa Eskişehir ve ülke menfaatine uygun üretimleri merkezine koyan bir platforma dönüşmeli.'
Ve nihayet bu platform bugün Eskişehir İş Konseyi adı altında kuruldu. Çalışmalarına, toplantılarına başladı. Çalışmaya da devam etmeli. Bu konsey kendi içinde alt çalışma grupları kurarak ortak hedef ve amaç doğrultusunda kamuoyu baskısı yaratmalı, projeler geliştirmeli, sorunları yerinde çözmeli, sorunlara değil çözümlere tüm sanayicileri ortak etmeli.
Örneğin, Eskişehir'de tarımsal Ar-Ge merkezleri kurulması için raporlar hazırlamalı ve bunu Ankara'ya sunmalı...
Örneğin; kod yazılımı konusunda seferberlik mi başlatılacak, bu konsey çalışma yapmalı ve ilgili yetkililerle ortak güç birliği çağrısı yapmalı.


ANKARA'NIN DEĞİL ESKİŞEHİR'İN TALEPLERİ HAYATA GEÇMELİ

Bu Konseye bağlı;
Eskişehir Yerli Otomobil Çalışma Grubu,
Eskişehir Helikopter Motoru çalışma Grubu,
Eskişehir Tarımsal Üretim Çalışma Grubu vb kurulmalı.
Her bir çalışma grubuna Odalar, SİAD'lar, üniversiteler ve ilgili kamu kuruluşları birer temsilci göndermeli.
Merkezi iktidar desteklemiyor, siyaset Eskişehir'i sadece seçimden seçime hatırlıyor. Bu yüzden tek çare Eskişehirlilerin kendi potansiyelinde ve gücünde olmalı.
Ve bu İş Konseyini sorunsuz şekilde çalıştırmalı…