İnsanlar işi gücü bırakmış günlerdir Tepebaşı Belediyesi’ne Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile yapılan operasyonu konuşuyor…

Hatta bilgisi olanda olmayanda ahkam kesiyor…

Bilgisi derken operasyonun gerekçesi yaklaşık 1,5 yıl önce Tepebaşı Belediyesi’nde çok çok önceden Sayıştay Denetçilerinin yaptıkları denetmelerde tuttukları raporların bir kısmının kamuoyuna sızmasını kastediyorum…

Yani operasyonda yer alan iddiaların çoğu zaten biliniyordu…

Benim merak ettiğim 1,5 yıldır soruşturma aşamasında olan konuların eğer suç teşkil ediyorsa (suç olup olmadığını hakim, savcı veya avukat değilim ki bileyim) neden beklendiği?

Sanırım Cumhuriyet Başsavcılığı delilleri toplamadan sadece Sayıştay Denetçilerinin raporlarında yer alan iddialar hakkında delil ve belgelere dayanarak operasyon yapmadı…

Raporda yer alan iddialarla ilgili belgeleri toplamış olacak ki söz konusu operasyon gerçekleşti…

YEREL MAHKEME “SUÇLU” DESE BİLE

SANIKLARIN İTİRAZ ETME HAKKI VAR

Tepebaşı Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili soruşturmada 25 şüpheli gözaltına alındı…

Savcılıkta alınan ifadelerinin sonrasında 15’i tutuklandı 10 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı...

Tutuklanan 15 kişinin peşinen suçlu olduğunu söylemek doğru olmaz…

Savcılık Tedbiren, Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre "önlem olarak" veya "önlem amacıyla" tutuklar…

Daha sonra tutuklu ve tutuksuz yargılanacak kişiler hakkında tek tek iddianame hazırlanır ve mahkeme heyetinin karşına çıkarlar…

Hâkim karşısına çıkarlar ama hala suçlu olarak değil...

Yargılamayı yapan mahkeme heyeti yargılanan kişiler hakkında toplanan bilgi, belgeler ile aldıkları savunmalar sonunda yasaya göre eğer “suçlu” olduklarına kanaat getirirse cezasını belirler…

Yargılanan kişiler hakkında yerel mahkeme cezasını belirlemiş olsa dahi hala suçsuzdurlar. Yani tutuklular…

Sanıkların yerel mahkemenin verdiği cezaya hitaben yazılan bir dilekçe ile İstinaf Mahkemesi’ne (Bölge Adliye veya Bölge İdare Mahkemesi) gönderilir…

Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemeleri dosya üzerinde yaptıkları incemeler sonunda yerel mahkemenin verdiği kararı bozar veya onar…

Bölge Adliye veya Bölge İdare Mahkemeleri verilen cezayı onar ya da bozarsa kişilerin yerel mahkemede bir kez daha yargılanmaları söz konusu…

Yerel Mahkeme Bölge İdare veya Bölge Adliye mahkemelerinin bozma ve onama kararına katılır veya katılmaz…

Yargılanan kişilerin bu kez Yargıtay’a itiraz etme hakları da var…

Ancak Yargıtay tarafından yerel mahkemelerin verdikleri kararlar onandıktan sonra kişiler suçlu veya değildirler…

KONUŞULANLARA BAKARSANIZ

SANKİ BELEDİYEYİ SOYMUŞLAR

Ameliyatlı olmam nedeniyle şu günlerde çok fazla sokağa çıkmıyorum…

Ancak evimizin yanındaki markete gidiyorum…

Marketin hemen yanında kahvehane var…

Hava durumuna göre insanlar kahvenin önündeki bahçeye oturuyorlar…

Gelip geçerken tanıdık simalar gördüğümde yanlarına oturuyor ve konuşulanlara kulak misafiri oluyorum…

İnsanlar mahkemelerden önce tutuklanan 15 kişinin cezasını belirlemişler…

Konuşulanlara inanacak olsam sanki Tepebaşı Belediyesini soyup soğana çevirmişler diye düşünürüm!

Ayıptır, yazıktır, günahtır…

Bu 15 kişi içerisinde sizin ağabeyiniz, kardeşiniz, amcanız-dayınız, kızınız oğlunuzda olabilirdi…

Sağda-solda sizin veya arkadaşlarınızın yaptıkları asılsız iddiaları duysanız ne düşünür dünüz? Veya kulağınızı mı tıkardınız? Yoksa “yargısız infaz yapmayın” mı derdiniz?

Bugün mahkemelerde yargılanan binlerce kişi var…

Yargı bu insanlara “cezasını vermeden” suçlu diyebilir miyiz?

Lütfen ama lütfen yargılanan kişi her kim olursa olsun “yargısız infaz” yapmayalım…

Adalet bir gün gelecek hepimize lazım olacak…

Unutmayalım; Adaletin kestiği parmak da acımaz…