Gök gürler, Allah cc muhafaza yıldırım düşer kesilir elektrik… O vakit anlarız…
Gök, göz kırpıyor, elektrikler aşık olup bayılıp gözü kararıyor… Eli ayağı kesiliyor /bir nevi… Devreleri yakıyor köy elektriksiz kalıyor… Bunun adı aşk değil, çile…
Geçen gece tutmadı uyku bizi, açtık kitabı karıştırdık… 'Kimi kitap karıştırır, kimi memleket' misali okuduk biraz canımızı…
'Müsait misiniz' diye başlayan ve 'Kar yok, fırtına yok, gecenin 03.45'i yine gitti elektrikler' diye devam eden bir mesaj aldık… Sezgin Yıldız Bey'di… Detayları yazdı…
Sezgin Yıldız... Malıç - Yunus Emre'de elektriklerin sık sık gittiğinden dem vurmuş…
Sabah saatlerinde daha çok gidiyormuş… Şikayet etmiş…
Cevap;
-Leylekler tellere değiyor o yüzden vs…
ELEKTİRİK KESİLİYOR, VATANDAŞ MAĞDUR…
Sezgin Bey, eşiyle birlikte Yunus Emre'de bazlama yapıp satıyor…
Hamur Karma makinasını ses yapmaya başlamış, buzdolabı ha bozulmuş ha bozulacak…
Arızayı gidermek için ekip gelmiş /lakin çözüm bulunamamış…
Sezgin Bey muhtarları da devreye sokmaya çalışmış…
Hepiniz gidin dilekçe verin cevabını almış… Üstelik 'Sen daha yenisin' denilmiş…
Yılmamış Sezgin Bey araştırmaya devam etmiş… Direklerden atlamalar yapıyor cevabını almış bu kez… Eee yani demiş /yine çözüm yok!
Elektrik akımının düşük olması nedeniyle bazı dinamoların çalışmadığı, bazı köylerde su pompalarının bile yandığı iddia ediliyor…
Sayın OEDAŞ!
Yok, atlama oluyor, leylek konuyor, armudun sapı, üzümün çöpü mazeretiyle peynir gemisi yürümüyor… Sezgin bey bazlama ile karın doyuruyor, siz ise soyut ifadelerle aç bırakıyorsunuz…
Zamlar bir taraftan halkın belini bükerken diğer taraftan kesintilerle uğraşıyor vatandaş…
21. yy'da bu çile niye?
Kesintiler nedeniyle Sezgin Bey başta olmak üzere Yunus Emre halkı şikayetçi…
Oedaş yetkililerini acil çözüme davet ediyoruz…
////////////////////////////////////////////////
DÜNYA MÜLTECİLER GÜNÜ…
'20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'…
BM verilerine göre dünyada en çok mülteci ağırlayan ülke TÜRKİYE…
Türkiye: 3,7 milyon,
Pakistan: 1,4 milyon,
Uganda: 1,2 milyon,
Sudan: 1,1 milyon
Almanya: 1,1 milyon…
Bunlar resmi rakamlar…
Ve dünyada evlerini, barklarını, yurtlarını terk edenlerin sayısı 80 milyon civarında… Yarıdan fazlası ise çocuklar /bebekler…
36 milyona yakını mülteci…
Suriye tek başına 7 milyon mülteci veren ülke konumunda…
Belki de son yüzyılın an acı tablosu…
BATI 4 MAYMUNU OYNUYOR…
Lütfen dikkat buyurun!
Mülteci yükünü varlıklı batılı ülkeler değil, yoksul ve bizim gibi gelişmekte olan ülkeler çekiyor… Batı 4 maymunu oynuyor /anlayacağınız…
Düşünsenize!
Suriye'de bazı ülkelerin çıkarları sonucu milyonlar öldü, diğerleri mülteci oldu…
AB, ABD, İsrail, Rusya ve diğerleri tepişti, olan karıncalara oldu… Sınır onların değil tabi… İstedikleri gibi tepişti/ tepişiyor mübarekler!
Zaten varlıklılar, eli iş tutanlar Avrupa'ya attı kapağı!
Bazıları can verdi göz göre göre, sahile vurdu insanlık…
Diğer yandan Avrupa'da binlerce, on binlerce mülteci çocuğun kayıp olduğu söylenegelir… Bu insanlık dışı vahşete bile diller lal… Bu sessizlik onları zaten boğar…
TÜRKİYE TOPLUMSAL OLAYLARA GEBE!
Tüm bunlar bir yana, İddia ediyorum mültecilere karşı kullanılan hoşgörü dili, cömertlik ve dayanışma konusunda lider ülke TÜRKİYE'dir…
Bu demek değil ki her şey güllük gülistanlık, birçok yörede sabırlar taşma noktasına gelmiştir… Sabreden insanın son sözü ağır olur, söyletmeyin… Cadde ve sokaklar ağzına kadar mülteci ile dolmuş, çözüm beklemektedir… Çare bulun…
Kanayan yaraya acil merhem! Yara kangren olmak üzere sesi…
Bazı toplumsal olaylara gebedir güzel ülkemiz… Ve inşallah felaketler doğurmadan çözüme kavuşur…
Demiyoruz ki gönderin gitsin… Demiyoruz ki almayın, sokmayın sınırlardan (ki zaten bazı bölgelerde sınırlar Dingo'nun ahırı gibi!) lakin Allah cc aşkına somut adımlar atın, çözüm bulun… Öyle 'saldım çayıra, mevlam kayıra'da olmamalı efendim… Vallahi vicdanlar büklüm büklüm…
***
En çok mülteci ağırlayan ülkeyiz ya biz…
Göç bakanlığımız dahi yok! Neden?
Kent'imiz de de sıkıntılar büyük diğer Kent'ler gibi… Lokantaları, Cep telefon satış yerleri, berber ve neredeyse her türlü ticareti yapıyorlar artık… Türkçe tabela ara ki bulasın…
Hani yiyor ya Necip Fazıl '…Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! …'
MÜLTECİLER GÜNÜ KUTLANIYOR UTANMADAN…
Görüyorum ki bazıları ezbere konuşuyor, bazıları sosyal hesaplarından kutluyor bugünü…
Festival, ya da bayram sanıyor… Kimse de yorum yapmıyor /düzeltmiyor bu arkadaşları… Allah cc aşkına siz neyi kutluyorsunuz? Demiyor… Yanlış yapıyorsun demiyor…
DENSİZ, 'ATATÜRK MÜLTECİ' DİYEBİLİYOR!
Suriyeliler sorununun tartışıldığı programda T.S, adlı bir yazar! Konuyu Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e getirerek, Atatürk için 'mülteci'diyebiliyor…
T.S, konuşmasının devamında şu skandal cümleleri kullanmaktan imtina etmiyor… '… Selanik'ten kaç tane mülteci geldi ülkemize? Göçmen, mülteci neticede başka bir idarenin eline geçmiş oradaki Osmanlı himayesi kalktığı için insanlar canını malını emniyete almak için ana yurduna gelmiş bu mültecidir'
İpi bilmiyor, kolanı bilmiyor dağa oduna gidiyor bu yazar müsveddesi…
Ve bu kişiyi TV yorumcu olarak çıkarıyor…
Bazı hususlarda, bazı kişilerin cahilliği yakadan /paçadan akıyor… Yürürken de başkalarının üzerine sıçratıyor…
Eee ne diyelim, 'Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş…'
***
Ve yazımıza güzel bir hikaye ile virgül koyalım;
Çinli bir köylü baltasını kaybetmiş… Komşusunun oğlundan şüphelenmiş, çünkü bir hırsız gibi konuşuyor, yürüyor ve davranıyormuş…
Ertesi gün tarlada ki aletlerin içinde baltayı bulmuş…
Sonra çocuğu yine görmüş; bütün diğer çocuklar gibi konuşuyor, yürüyor ve davranıyormuş…
Yazımızı hangi gözle okudunuz merak etmiyor değilim… Neticede görmek istediğini görüyor beşer…
'Önyargılarımızı kırmak atomu parçalamaktan daha zordur' demiş Albert Einstein…