1950'li yıllar…
Japonya'da bir imalathanede 10-15 işçi basit elektrikli aletler monte ediyordu…
Patron o günkü gazeteyi açtığında manşette ABD savunma bakanının açıklamasını gördü… 'Japon malları çok hatalı ve kalitesiz, işyeri sahibi çok bozuldu ve işçilere 'İşi bırakın, toplanın!' dedi, gazeteyi gösterdi ve anlattı…
-Arkadaşlar! Ülkemizi bombaladılar, şehrimizi ve dahi yüzbinlerce Japon'u yok ettiler… Çocuklarımızı sakat bıraktılar… Şimdi de Japon malları hatalı ve kalitesiz diyorlar… Var mısınız bütün dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayalım?'

İşçiler bağırdı… 'İspatlayacağız!'
'Gidin o zaman bunu kapının girişine yazın ve böylece gelen herkes görsün'

Ertesi gün kapıda şu yazılıydı…
-'Bütün dünyaya Japon mallarının sıfır hatalı ve kaliteli olduğunu ispatlayacağız…'

O imalathanenin adı SONY, patronunun adı Akio Morita'ydı…

Peki, şimdi soruyoruz…
Japonlar bunu bütün dünyaya kabul ettirdiler mi?
Elbette ettirdiler… SONY'nin hayat hedefi 1950'lerden beri hiç değişmedi…

JAPONLARIN BAŞARI HİKÂYELERİNE HAYRANIM…

Japonlara dair hikayeler okumaya çalışırım… Okuduğum her başarı öyküsü derinden etkiler beni…
İşimiz gereği hatırı sayılır Japon tanıdık, çalıştık…
Hayran olmamak elde değil inanın… Çok farklılar… İşlerine çok bağlı, azimli, çalışkan ve disiplinliler…
Ülkemizde kurumsal şirketler Japonların birçok sisteminden faydalanıyorlar /bizzat şahidim, sürece dahil oldum…

Sadece özel sektörde ki kurumsal şirketlerin değil, küçük ölçekli şirketlerinde bu sistemlere müdahil olması gerektiğini düşünenlerden /hatta şiddetle savunanlardanım…

Neden bizim SONY'lerimiz olmasın?
Bence Dünyanın geri kalanının acilen Japonya'yı Örnek alması elzemdir…
Başta biz…
Gerekirse detaya sonra gireriz…
Hiç lafı uzatmayacağım…
Bizim kurtuluş reçetelerimiz 'Eğitim ve üretimdir…'
Ves'selam…

////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

İNÖNÜ'YE DEV TÜRK BAYRAĞI…

Öncelikle İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt'a teşekkür ederek başlayalım söze…

İnönü Belediyesince Türk Bayrağı hazırlatılmış… Çapı 35 metrekare…
21 metre uzunluğunda…

O bayrak İnönü İlçesine ismini veren İnler'in hemen üzerinde yer alan Şehitler Tepesi'nde göndere çekilmiş…

İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt bakın törende 'Türk bayrağı, milletimizin tarih boyunca vermiş olduğu mücadelenin, vatan toprakları için dökülen kanların simgesidir… Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz' sözlerine mazhar olan ilçemize yakışır ölçülerdeki Türk bayrağının ilçemizin her yerinden görünecek ebatlarda ve en yüksek noktasında dalgalandırmak bizlerin görevidir. Bayrağa sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır. Bayrağımız bugün burada olduğu gibi yurdumuzun her noktasında en son ocak tütene kadar şanla şerefle ilelebet dalgalanacaktır' demiş…

Teşekkürler Sayın Bozkurt…
Er ya da geç, hanelerin, ilçelerin, köylerin ve dahi tüm ülkeni yapması gereken bir olaydır…
Hele ki 15 Temmuz sonrası…
Hele ki Afrin Zeytin dalı harekatı esnası…
Hele ki hainlere verilen birlik beraberlik mesajı…
Her şeyden ziyade Türk Bayrağına sevgi saygı ve dahi sahiplenme duygusu…

Çünkü Ay Yıldızlı Bayrağımız bir bez parçası değildir… Bizim namusumuz, şerefimizdir, onurumuzdur…

BAYRAK OLMAYAN YERLERDEN ALIŞ-VERİŞ YAPMA…

Kaldı ki Mehmetçiğimiz girilmez denilen yerlere girdi Ay Yıldızlı bayrağımızı astı /şanla şerefle dalgalandırdı…

Üzülerek görüyorum ki bazı esnaflarımızda, AVM'lerde ve dahi işletmelerde Türk Bayrağı hassasiyeti hala yok…

Bile isteye işyerlerine bayrak asmayanlara 'Yazıklar olsun…'

Çağrımızı yineleyelim…
İşletmesinde Türk Bayrağı olmayan hiçbir esnaftan /ticarethane'den alışveriş yapmayalım…

Güvence der ki!
Türk Milleti'ni anlamak, bayrağı sevmek bir yürek işidir…
Hissetmek ve adanmışlık ister…
Yorulmak, vazgeçmek, bıkmak ve yarı yolda bırakmak asla yoktur…
Ayırmak, dışlamak, ötekileştirmek bize son derece uzak ve yabancı kavramlardır…
Ves'selam…
*
Ne diyor Arif Nihat Asya 'Bayrak' şiirinde…

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
*
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;
Yeryüzünde yer beğen:
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!

//////////////////////////////////////////////////////
YELKENTEPE'YE ÇOK YAKIŞTI…

Geçtiğimiz yıl Mihalıççık Yelkentepe'de de dev bir Türk Bayrağı dalgalandırılmıştı…
Takdir görmüştü bu hareket…
Teşekkürün yanında şunu da hatırlatmıştık /yineleyelim…

O TABELA YERİNE NE ZAMAN ASILACAK?

2014 yılı öncesi Mihalıççık belediyesi (eski) hizmet binasına dönemin MHP'li belediye başkanı Ümit Güven tarafından dev bir tabelayla 'NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE' yazdırılmıştı…
Şu anki belediye başkanı mazeret göstermeden 'NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE' tabelasını kaldırttı… Gelen tepkiler üzerine yenileyeceğiz, diyerek cevap vermişti…

Peki, onca zaman geçti ne oldu dersiniz? Tabi ki asılmadı…
15 Temmuz sonrası eski hizmet binasına 'Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet' tabelası asıldı…

Sayın İ.Uysal'ı tebrik etmemek elde değil…
Tereyağından kıl çeker gibi sessiz sedasız indirdi tabelayı… Tabelayı indirmekle kalmadı merkezde bulunan belediye hizmet binasını da aldı götürdü ilçe girişine koydu… Her babayiğidin harcı değildir bu işler…

Malıc'a çağ atlatmadı belki ama /ders verdi…
O dersin adı 'Malıç /esnafını ekonomisini hızla nasıl geriye götürebilirim' dersi…
Başarılıda oldu… Gidin /görün…

Ha unutmadan!
Cumhuriyet meydanında ki Cumhurbaşkanlığı Forsunda da yer alan 16 Türk Devleti bayrağı bile kaldırılmış, gelen tepkiler üzerine yenileri dalgalandırılmıştı…

Belediye makamında ki 16 Türk Devleti bayrağı ve kurucularının simgelerinin neden kaldırıldığını sormuyoruz bile!