Geçmişte ve gelecekte yolculuk yapmak.
Bilim kurgu filmlerinde sıkça rastlarız değil mi?
Peki, gerçekte böyle bir yolculuk mümkün mü?
Bilim der ki; Teorik olarak mümkün.
Lakin yakın zamanda da böyle bir şeyin olması söz konusu değil.
Buraya kadar çok heyecanlı değil mi?
Peki, heyecan verici kısmı burada bitirelim, biz ilimin ve bilimin yanında koşmaya devam edelim.
İlle bir yolculuk ise gayemiz, kestirmeden bunun mümkün olduğunu hepimiz biliyoruz.
Zamanda yolculuk yapmak için ışınlanmak gerekmiyor.
Kitabın da bir zaman makinesi olduğunu unutmayalım.
Tarihin derinliklerinde yolculuk yapar, geleceğe ışık tutar.
Kim ki yolculuğa çıkar, yolda olanı bilgiye boğar.
Bizim şimdilerde en çok açlık duymamız gereken kıymetli bir hazineden bahsediyorum.
Ülkemizde kitap okumaktan oldukça uzak bir millet olduğumuzu söyleyebilirim.
Eskişehir'in ise kitap okuma anlamında ön sıralarda olduğunu da eklemeliyim.
Öyle ki şehrimizde kimi zaman kitap okuma konusunda güzelliklere de tanıklık ediyoruz.
Mesela; önceki gün lise öğrencileri öğretmenlerinin de eşliğiyle sabahın erken saatlerinde tramvay da kitap okuma etkinliği gerçekleştirdi.
Okuyarak farkındalık olmaz, bir de bu kitapları dağıtalım demişler.
...Ve yaklaşık 500 kitabı tramvaydaki yolculara ücretsiz olarak hediye ettiler.
Bu etkinlik okuma alışkanlığını yaymak için en anlamlı ışığın yansımasıydı.
Işığın farkına varan tebessümle kitabı aldı, ışığı göremeyen ve görmezden gelenler de sadece baktı.
Böyle bir etkinliğe öncülük etmelerinden dolayı her bir öğrenciyi yürekten kutluyorum.
Şunu da eklemeliyim; okumanın önemi anlamında ciltler dolusu kitaplar yazıldı, yazılıyor.
Bize söz düşmez burada ama okumanın yerini hiç bir şeyin tutmadığını çok iyi biliyorum.
Ve şu sözlerle noktalıyorum.
-İlk ayet 'ikra' oldu,
ayete riayet eden kainatı okudu.
Öyleyse, vakit okuma vakti!
Sağlıcakla kalın...