Yeni nesil yazar kasalar için bankaların aylık 25-30 lira ücret almasına esnaflar tepkili…
Vergiden çok yazar kasa ücreti ödediklerinden şikayetçi olan özellikle küçük esnaf, POS’la yapılan tahsilatlardan bu tutar kadar kesinti yapıldığı için, evlere servis yapan küçük bir lokantada bile bu cihazlardan 3-4 tane bulunmasının zorunlu olduğu bir ortamda, esnafın yıllık 900 ila bin 500 lira bir maliyete katlanıyor…
Yeni nesil yazar kasaların POS cihazlarıyla bütünleşik olmasından dolayı bu cihazları en çok bankaların sattığı söyleniyor…
İki bankayla çalışan bir esnafın ödemesi gereken yıllık maliyet 3 bin liraya çıkıyor. Çok sayıda esnaf bu durumdan şikayetçi. POS cihazlarıyla yapılan satışlardan bankalar zaten komisyonlarını alıyor. Hem satıştan komisyon alıp hem de kullanılan cihazlar için ücret alınması hakkaniyetle bağdaşmıyor…
Bu duruma tepki gösteren esnaflar, “Tabiri caizse bir koyundan iki post çıkarılıyor. Yeni nesil yazar kasa POS cihazları maliyeden çok bankalara yaradı. Bu haksız uygulamalar, tüketici mahkemelerinden dönebilir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bu konuda kısıtlayıcı düzenleme yapmalıdır” diyor…
“ESNAFI IFLAS NOKTASINA GETİRDİ”
Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı ve Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkan Adayı Murat Arnik, yazar kasa POS (Yeni Nesil ÖKC) ile adisyon yazılımları entegrasyonunda yaşanan sorunların esnafı iflas noktasına getirdiğini belirtti…
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı’na çağrıda bulunan Arnik, altyapısı tamamlanmadan ceza kesilen sistemin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi…
Yiyecek–içecek sektöründe restoran adisyon programları ile yazar kasa POS (Yeni Nesil ÖKC) entegrasyonu sürecinde yaşanan krizin artık tahammül edilemez boyuta ulaştığı ifade ediliyor…
Yaşanan sorunun yalnızca teknik bir yazılım meselesi olmadığı, yüz binlerce işletmenin günlük işleyişini ve kayıtlı ticaretini doğrudan etkileyen yapısal bir krize dönüştüğü vurgulanıyor…
“ESNAF ÜÇ KEZ PARA ÖDÜYOR SONUNDA YINE CEZA YİYOR”
Sistemin esnafa ağır bir mali yük getirdiğini belirten Arnik, “Bugün esnaf ve sanatkâr; yeni nesil yazar kasa POS cihazına para ödüyor, adisyon ve yazılım programına para ödüyor, banka POS altyapısına para ödüyor. Entegrasyon ve güncelleme adı altında her yıl ek ücretler talep ediliyor. Buna rağmen her POS cihazı her yazılıma uymadığı için ‘uyumsuzluk’ gerekçesiyle yine ceza kesiliyor. Bu kabul edilemez” dedi.
Eskişehir Gastronomi Derneği Başkanı ve Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkan Adayı Murat Arnik, “Devletimiz bu sistemi zorunlu kılıyorsa, önce o sistemin sahada eksiksiz çalışmasını sağlamak zorundadır. Uyum altyapısı tamamlanmadan doğrudan ceza kesmek sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
“UYARI YOK, REHBER YOK AMA 30 BIN TL CEZA VAR”
Arnik, sözlerine şöyle devam etti:
POS entegrasyonu olmadığı gerekçesiyle işletmelere önceden yazılı uyarı yapılmadan ve süre tanınmadan yüksek tutarlı özel usulsüzlük cezaları kesildiğini dile getiren Arnik, “Esnaf 15 bin, 20 bin, hatta 30 bin lira cezalarla karşılaşıyor. Rehberlik yapılmadan kesilen bu cezalar adil değildir…”
“KANUN VAR AMA SAHADA YOL HARITASI YOK”
Süreci yönetecek mali müşavirlerin bile yeterli bilgiye sahip değil. Kamu kurumları ve meslek kuruluşlarına sahada etkin bir bilgilendirme yapılmadı. Kanunu çıkarıyorsunuz, süre veriyorsunuz ama sahada yol haritası yok. Küçük esnaftan bu karmaşık dönüşümü tek başına çözmesini beklemek gerçekçi değil.
TEKELLEŞME VE RANT UYARISI
Her yazılımın her cihazla uyumlu değil. Sahada “Bu yazılımı kullanmazsan olmaz” ya da “Bu cihazı almazsan çalışmaz” dayatmalarının yaygınlaştı. Bu durum esnafı seçeneksiz bıraktı ve ciddi bir rant alanı oluşturdu...
NET ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Murat Arnik, sözlerinin sonunda sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için şu çağrılarda bulundu:
Cezalar geçici olarak durdurulmalı
En az 1 yıl uyum süresi tanınmalı
Devlet eliyle tek tip entegrasyon standardı belirlenmeli
Uyumluluk listeleri resmî ve şeffaf şekilde yayımlanmalı
Entegrasyon ve güncelleme bedelleri kaldırılmalı
Esnafı yeniden cihaz almaya zorlayan sistem sona ermeli
GİB, yazılım firmaları, bankalar, cihaz üreticileri ve esnaf temsilcileri ortak bir masa etrafında toplanmalı…
* * *
Yukarıda da yazdım…
Yeni nesil yazar kasaların POS cihazlarıyla bütünleşik olmasından dolayı tüm esnaf ve sanatkarların bunu kullanması zorunlu…
Post cihazlarını en çok satan ise bankalar…
Bankalar sattığı her post cihazı başı esnaflardan aylık 25-30 lira ücret alıyor…
Bir pos cihazı yetersiz kaldığı için özellikle yeme içme servisi yapan işletmeler 3-4 post cihazı kullanıyor. Bir post cihazının esnafa yıllık maliyeti ise 900 ila bin 500 lira. 4 banka ile çalışıyorsa bu maliyet 3 bin liraya kadar çıkıyor…
Zaten zor günler geçiren esnaf durup dururken bankalara neden bu parayı ödesin?
Bir esnaf için yıllık maliyet her ne kadar 900 ile bin 500 TL olsa da Türkiye genelindeki esnaf sayısı dikkate alındığında çok büyük rakam çıkıyor…
Hazine ve Maliye Bakanlığı küçük esnafın yakınmasını dikkate alarak, bankaların sattıkları post cihazlarından aylık kullanım ücreti alınmasının mutlaka önüne geçmeli. Aksi taktirde son dönemlerde zaten büyük sıkıntı içinde olan esnafın her kalemde artan maliyetleri çoğunu kepenk kapattırmaya mahkum edecek...
* * *
“EMEKLİLER SISTEMATİK YOKSULLAŞTIRILIYOR”
Son dönemlerde Eskişehir’de en çok dikkatimi çeken durum siyasetçilerin ön sıralarında yer alması...
Her hafta yaptığı basın toplantılarında genellikle şehrin bilinmeyen, duyulmayan sorunlarını gündeme getiriyor…
Bu da son derece dikkat çekici oluyor...
Kimden bahsediyorum?
İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer…
Kendisini yakından tanırım…
Yıllar önce eşimin çalıştığı TEDAŞ’ta görev yapıyordu…
TEDAŞ’ın özelleşmesinden sonra ESOGÜ bünyesine geçti…
İşçi sıfatıyla çalıştığı için aktif olarak siyaset yapmasında kanunen sakınca yoktu…
Bu nedenle yıllarca MHP’de siyaset yaptı. Merkez İlçe Başkanlığına kadar yükseldi…
Birçok MHP’li gibi MHP Genel Başkanlığı seçimlerinde genel başkan adayı Meral Akşener’e destek verdi…
Meral Akşener, MHP’den kopup İYİ Parti’yi kurmasıyla partisinden istifa ederek İYİ Parti’ye üye oldu…
İYİ Parti’nin yönetimlerinde de aktif siyaset yaptı…
Şimdi ise İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığını başarıyla yürütüyor...
Samimiyetine inandığım ve sevdiğim bir kardeşim…
* * *
Geçtiğimiz hafta yaptığı basın toplantısında emekli sorunlarını gündeme getirdi…
Öyle kuru kuru değil…
Basın toplantısı öncesi emeklilerin yaşadıklarını sergi açarak dövizlerle sergilemiş…
Sergi fotoğraflarını görünce Gürol kardeşimi kutladım…
Gürol Yer, özellikle emekli maaşlarına yapılan artışlara sert sözlerle tepki göstererek, milyonlarca emeklinin açlık sınırının çok altında yaşamaya zorlandığını, 16 milyon 859 bin emeklinin yok sayıldığına dikkat çekerek, adeta dalga geçildiğini, bunun bir sosyal devlet değil, sistematik bir yoksullaştırma politikası olduğunun altını çizmiş…
İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, düzenlenen sergi açılışında Türkiye’de 16 milyon 859 bin emeklinin bulunduğunu, yaklaşık 6 milyon emeklinin ise asgari ücretin altında maaş aldığını belirterek, emeklilerin açlık sınırının çok altında bir gelire mahkûm edildiğine dikkat çekmiş…
“YAPILAN ZAM SADAKA NİTELİĞİNDE”
Yapılan artışların “sadaka niteliğinde” olduğunu savunan Yer, emeklilerin yaşadığı sürecin bir yok sayılma süreci olduğunu, emeklilerle alay edildiğini öne sürerek, “Sefalet ücreti olarak tanımlanan maaşlar Meclis’e gelince ‘bize ne’ denildi. Bu, emeklilerle dalga geçmek değil midir?” ifadelerini kullanmış...
Yer, 2008 yılında yapılan kanun değişikliğinin emeklilerin gelir kaybının temel nedeni olduğuna da dikkat çekerek, söz konusu düzenleme yapılmamış olsaydı emekli taban maaşının 1 Ocak 2026 itibarıyla 46 bin lira seviyesinde olacağını da dikkat çekmiş… Yer, “Bugün lütuf gibi sunulan artışlar değil, gasp edilen haklarımızı konuşuyoruz” diyerek, ekonomik sıkıntıların yalnızca emeklilerle sınırlı olmadığını, öğrencilerden ailelere, gençlerden yaşlılara kadar toplumun geniş kesimlerinin geçim sıkıntısı içinde yaşadığını da belirtmiş…
“Fakr-u zaruret içinde debelenen Türkiye’de sistemden beslenen küçük bir azınlık dışında kimsenin yüzü gülmüyor” diyen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak emeklilerin yaşadığı sürece dikkat çekmek amacıyla hiciv içerikli karikatürlerden oluşan bir sergi hazırladıklarını söylemiş...
Yer, serginin sonunda ortaya çıkan tablonun “artık gülemeyen bir toplum” olduğunu da ifade etmiş...
Gürol Yer, konuşmasını mücadele vurgusuyla tamamlayarak, “İYİ Parti olarak umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Yaşananlar unutulmayacak, sandıkta gereken cevap verilecektir” sözleriyle konuşmasını noktalamış...
* * *
En düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına başta CHP İl Başkanı Talat Yalaz olmak üzere CHP milletvekilleri, Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Başkanları, İYİ, Saadet, Anahtar, Zafer Partilerinin il başkanları da tepki göstermişlerdi…
Son bir umut, son bir beklenti, komisyondan geçen “En düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesi” kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kanunlaşırken yükselebileceği idi…
Maalesef, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla 20 bin TL teklifi kabul edildi…
Aslına bakarsanız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gurup toplantısından üç gün önce, “Bu vatan sahipsiz değildir, millet çaresiz değildir. En düşük emekli maaşları için gerekirse gövdemizi taşın altına koymalıyız. Emeklilerin derdi derdimiz, beklentisi beklentimizdir. En düşük maaşı alan emeklilerimiz için elimizi değil gerekirse gövdemizi taşın altına koyarız” demişti…
Ne var ki emekliye umut veren bu sözler havada kaldı...
Ve emekli maaşlarının 20 bin TL’ye çıkarılması kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda görüşülürken CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz emekli maaşlarının en az asgari ücret kadar olması için önerge vereceğiz. Eğer sözünüzde samimiyseniz gelin destek verin” demesine rağmen AK Parti’nin getirdiği 20 bin TL. kanun teklifine MHP’de “kabul” oyu verdi…
Umutlanan emeklilerin umutları da bir başka bahara kaldı...