Bugün biraz 90'ları, daha doğrusu o yılların renklerini konuşmak istiyorum.

Düşünüyorum da; insana çocukluğunun geçtiği yıllar mı güzel gelir, yoksa gerçekten 90'larda çocuk olmak mı bambaşkaydı? Bunun kesin bir cevabı yok elbette. Ama o yılların kendine has bir rengi olduğu da inkâr edilemez.

90'lar kusursuz yıllar değildi. O dönemde de acılar vardı, ekonomik sıkıntılar vardı, kayıplar vardı. Hayat o zaman da herkese eşit davranmıyordu. Ama bütün bunlar yaşanırken bile yaşamın renkleri kaybolmuyordu.

Bugüne baktığımızda ise sanki her şey aynı tona bürünmüş durumda. Neşe de hüzün de gri…

Etrafınıza bir bakın. İnsanlar, sokaklar, evler... Hepsi birbirine benziyor. Artık kaşlar aynı, dudaklar aynı, saç renkleri aynı. Bir adres tarif edilirken "mavi balkonlu apartman", "yeşil panjurlu ev" denirdi eskiden. Şimdi ise akılda kalan, kendine has bir yapısı olan bina bulmak bile zor. Çünkü hepsi birbirinin kopyası gibi.

Çocuk odaları da öyle... Eskiden duvarlarında çıkartmaların olduğu, oyuncakların dört bir yana dağıldığı, rengârenk bir dünya kurulurdu. Şimdi ise her şey "sade". Ama sade denilen şey, çoğu zaman aynı renk paletine sıkışıp kalmaktan ibaret.

Galiba insanlar zamanla kendi renklerini kaybetti.

90'ları düşündüğümde sadece görüntüler değil, sesler de geliyor aklıma. Bir şarkının ilk birkaç notasını duyduğumuz anda devamını istemsizce söylemeye başlıyoruz. Çünkü o şarkılar sadece kulağımıza değil, hayatımıza da eşlik etmişti.

Bir düşünsenize... Son yıllarda çıkan şarkılardan kaç tanesini yıllar sonra aynı heyecanla ezbere söyleyebileceğiz? Ya da bugünün çocukları için hangileri aynı izleri bırakacak? Bunu gerçekten bilmiyorum.

Biz sokakta büyüyen çocuklardık. Hava kararmadan oyunu bırakmayan, üstü başı toz toprak içinde eve dönen, ekranların değil mahallenin çocukları... Canı sıkılmasına izin verilen, sıkıldıkça yeni oyunlar bulan çocuklardık.

Arkadaşlarımızla buluşmak için ekran başına geçmez, kapı zillerine basar, aşağıdan seslenirdik.

Belki de bu yüzden anılarımız bu kadar renkli.

Bilmiyorum... Belki de bütün bunlar sadece nostaljinin bize oynadığı tatlı bir oyun. Geçmişi olduğundan daha güzel hatırlıyor olabiliriz. Ama ne olursa olsun inkâr edemeyeceğimiz bir gerçek var: 90'lar, hafızalarda silinmeyen izler bırakan bir dönemdi.

Özlediğimiz şey belki de sadece o yıllar değil de kaybettiğimiz renklerimiz…


90’lardaki çocukluğuma selam olsun