Doğdular, büyüdüler ve öldüler!
Hiç yaşamadan!
Olur mu demeyin!
İnanın var böyle insanlar...

***
Bakın etrafınıza, sizlerde fark edeceksiniz...
Hayatı mutfak ile tuvalet arasında geçen insanlar da var mesela…
20'sinde ölüp 80'inde gömülenlerin olduğu gibi…

***
Siz bunlardan olmayın emi!
Kendinizde, Kent'inizde, Ülkenizde, yaşadığımız dünyamızda neler oluyor azda olsa bilin…
Çok değil, takip ettiğiniz bir dizi kadar merak edin etrafınızda yaşananları…

Sıradan bir vatandaş bütün detayları bil(e)meyebilir…

Bilmediğinde de Türkiye Cumhuriyeti Devleti, mensubu olduğu, aidiyet hissettiği Türk Milletinin menfaatleri icabı söz söylemeyi veyahut sükût eylemeyi yeğliyor…

Asil olarak gereğini yapıyor…

MÜREKKEP YALAMIŞLAR LAKİN…

Bir gün bir alim, kitaplar üzerinde çalışmalar yaparken, yeni yazdığı kitaba hazırlık için araştırmalar gerçekleştiriyormuş… Gel zaman git zaman notlar epey birikmiş… Alim, hazırlıklarını tamamlamış, kitabını yazmaya karar vermiş…

Başlamış yazmaya… Mürekkep ve kalemi de yanından hiç eksik etmezmiş alim… Böylece mürekkebi bitince yerinden kalkmadan hemen tazelermiş… Bir gün kitabı yazarken bir yerde imla hatası yapmış… Silgi olmadığı için mürekkebi yalayarak silmeye çalışmış ve başarmış… Mürekkep yalamak deyiminin bu hikaye sonucu oluştuğu söylenegelir…

YALAYARAK HARF YOK ETME SANATI!

Hattatlardan biri, bir gün oturmuş masasının başına, bir kitabı elle yazarak çoğaltmaya çalışıyormuş… Eskiden öyle matbaa filan da yok hani…

Mürekkep hokkasına batırdığı divitini, sayfa üzerinde büyük bir özen ve dikkatle hareket ettire ettire kitabı yazıyormuş…

Hattatın oğlu hemen yanı başında duruyor, dikkatle kağıda bakıyor, divitin kağıt üzerinde nazikçe gezinmesini hayranlıkla izliyormuş…

Mürekkep, hokka kullanarak, divit ile yazı yazanlar veyahut izleyenler bilir kağıt üzerinde gidip gelirken divitin çıkardığı o hafif cızırtılı sesi… Cızırtılı demişsek te itici değil aksine güzeldir o ses…

Hattatın oğlu ısrarla babasının çalışmasını izlemek istemekteymiş… Israrlara karşı koyamamış hatta ve sessiz olması şartı ile, onun izlemesine müsaade etmiş… (Ses, konuşma dikkat dağıttığı için)

Başlamış hattat babası yazı yazmaya…

Çocuk divitin hareketlerine öyle dalıp gitmiş ki babasının, 'Eyvah!' diye bağırmasıyla adeta bomba düşmesi misali zıplamış yerinden…

Ve heme savunmaya geçmiş…