Yıllardır daha kötüye gidilen, ekonomik olarak çıkmazda hissedilen bir dönemdeyiz.

Sorunların gölgesinde bir bayram daha geçirdik.

Bayramlar herkesin bir arada olduğu, sevdikleriyle görüştüğü zamanlar.

Hayat koşturmasında sevdiklerine zaman ayıramayanlar için bir fırsat da aslında.

Ama koşullar öyle bir gelişti ki geleneklerimizi bile yerine getiremeyecek duruma geldik.

Otobüs, tren biletleri ateş pahası…

Mesela uzakta yaşayan ailesine gitmek isteyen bir genç bilet parasını nasıl karşılayacak?

Bayram harçlığı vermek…

4 bin TL bayram ikramiyesi alan bir emeklinin torunlarına harçlık verebilmesi mümkün mü?

Ya da kurban kesme ibadeti…

Dar gelirli ibadetini nasıl yerine getirebilir ki?

Komşularını, sevdiklerini evinde ağırlamak…

Alım gücü bu kadar düşmüşken misafir ağırlamak kolay mı?

Hayata pembe gözlükleriyle bakan siyasiler için bunlar farklı bir manzara…

Yıllardır geleneksel bir tutumda ilerleyen, örf ve adetlerine bağlılığıyla bilinen partililer acaba bunların farkında mı?

Maddi problemler yüzünden ailesiyle bayramlaşamayan, kurban kesemeyen, misafir ağırlayamayan, torununa harçlık veremeyen insanları görmüyorlar mı?

Bayramı bayram yapan olgular ekonomi yüzünden giderek yok oluyor.

Geleneklerine bağlı bir çizgide ilerleyen ve her seferinde bu ideolojinin arkasına sığınanlar yaşananları hafife almamalı.

Bu ülkede yaşayan çoğu kişinin en büyük problemi geçim…

Geleneklerden uzaklaşılacağı korkusuyla geçmişe ve adetlere sıkı sıkı bağlı kesimin asıl korkması gereken bana kalırsa bu durum.

Ekonominin etkilemediği alan elbette yok.

Ancak böyle giderse ne geleneklerimizden ne de örf ve adetlerimizden eser kalacak gibi gözüküyor…