CHP’nin Türkiye’de yaşadığı kısır döngü, Eskişehir’de daha rafine bir biçimde karşımıza çıkıyor.

Burada çark daha sessiz döner.
Daha estetik görünür.
Ama özünde aynıdır:

Dönersin… Ama ilerleyemezsin.

Eskişehir, yıllardır “çağdaş kent” vitriniyle pazarlanıyor.
Kafeler, tramvaylar, düzenli sokaklar…

Peki ya siyaset?

Aynı isimler.
Aynı kadrolar.
Aynı söylemler.

Ve en önemlisi:
Aynı konfor alanı.

Bu şehirde siyaset üretmek zor değil.
Çünkü kimse gerçekten zorlamıyor.

Eleştiri sınırlı.
Rekabet kontrollü.
Değişim ise… Sadece söylemde.

Mikrofonu eline alan herkes aynı cümleleri kuruyor:
“Halk için çalışıyoruz…”
“Katılımcı demokrasi…”
“Şeffaf yönetim…”

Ama sahaya indiğinde tablo farklı.

Kapalı kapılar.
Dar kadrolar.
Önceden belirlenmiş listeler.

CHP’nin hiçbir zaman yapamadığı parti içi demokrasi.
Eskişehir’de adeta hiç düşünülmeyen bir refleks haline gelmiş durumda.

Konuşulur…
Ama yapılmaz.

Tıpkı o hikâyedeki gibi:

“Heves vardı…”

Ama icraat?
Yok.

AYNI YÜZLER..

Bu şehirde yıllardır siyaset yapan bazı figürler var.

Her dönemde sahnedeler.

Tekel oluşturmuşlar.
Her değişimde yerlerini koruyorlar.

Siyasi görüşleri değişebilir…
Pozisyonları değişmez.

Çünkü mesele ideoloji değil artık: pozisyon koruma sanatı.

+++++

Gençler mi?

Onlar ya vitrinde süs, ya da sistemin dışında.

Gerçek karar mekanizmalarına yaklaşmaları ise neredeyse imkânsız.

Eskişehir’de siyaset, bir noktadan sonra şuna dönüşüyor:

Geçmiş başarıların tekrar tekrar pazarlanması.

Yeni bir hikâye yok.
Yeni bir vizyon yok.
Yeni bir kadro enerjisi yok.

Ama anlatı güçlü: “Sanki her şey yolunda.”

+++++

Oysa gerçek çok daha basit:

Bu şehirde de siyaset, tıpkı ülke genelinde olduğu gibi, bir hamster çarkına sıkışmış durumda.

İçindekiler dönüyor.
Dışındakiler içeri girmeye çalışıyor.

Ama çark kırılmıyor.

Bugün ortaya konan tablo, adeta bir Zübük sahnesini andırıyor.

Bol vaat, bol söz, bol tekrar…

Ama sonuç?

Aynı hikâye. Ve en acı gerçek şu:

Bu düzeni herkes eleştiriyor…
Ama kimse gerçekten değiştirmek istemiyor.

Çünkü çark kırılırsa, birçok kişi o çarkın dışında kalacak.

+++++

CHP Eskişehir’de hâlâ güçlü mü?

Evet.

Ama bu güç, değişimden değil, alışkanlıktan geliyor.

Ve alışkanlık, siyasette en tehlikeli konfor alanıdır.

Çünkü insanı uyutur.

Değişimden ne anlıyoruz.. İmtiyazlı kişilere tahsisli koltuklar mı?

Eğer bu şehirde gerçekten bir değişim olacaksa,
önce şu sorunun cevabı verilmelidir:

Siyaset, halk için mi yapılacak…
Yoksa aynı isimler için mi sürdürülecek



(Yenigün Gazetesi'nden alıntıdır.)