CHP’de gözler 20 Temmuz’a çevrilmiş durumda.
Adli tatilin başladığı gün… Özgür Özel ve ekibi Yargıtay’dan çıkabilecek olası bir bozma kararı ihtimalini değerlendiriyor. İmzalar, itirazlar, temyiz başvuruları denenebilecek tüm yasal yollar denendi. Umut yok fakat yine, bunu yapmadan nasıl bırakıp gidersiniz dedirtecek hiçbir ihtimal bırakmak istemiyorlar. Demokratik tüm yollara başvuruldu. Umut var mı ? Yok…
Muhtemelen bu tarihten sonra, sokaktaki vatandaşın çoktan yürümeye başladığı yol artık resmiyete kavuşacak. Yeni bir parti, CHP’yi yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan kadrolar tarafından bu kez iktidar olmak için kurulacak ve yola çıkılacak.
Bu süreçte en çok sorulan soru ise şu: ‘’Yeni bir hareket, CHP’deki yılların birikimini, binalarını, araçlarını geride bırakarak nasıl yol alacak?
Belki de bu sorunun cevabı yanlış yerde aranıyor. Çünkü siyasi hareketleri büyüten hiçbir zaman dört duvar olmadı. İlk oluşum savaş meydanlarında yapıldı. İlk örgütler apartman dairelerinde kuruldu. Nice toplantılar dükkanlarda, dernek odalarında, kahvelerde filizlendi. Türkiye’nin demokrasi mücadelesi çoğu zaman sokakta yazıldı.
Bir tabela değişebilir, bir bina değişebilir. Ama halkın yürüdüğü yol değişmiyorsa, siyaset de yoluna devam eder.
Eskişehir bunun en iyi örneklerini yaşamış ve yaşayacak bir şehir.
Bu kentte insanlar gerektiğinde Porsuk kıyısında siyaset konuşur, sıcak sularda tartışır, sabahçı kahvesinde memleket kurtarır.
Kim bilir belki yarın yeni bir hareketin ilk adresi çok gösterişli bir bina olmaz. Belki bir esnaf dükkanı, belki bir çay ocağı. Belki de bir sabahçı kahvesinde bu kez gerçekten memleketi kurtarır bizim Eskişehirliler…
Çünkü önemli olan binalar, tabelalar, logolar değil o kapıdan içeri giren insanların umudu ve inancıdır. Eskişehir işin geri kalan kısmını halleder, hayır severi, memleketi için elini taşın altına koyanı çoktur bu şehrin.
Bazen bir ülkenin kaderi en gösterişli binalarda değil, mütevazi masaların etrafında değişmeye başlar. Yeni bir yol açılacaksa, o yolun ilk adımları da halkın arasında atılacaktır.
Bu yeni hareketin de en isabetli özelliği bu olur.
Önce bina değil, insan.
Önce tabela değil, inanç.
Önce makam değil, mücadele.
Gerisi zaten zamanla yerini bulur…
(Yenigün Gazetesi'nden alıntıdır)