Mehmetçik Anadolu Lisesi, Yarbay Yaşar Gül İlkokulu, Pilot Binbaşı Ali Tekin İlkokulu ve Fahri Günay Ortaokulu için yıkım kararı alındı.

Deprem dayanıklılık testlerinin tamamlanmasının ardından riskli grupta yer alan okullar boşaltılarak öğrenciler başka okullara nakledildi.

Öncelikle şunu söyleyelim: Yapılan testler, riskli binaların tespit edilmesi, ardından boşaltma ve yıkım ya da güçlendirme kararlarının alınması doğru ve gerekli bir adım. Öğrencilerin güvenliği tartışmasız bir öncelik. Hiçbir veli çocuğunu risk taşıyan bir binaya gönül rahatlığıyla gönderemez.

Öğrencilerin güvenliği önemli bir konu…

Ancak her zamanki gibi atılan adımların zamanı yanlış…

Eğitim öğretim yılının ortasındayız…

Sınavlara aylar kalmış, öğrenciler ders düzenini kurmuş, öğretmenler müfredat planlamasını yapmış…

Bazı soruları sormak gerekiyor…

Bu testler neden yaz aylarında tamamlanmadı?

Riskli olduğu tespit edilen binalar neden eğitim yılı başlamadan önce boşaltılmadı?

Planlama neden takvim dikkate alınarak yapılmadı?

Mesele, eğitim gören binlerce öğrencinin akademik kaybını, psikolojisini ve ulaşım sorunlarını da hesaba katmak.

Bazı okullarda sınıf yetersizliği nedeniyle ikili eğitime geçiliyor.

Geçtiğimiz yıllarda deprem nedeniyle boşaltılan okullar vardı hepimiz hatırlıyoruz değil mi?

O okullar şu an ne durumda? Kaç tanesine çivi çakıldı, kaç tanesi tamamlandı?

Eğitim sendikaları başkanları yaşananlara tepki gösteriyor…

Eğitim-Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol, muhabirimiz Sümeyra Balcı Dizman’a yaptığı açıklamada, “Karmaşa hala sürerken şimdi buna 4 okul daha eklendi” diyerek krizin büyüdüğüne dikkat çekti…

Velilerin aradığını dile getiren Demirkol, iş düzenlerini buna göre kurduklarını ve çocuklarını nasıl götürüp getireceklerini bilmediklerini söylediğini anlattı.

Yani anlaşılan şu ki Eskişehir’de yine bir süreci yönetemedik.. İyi bir iş yapmaya çalışırken yine bir kesimi mağdur ettik.

Biz artık kriz anında değil, kriz olmadan önce hazırlık yapan bir anlayış görmek istiyoruz.