‘’Suikasti göze almışım, dokunulmazlığımın kaldırılmasını göze almışım, hapse atılmayı göze almışım. Vallahi de billahi de ölümü göze aldım ama teslim olmayacağım, bu memleketi de teslim etmeyeceğim.’’
Bu sözler, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon yayınında kullandığı ifadeler. Bedel ödemeyi göze alan bir mücadeleyi anlatan sözler. Ve ardından söylediği, “Sadece ben değil, milyonlarız biz. On milyonlarız.” cümlesi ise bu mücadelenin tek bir kişinin omuzlarında yürümeyeceğini hatırlatan güçlü bir mesaj.
Bu mesajın devamı niteliğinde yeni bir çağrı ise Yeni Parti’nin ilk grup toplantısında geldi. Özgür Özel bu kez tüm seçilmişlere, belediye başkanlarına, örgütlere ve milyonlarca vatandaşa seslendi:
“Butlancılardan kurtulun, Yeni Partimize buyurun.”
Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçilmesinden bu çağrıyı yaptığı güne kadar geçen süreçte Türkiye siyaseti olağanüstü gelişmelere sahne oldu. Partisinin yönetimine yargı kararıyla müdahale edildi; belediye başkanları, meclis üyeleri ve bürokratlar tutuklandı. Yol arkadaşları yoğun siyasi baskılarla karşı karşıya kaldı. Demokratik rekabet, yerini giderek ağırlaşan bir baskı atmosferine bıraktı.
Böylesi bir tabloda birçok siyasetçi geri çekilmeyi tercih edebilirdi. Sessiz kalabilir, kabullenebilir ya da daha güvenli bir siyasi liman arayabilirdi.
Özgür Özel ise tam tersini yaptı.
Meydanlardan çekilmedi, cezaevlerinin kapısından ayrılmadı. Emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın, öğrencinin, belediye başkanlarının ve yol arkadaşlarının yanında durmaya devam etti. Gittiği her şehirde aynı cümleyi kurdu:
“Mücadele devam edecek.”
İşte bu yüzden bugün yaptığı çağrı, sıradan bir parti daveti değildir. Bu çağrı, birlikte yürünmüş bir yolun, birlikte ödenmiş bedellerin ve ortak bir mücadelenin devam etmesi çağrısıdır.
Aslında söylediği çok nettir:
“Ben üzerime düşeni yaptım, yapıyorum. Şimdi sıra sizde.”
Bugün asıl sınav, yıllardır aynı mücadeleyi verdiğini söyleyen seçilmişlerin önündedir. Çünkü vefa, yalnızca iyi günlerde aynı karede görünmek değildir. Vefa; zor zamanda aynı safta durabilmek, risk alınması gerektiğinde risk alabilmek, bedel ödenmesi gerektiğinde geri çekilmemektir.
Özgür Özel, ödeyeceği bedeli çoktan ilan etti. Şimdi çağrısını yaptığı isimlerin nasıl bir tercih yapacağı, yalnızca kendi siyasi geleceklerini değil, savunduklarını söyledikleri mücadelenin samimiyetini de gösterecek.
Çünkü bazı dönemlerde insanlar sözleriyle değil, yaptıkları tercihlerle tarihe not düşer.
(YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)