Günümüzün büyük bir kısmını bilgisayar ve telefon ekranlarına bakarak geçiriyoruz. Saatlerce aynı pozisyonda oturmak yalnızca omurgamızı değil, ruh halimizi de etkileyebiliyor. Başın öne doğru uzandığı, omuzların içe kapandığı ve sırt kaslarının sürekli gergin kaldığı bu duruş, zamanla beden için yeni bir “normal” haline geliyor. Sırt kaslarımız güçsüzleşiyor ve doğru duruş pozisyonuna geldiğimizde vücut bunu anormal bir duruş gibi algılıyor.

Postür bozuklukları yalnızca boyun ve sırt ağrılarına neden olmaz. Göğüs kafesindeki kasların kısalmasına dolayısıyla da nefesin yüzeyselleşmesine yol açabilir. Derin nefes alamayan bir beden ise kendini gevşetmekte zorlanıyor. Bu durum gün içinde daha çabuk yorulmaya, gergin hissetmeye ve dikkatin azalmasına neden oluyor. Küçük molalar büyük farklar yaratabilir.

Çalışırken her saat başı ayağa kalkıp omuzları geriye doğru birkaç kez döndürmek, kolları iki yana açarak göğsü nazikçe esnetmek ve başı sağa–sola yavaşça eğerek boyun kaslarını rahatlatmak kasların üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olur. Birkaç derin diyafram nefesiyle bu kısa mola daha da etkili hale gelir. Bedenimiz gün boyunca nasıl durduğumuzu sessizce kaydeder. Sağlıklı hissetmenin yolu sadece düşüncelerimizi değil, duruşumuzu da fark etmekten geçiyordur. Omuz, sırt ve boyun kaslarımıza yapacağımız hafif esnetme hareketleri ile odaklanmayı artırarak stresi en aza indirdirmek, kendimize biraz daha alan açmak anlamına gelir.