Yıkılan eski Atatürk Stadyumun yerine Eskişehir Türk Dünyası Vakfı tarafından yaptırılan adını da Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adı konuldu…
İlk açıldığında şehrin adeta göbeğinde büyük bir park, yeşil alan ve içerinde yer alan çeşitli fidanlar, çiçeklerle herkesin beğenisini kazanmıştı…
Yazın sıcağından bunalan insanlar özellikle akşamları şehrin ortasındaki Millet Bahçesi’ne akın ediyordu…
Özellikle suni göledin bulunduğu yerleri tercih ediyorlardı…
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi yapılmadan önce Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin bir önceki Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Bu alanı belediyeye devredin ben buraya Sazova ve Kent Park gibi park yapayım. Siz park yaparsanız buranın bakımını yapamazsınız” demişti…
Yılmaz Büyükerşen’in bu teklifi kabul görmedi…
Yılmaz Hoca haklı çıktı…
29 Ekim 2020 tarihinde açılan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin açıldığı bir bilemedim iki yıl sonrasında baktığımızda o eski halinden eser kalmadı…
Hele hele son iki yıldır parkın içerisindeki yeşil alanlar, o çeşit çeşit fidanlar, çiçekler bakımsızlıktan kurudu…
Park adeta çöle dönüştü…
Tuvaletlerin ise temizlenmediğini söylüyorlar…
Parkın altındaki oto parkında bakımsız ve temiz olmadığından artık tercih edilmediği söyleniyor…
Kötü koku ve çevre kirliği nedeniyle artık insanlar gitmiyor…
Oysa yapmak önemli değil…
Bakım masrafı yüksek…
Parkta en az iki işçi çalışması gerekiyor…
Açıldığı yıllarda çalışan işçiler parkın bakımını yapıyor, suluyor, büyüyen çimleri biçiyorlardı…
Çalışanların maaşları oto park ve parkın içerisindeki kafeteryaların kira bedelleri ile ödeniyordu…
Gelip geçerken parkta çalışan işçileri görüyordum…
Son iki-üç aydan beri çalışan var mı yok mu göremiyorum…
PARK İÇERİSİNDEKİ ESNAF SAHİPLENDİ
Özellikle son iki yıldır Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi bakımsızlık nedeniyle yavaş yavaş park olma özelliğini kaybediyor…
Dün özellikle parkı dolaştım…
Ortasındaki büyük yeşil alandaki çimler bakımsızlık ve susuzluktan dolayı kurumuş…
Sadece yeşil alan mı?
Açılışta gördüğüm ve çokta beğendiğim bir birinden farklı bitki türleri, fidanlar, renk renk açan çiçekler bile kurumuş…
Çimler kurumuş, boyları 20-25 santimi bulmuş…
Parkın yavaş yavaş özelliğini kaybetmesi nedeniyle insanlarda tercih etmeyince içerisindeki kafeterya sahipleri de etkilenmeye başladı…
Geçmişte kazandıkları paraları kazanamıyorlar…
Geçtiğimiz günlerde yerel gazetelerde okudum…
Parktaki kafeterya sahipleri büyüyen otları kendileri biçmek zorunda kalmışlar…
Parkta kamelyada oturan yaşlı çift vardı…
Yanlarına giderek, “Siz bu semtte mi otuyorsunuz?” diye sordum…
“Evet” cevabını alınca, “önceleri de parka geliyor muydunuz?” diye ikinci sorumu sorduğumda, “Eşimle birlikte her gün termosa çayımız koyup geliyorduk. Yemyeşildi. Çiçekler açınca etrafa hoş koku yayıyorlardı. Özellikle son bir yıldır 15 günde veya ayda bir kez gelmeye başladık. Çiçek kokusu yok artık. Çimler susuzluktan kurudu. Etraf ve gölet pislik içerisinde. Madem bakamıyorlar o zaman Büyükşehir Belediyesine devretsinler. Sazova ve Kent Parkı gidince içimiz ferahlıyor” dediler…
* * *
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Türk Dünyası Vakfı’nın sorumluluğunda idi…
Bakım masrafları artınca Milli Emlak ve Çevre Şehircilik’e bağlandı…
Onlarda ilgilenmiyor…
Sadece Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi değil Dede Korkut Parkı da öyle…
Bakımsızlıktan Dede Korkut Parkı’ndaki yeşil alanlarda kurumaya başladı…
* * *
Bakımsızlıktan dolayı eski halinden eser kalmayan Millet Bahçesi ile Dede Korkut Parklarının bakım, onarım ve tadilat ihalesi yapıldı…
EKAP tarafından açılan 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca 20 Haziran 2025 tarihinde iptal edilen ihaleye, hiçbir istekli teklif vermedi…
İhalenin iptali sonrası bu bölgelerdeki bakım-onarım süreçlerinin nasıl ilerleyeceği ve tekrar ihale açılıp açılmayacak mı?
Bekleyip öğreneceğiz…
Ancak yeniden ihale açılıp teklif mektuplarının toplanması bir ayı geçer…
Temmuz sıcakları bastırdı…
Yeşil alanlar ve fidanlar, ağaçlar daha da kurursa ölür…
Yeniden yeşillendirmek ve fidan dikmek daha pahalıya mâl olur…
Daha önce de yazmıştım…
Eğer bakamıyorsanız Büyükşehir Belediyesine devredin…
Şehrin ortasındaki Millet Bahçesi ve Dede Korkut Parklarını öldürmeyin…
Eğer Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, adını taşıyan Millet Bahçesi’nin bugünkü durumunu görse herhalde birilerinin kulağını çeker…
* * *
Tez Danışmanı
Bir tavşan önüne bir daktilo almış tak tuk tak tuk bir şeyler yazıyor. Oradan geçen bir tilki:
- “Hey tavşan ne yazıyorsun?”.
- Doktora tezimi yazıyorum.
- “Ha öyle mi, çok güzel, ne hakkında?”.
- Tavşanların tilkileri nasıl yedikleri hakkında.
- “Yok canım olur mu öyle şey, hiç tavşanlar tilki yerler mi?”.
- Olur canım, gel istersen sana ispat edeyim.
Beraberce tavşanın yuvasına girerler biraz sonra tavşan tek başına çıkar ve yine daktilosunun başına geçer tak tuk bir şeyler yazmaya devam eder.
Daha sonra oradan geçen bir kurt tavşanı görür.
- “Hey tavşan ne yazıyorsun?”.
- “Doktora tezimi.”
- “Ne hakkında?”.
- “Tavşanların kurtları yemesi hakkında.”
- “Yayınlamayı düşünmüyorsun herhalde, buna kim inanır?”.
- “Herkes inanır, gel istersen göstereyim.”
Yine beraberce yuvaya girerler, tavşan biraz sonra tek başına dışarı çıkar.
SAHNE 2
Tavşanın yuvasının içi. Bir köşede tilkinin kemikleri, öbür köşede kurdun kemikleri. Diğer tarafta bir Arslan kürdanla dişlerini temizliyor.
SONUÇ VE ANAFİKİR
Doktora tezi yapmak için tezin önemi yoktur, konunun da önemi yoktur, önemli olan tez danışmanındır.
* * *