Eskişehir'de ölüm yolu olarak adlandırılan Seyitgazi-Kırka-Afyon yolu can almaya devam ediyor!
Geçtiğimiz hafta, Eskişehir-Afyonkarahisar karayolunun 54. Kilometresinde işçi servisi ile bir otomobilin çarpışması sonrası meydana gelen kazada şampiyon tekvandocular yetiştiren Nadir Özsoy hocamız, sporcu kızı Semanur Özsoy ve Hüseyin Kaplan yaşamını yitirdi...
16 yaşındaki sporcumuz Görkem Sarı ise yoğun bakımında!
Ayrıca kaza yerine gitmekte olan bir itfaiye aracı da kontrolden çıkarak yol kenarına devrildi… İtfaiye aracında bulunan ve yaralanan 2 itfaiye eri de Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı…
GEÇEN YIL MICIR ATILMIŞ…
Geçen yıl toz malzeme / ince mıcır atılmış…
O fayda etmemiş… Gidin görün zift üste çıkmış…
Yolun kayganlığı artmış, adeta cam gibi…
Uzmanlar ve beyanlar itfaiye aracının bu yüzden kaydığını iddia ediyor…
ESKİŞEHİR İL SINIRINDA ÇÖL BAŞLIYOR!
Afyonkarahisar'dan - Eskişehir il sınırına kadar bölünmüş (DUBLE) yol vardır…
Adeta Afyon kaymağı gibi…
Her ne hikmetse Eskişehir il sınırı tabelası sonrası başlar kuraklık(!) adeta çöl!
Hatta gidiş-geliş tek yol uyarı tabelası bile vardır…
Seyitgazi ile Afyon il sınırı arası yaklaşık 67 km'si tek şeritli yol..
.
Neden?
Bu hakikaten çok ama çok ilginç bir o kadar da acı ve sorgulanması gereken bir durum değil midir sizce de?
İNSANLIK 4000 YIL ÖNCE TANIŞMIŞ 'BOR' İLE…
Tibet dağlarının yüksek bölgelerinde yaşayan insanlar, 4000 bin yıl önce ilk kez bor ile tanışmışlar...
Bor'u Avrupa sanayisine kazandıran kişi ise Tibet'e geldiğinde borun kültürel bir yer kazandığını gören (1254 ve 1324 yılları arasında yaşamış) İtalyan gezgin ve kaşif Marco Polo…
Dünyada ham madde kaynakları hızla tükeniyor… Bor madeninin ise sanayinin birçok dalında kullanması hasebiyle her geçen gün öneminin ve dahi kullanımının arttığı biliniyor…
Ve dünyadaki en yüksek bor rezervine sahip olan ülke ise Türkiye… Türkiye'de rezerv açısından en çok bulunan bor mineralleri Tinkal ve Kolemanit…
Türkiye'de Tinkal yatakları ise Eskişehir - Seyitgazi - Kırka'da…
2840 sayılı Kanun ile birlikte Türkiye'de bor ve bor ürünlerinin üretilmesi, işletilmesi ve pazarlanması faaliyetlerini gerçekleştirme görevi Eti Maden tarafından yürütülüyor…
Eti Maden'in 2017 yılında toplam rafine bor üretim kapasitesi yaklaşık 2,7 milyon tondu…
GELECEĞİN MADENİ 'BOR' HATRINA ŞU YOLU YAPIN LÜTFEN!
İşte yazımızda bahse konu ettiğimiz böylesi bir değerin, geleceğin madeninin çıkarıldığı yerden bahsediyoruz…
Bu madenin çıkarılması için sadece ETİ Maden'e 16 otobüs gelip-gidiyor…
7/24 her gün 3 vardiya…
Düşünün, sizin belki de yılda 1 defa gidip geldiğiniz ve şikayet ettiğiniz yoldan emekçiler her gün 3 vardiya gelip gidiyor…
Sadece servis gelip gitmiyor elbette… Çıkarılan madeni taşıyan onlarca, yüzlerce tır ve özel araçları söylemiyoruz bile…
Otobüs, tarım araçları, tırlar, kamyonlarda cabası… 2 aracın seyahat etmesi zor, karşılaştığınızda yüreğiniz ağzınıza geliyor… En az on keskin viraj var, 90 derece viraj olmaz derseniz yola koyulun göreceksiniz!
Yol dar, haliyle her sollama olası kaza riski demek…
Yol dönemeçli ve bakımları yapılamıyor… Yol, bakımsız ve düzensiz kazalara sebebiyet verdiğini biz değil uzmanlar söylüyor…
Dünyanın en önemli bor yataklarının olduğu bölgeden bahsediyoruz, lakin insan hayatı her şeyden daha önemli değil midir?
KANIKSANMIŞ!
Maalesef bölge halkı kazaları kanıksamış… Bu belki de en kötüsü!
Bu yol sadece dünyanın en önemli madenlerinden bor yataklarının olduğu yer değil,
Bu yol, Frigya Vadisi'ne ulaşımda da kullanılan önemli bir yol…
Bu yol bölgemizi Güney'e, Güney'i bölgemize bağlayan önemli bir yol…
BİR YOLUN ADI ÖLÜM YOLUYSA!
İfade ettik yineleyelim…
Sorarım sizlere!
Bir yolun 'Ölüm yolu' olarak adlandırılması /anılması, o Kent'in ve sorumlularının utancı /ayıbı değil midir?
Bir yol 'Ölüm yolu' olarak anılıyorsa maalesef her karesinde 'Oluk oluk akan, ellere /vicdanlara bulaşan kan yok mudur?'
Kaybolan canların yanı /sıra ardında bıraktıkları öksüzlerin, dul ve yetimlerin ahı yok mudur?
'Ölüm yolu' deniyorsa bir yola ve dahi önlem alın(a)mıyor, yapıl(a)mıyorsa /ters giden hatta gitmeyen bir şeyler vardır değil mi?
Ve her şeyden öte her birinin ayrı ayrı vicdani sorumlulukları yok mudur?
Acı olsa da, canı yaksa da gerçek bu…
Hep derler ya 'Eskişehir cezalandırılıyor?' diye… Az kaldı, inandım, inanacağım bunu düşünenlere!
BİR YANIMIZ ENDÜSTRİ 5.0, DİĞER YANIMIZ ÖLÜM YOLLARINDA…
Bir yanımız Endüstri 5.0 yolunda,
Diğer yanımız teknoloji /akıllı üretim çağında,
Bırakın Ay'ı, da Uzay'a Mars'a çıkma hayalleri kuruyor öbür yanımız…
Allah cc'a şükür savunma sanayide uçuyoruz,
Lakin hala ölüm yolu derdini taşıyor bir yanımız!
Ve hala bu yollar yatırım programına dahi alınmıyor…
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'ın Eskişehir ziyaretinde yolun durumuna ilişkin soru soran partilisine 'Ömür biter, yol bitmez' demişti…'
Haklısınız Sayın Yıldırım.
Ömürler bitiyor, yollar bitmiyor…