AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle yeni stadyuma Fethi Heper adı verildi” paylaşımından sonra şehirde tepkiler adeta çiğ gibi büyüyor…
Geçtiğimiz hafta içerisinde siyasi partilerin il başkanları, STK’lar, Eskişehirspor taraftarları “Fethi Heper’e sevgimiz, saygımız sonsuz. Ancak stadyumun adı Atatürk, başka bir ismi asla kabul etmiyoruz” diyerek tepkilerini ortaya koymuşlardı…
Binlerce Eskişehirli ve Eskişehirspor taraftarlarının stadyuma verilen yeni adı kabul etmediklerini ısrarla ifade etmelerine rağmen iktidar tarafından geri adım atılmadı…
“Ben stadyumun adını belirledim siz kabul etmek mecburiyetindesiniz. Sizin değil bizim istediğimiz olacak” deniliyor…
Belirlenen isim gelen tepkilere rağmen değiştirilmemesi üzerine geçtiğimiz pazar günü Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şubesi, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) Eskişehir Şubesi tarafından eski adı Atatürk olan stadyumun isminin değiştirilmesi ile ilgili eylem gerçekleştirildi…
3 SIVIL TOPLUMDAN ORTAK TEPKI
Eylemde üç sivil toplum kuruluşunun yaptığı ortak açıklamada, “Atatürk adı, halkın ortak değeridir ve silinemez” ifadelerine yer verildi…
Sivil toplum kuruluşları, stadyumun eski isminin geri verilmesini talep ettiği eylemde, Atatürk isminin tarihsel ve toplumsal önemi vurgulanırken, yapılan değişikliğin halk iradesine aykırı olduğu ifade edildi.
Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu konuşma bir stadyum için değil. Bu konuşma, bizim kimliğimiz için. Bu konuşma, adını her nefeste minnetle andığımız Mustafa Kemal Atatürk içindir!
Burası Eskişehir, Cumhuriyet’in, direnişin, emeğin, vicdanın şehri ve bu şehirde bir stadyum vardı. ‘Eskişehir Atatürk Stadyumu’. Orada sadece futbol oynanmazdı.
Orada bayrak açılırdı. Orada milli marş söylenirken gözlerimiz dolardı. Orada çocuklarımız, Atatürk'ün adını duyduklarında onurla ayağa kalkardı. O stadyum yıkıldı. Tamam dedik, gelişmeye karşı değiliz. Ama tek bir şartla. Yeni yapılan stadyum da ‘Atatürk adını taşıyacak’ dediniz. Bize bu sözü iktidarın o dönemki bakanı Nabi Avcı duyurdu. Ama sözünüzü tutmadınız. Yeni stadyuma önce ismini koymadınız. Sonra halkın baskısıyla, dirençle, mücadeleyle o isim geri alındı.
Ama tescillemediniz. Bugün ise yine karşımızdasınız. Yine bir masa başında, halktan gizli kararlarla. O kutsal ismi yine silmeye çalışıyorsunuz. Bu kez öne sürdüğünüz isim Fethi Heper. Değerli bir insan, saygıdeğer bir sporcu, ama mesele bu değil. Mesele, bir ismin yerine kimin geldiği değil, silinmek istenenin kim olduğu.
Mesele Atatürk’tür. Söyleyin bize ‘Atatürk’ün adını silince ne elde edeceksiniz?’ Kimden neyi kazanacaksınız?’. Atatürk bu milletin kurucusudur! İstiklal ’in mimarıdır!
O isme uzanan her el, bu milletin geçmişine, kalbine ve geleceğine uzanmıştır!
Unutmayın: O ismi silmek, bu milletin kurucusuna ‘seni unuttururuz’ demektir.
Ama unutturamazsınız! Çünkü biz Atatürk’ü sadece bir lider olarak değil, bir ahlak, bir vicdan, bir varoluş biçimi olarak yaşatıyoruz. Çünkü biz, onun ismi silinmeye kalktığında susmayız, boyun eğmeyiz, kabul etmeyiz. Buradan o kararı verenlere ve onları yönlendiren siyasilere açıkça söylüyoruz. Atatürk’ün adı sizin siyasi hesaplarınızın aracı değildir. Bu milletin kurucusunu kaldırmaya ne gücünüz yeter, ne meşruiyetiniz. Bu halk sizi unutmaz. Bugün attığınız her imzanın yarın vicdanlarda nasıl yankılanacağını iyi düşünün. Biz ise buradayız. Eskişehir olarak, halk olarak, Atatürk’e gönülden bağlı herkes olarak bu isme sahip çıkacağız. O isim oradan silinemez. Çünkü Atatürk bizim sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir. Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Eskişehir halkının tensipleriyle o stadyumun adı ESKİŞEHİR ATATÜRK STADYUMU’dur. Bu şekilde tescilleyin.”
“ATATÜRK ISMI SIZI NIYE RAHATSIZ EDIYOR?”
Eskişehir Atatürk Stadyumu’nun adının değiştirilip Fethi Heper Stadyumu olarak tescillenmesine tepki gösteren Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan, “Atatürk ismi sizi niye bu kadar rahatsız ediyor? Eskişehir halkı bu yaptıklarınızı unutmayacaktır. Bunun hesabını sandıkta size sorar” dedi.
Özcan, AK Parti’nin Eskişehir’e yaptığı yatırımların hiç birine ‘Atatürk’ ismini vermediğini de söyledi…
“FETHI HEPER ÇOK KIYMETLI BIR ISIM”
Fethi Heper’in Eskişehirliler için çok kıymetli bir isim olduğunu da belirten Özcan, “Atatürk Stadyumu ile ilgili Eskişehir’de herkes bir şeyler söyledi. İşi öyle bir noktaya getirdiler ki, rahmetli Fethi Heper hocamızın ismi stadyuma verilerek Eskişehir’de bir algının önüne geçmek istediler. Fethi Heper hocam Eskişehir için çok kıymetli bir isimdir. Eskişehir’e eğitim ve öğretim camiasına çok önemli hizmetleri geçmiş bir hocamızdır aynı zamanda. Hiç kimsenin Fethi Heper hocanın ismi ile bir sıkıntısı olamaz. Ancak bu ismin konması bile Eskişehir’de bir algıyı yönetmek üzere yapılmış bir iştir” diye konuştu.
“ATATÜRK’E OLAN BU KARŞITLIĞINIZ NEDIR?”
“Stadyum 3-5 km ötedeki Sazova’ya taşınıncaya kadar adı niye değişti? Atatürk’e olan bu karşıtlığınız nedir? Atatürk ismi sizi niye bu kadar rahatsız ediyor?” diyen Özcan konuşmasına şöyle devam etti:
“Üstüne üstlük bunu en çok savunan arkadaşlardan bir tanesi de Atatürkçülüğü önüne koyup bir siyasi partiden seçilip ardından da başka siyasi partiye geçmiş bir arkadaştır. Ama Eskişehir bunu unutmayacak. Eskişehir Türk Kurtuluş Harbi’nde müstesna bir yere sahip bir şehirdir. Eskişehir bir cumhuriyet şehridir. Eskişehir çağdaş, laik bir şehirdir. Ve Eskişehir halkı bu yaptıklarınızı unutmayacaktır. Bunun hesabını Eskişehir halkı sandıkta size sorar. Çünkü özellikle Eskişehir’de Atatürk’ün adını sizin o ağızlarınızdan duyacağız. Ne zaman duyacağız? Seçim zamanı duyacağız. Seçim zamanı bir şeyler yapacaksınız. Atatürk adını koyacaksınız da biz onun seçim yatırımı olduğunu bileceğiz, biliyor olacağız. Ama Atatürk 1938 yılında öldü, 87 sene geçti. Hala bu Atatürk’e olan kinleri ve nefretleri geçmedi bazı arkadaşların. Hele bazıları, bazı AK Parti milletvekilleri adını hiç anmıyorlar. Eskişehir’dekilerden bahsediyorum”.
YANLIŞTAN DÖNMEK ERDEMLİKTİR
“Yanlıştan dönmek erdemdir” diye bir söz vardır. Yanlıştan döndürmek için talep
etmek de bir erdem...
Önemli olan yapılan yanlış olduğunu anlayıp yanlışın peşinden gitmeyerek yanlıştan dönmek veya dönebilmek…
En azından, kafalardaki soru işaretleri ortadan kalkar, tansiyon düşer ve gerilen sinirler rahatlar…
Hatasını kabul etmek insanı küçültmez…
Hatasız kul ya da kurum olur mu? Kesinlikle olmaz…
Herkes ve her kurum hata yapabilir ama önemli olan, hatada ısrar etmemektir…
Önemli olan yapılanın yanlış olduğunu anlayıp yanlışın peşinden gitmeyerek yanlıştan dönmek veya dönebilmek…
Hatadan dönmek bir erdemdir…
Tamam, “Yanlıştan dönmek bir erdemdir” de, benim anlamadığım AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nu bu yanlışa kim ittiği ve yönlendirdiği?
Yanlış, yanlıştır. Kim yaparsa yapsın yapılması gereken, evvela yanlışı kabul etmek, ardından da tashihine gitmektir…
Eleştirilere, özellikle de yapıcı eleştirilere kayıtsız kalınmamalı ve doğru olanı yapmaktan hiçbir zaman kaçınılmamalıdır…
* * *
“SIYASI HIRSLARI AKLININ ÖNÜNE GEÇMIŞ”
Yılmaz Büyükerşen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bir önceki belediye başkanı…
5 dönem üst üste belediye başkanlığı koltuğunda oturarak Eskişehir’de bir ilke imza atan tek kişi…
Bugün aynı koltukta oturmasa bile Eskişehirlilerin sevgi ve saygısı devam ediyor…
Peki, Yılmaz Büyükerşen’i o koltuğa oturması için kim aday gösterdi?
DSP’nin efsane Genel Başkanı ve rahmetli Başbakan Bülent Ecevit…
Yılmaz Hoca, iki dönem DSP’den Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi…
Daha sonra CHP’ye katıldı…
O dönem CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu idi…
Kılıçdaroğlu ile Büyükerşen’in bir birlerine olan sevgi ve saygısı farklı idi…
Yılmaz Hoca’nın 3. Dönem Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığını Kılıçdaroğlu özellikle istedi…
Seçim öncesi bir toplantı için Eskişehir’e gelen Kemal Kılıçdaroğlu, “Yılmaz Hocam Eskişehir’i size emanet ediyorum” diyerek kendisine olan güveninin sonsuz olduğunu o sözlerle ifade etmişti…
CHP’nin 38’inci olağan kurultayında Büyükşehir Belediyesi’nin bir önceki Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanları Kazım Kurt ile Ahmet Ataç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan adayı olmasına rağmen Özgür Özel’i desteklediler…
CHP’de değişim olmasını isteyenlerin arasında Yılmaz Büyükerşen’de yer aldı…
Her ne kadar CHP üyesi olmasam da verdiği karara katıldığımı ifade etmek istiyorum…
“ESEF VE ÜZÜNTÜYLE KINIYORUM”
Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin bir önceki başkanı Yılmaz Büyükerşen, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir açıklamada bulundu…
Büyükerşen, Kılıçdaroğlu’nun son CHP Kurultayı’na kadarki hizmetlerine karşı vefa hisleri taşıdığını belirterek, son dönemdeki siyasi tutumlarının ise bu duyguları gölgelediğini ifade etti…
“Siyasi hırslarının, ne yazık ki, aklının çok önüne geçtiği gerçeği artık net bir şekilde ortaya çıkmıştır” diyen Büyükerşen, bu durumun CHP’nin kurucu ilkelerine ve Atatürk'ün mirasına aykırı olduğunu vurgu yaptı…
Büyükerşen, açıklamasını “Esef ve üzüntüyle kınıyorum” sözleriyle tamamladı…
* * *
Yukarıdaki yazımda da belirttiğim gibi “yanlış olmasına” rağmen bir şeyi savunmaktan dönmek bir erdemliktir…
Sayın Kılıçdaroğlu, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda Özgür Özel'in genel başkan seçilmesinin ardından, bazı delegeler ve Hatay eski Belediye Başkanı Lütfü Savaş usulsüzlük iddiasıyla dava açtığı davanın yanlış olduğunu, şahsen kendisinin öyle düşünmediğini kamuoyu ile paylaşmalıydı…
Başarılı oldunuz veya olamadınız o koltukta 13 yıl oturdunuz…
O makamlar, koltuklar kimsenin tapulu malı değil…
Bir gün gelecek o koltuktan ya kendi isteğiniz ya da delegelerin “değişim” talebi ile kalkacağınızı bilmeyen birisi değildiniz…
“Duruşmadan ‘Mutlak butlan’ kararı çıksa ben partiyi kayyuma teslim etmem. Genel Başkan olarak partiye sahip çıkarım” sözleri yerine, “Birilerinin iddia ettiği gibi, kurultay şaibeli değil tüm delege ve kamuoyunun gözü önünde açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleşti. Tıpkı eski genel başkanlar gibi; “kurultayda Genel Başkan seçilen Özgür Özel’in yanındayım” demeliydiniz…
O zaman partililerin gözünde daha da büyür, sevginiz, saygınız sürerdi…
Eğer yıllardır aranızdan adeta su sızmayan, bir birinize sevgi-saygınız sonsuz olan Yılmaz Büyükerşen gibi önemli bir isim de sizi eleştiriyorsa açılan davanın yanlış olduğunu kabul etmelisiniz…
* * *