Türkiye'de yaklaşık 20 bin PKU hastası var… Hastaların en büyük sorunu ise hayat boyu özel düşük proteinli ürünleri tüketmeleri... Aksi halde vücutlarında zihinsel ve fiziksel hasarlar oluşabiliyor.
Bu hastalıkla doğan çocuklar, proteinli gıdalarda bulunan 'fenilalanin' isimli bir amino asidi sindiremiyor… Kanda ve diğer vücut sıvılarında biriken fenilalanin ile artıkları, çocuğun gelişmekte olan beynini tahrip ediyor… Sonrasında da ileri derecede zeka özürlü olmasına neden oluyor…
***
Yazdım, yineleyeyim…
'…Ve peşinen ifade ediyorum bu hususta neredeyse hiç ama hiçbir şey bilmiyormuşum, ta ki geçen yıl Eskişehir Fenilketonüri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin bir davetine icabet edene dek…
Başkanı Güray Kocabaş'ı, Hüseyin Poyraz'ı ve daha birçok kişiyi bizzat tanımış olmama rağmen böyle bir dünyanın varlığından bihaber olmak içimi sızlattı inanın…
Bu durumu kendi eksikliğim olarak kabul ediyor, daha evvel köşemde yer veremeyişimden dolayı /Eskişehirli ailelerin gıyabında ülkemizde ki Türkiye PKU Ailelerinden özür diliyorum…' demiş, geçtiğimiz yıl iki köşe yazısı kaleme almıştım…
ETSİZ KÖFTE OLUR MU?
Ve inanın yaşadıklarını yediklerini, içtiklerini tahayyül bile edemezsiniz…
Etsiz köfte olur mu? Oluyor… Pekala, pirinçsiz sarma? Oda oluyor…
Özel diyet ürünleri tüketmek zorunda kalıyor bu çocuklar… Markete gittiklerinde hiçbir şey alamıyor olduğunuzu düşünün... İthal ürünler de oldukça pahalı… 1 paket makarna 30 TL… 1 çubuk kraker 15 TL… Gerisini siz düşünün…
Bir çocuğun aileye ortalama maliyeti en az 1000 TL belki daha fazlası…
PKU FARKINDALIK GÜNÜ…
1 Haziran PKU Ulusal Farkındalık Günü idi... İstanbul seçimleri, yoğun gündem dolayısıyla bir türlü gündeme getirememiştik…
(FKÜ) Fenilketonüri, (PKU) tabi ki çölyak değil lakin PKU hastalarının da dikkate alınması yardım alabilmesi için emsal teşkil ettiğini söylemek mümkün…
BAŞKAN GÜRAY KOCABAŞ DİYOR Kİ!
Daha evvel demiştik / Eskişehir de de 100'e yakın PKU'lu çocuk var… En büyük destek Eskişehir Büyükşehir Belediyesinden…
- Yerel seçimler dolayısıyla yardımlar biraz aksamış…
- Ürünlerin fiyatları dolara bağlı yükselmiş aileler almakta bulmakta zorlanıyorlarmış…

TBMM dahil gitmedikleri yer /kurum kalmamış…
- Devletimizin sağlık kurumları, bağlı bakanlıklar hala sessiz sesimizi duyan yokmuş…
- Hayat şartları malum /Ailelerin genelde imkanları kalmamış… Ekonomik kriz ciddi etkilemiş… Eskişehir'de ki dernek faaliyetlerini yürütemez hale gelmiş…
- Neredeyse kimseden yardım alamaz hale gelmişler… Güray Bey 'Sesimiz iyice kısıldı, bıçağı bekleyen koyun gibiyiz' diyor…
ESKİŞEHİR'İN MUKTEDİRLERİ…
Eskişehir Valisi Sayın Özdemir Çakacak Bey başta olmak üzere, konuyu bilen, yardım eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı, Tepebaşı Belediye Başkanları Kazım Kurt ve Ahmet Ataç, bu Kent'in seçilmiş kıymetli vekilleri, STK ve dernek yöneticileri her kim varsa gelin bu yaraya merhem olun…
///////////////////////////////////////////////////////////
YILAN, TESTERE, ÖFKE VE SEVGİ…
Bir yılan marangoz dükkanına girer ve köşeyi döner dönmez testereyi görür ve ona doğru ilerler...
Testereye temas edince biraz yara alır...
O anda dönerek tepkiyle testereyi ısırır ve bu sefer de ağzını çok fena keser…
Sonra ne olduğunu anlamayan yılan testerenin kendisine saldırdığını düşünüp testereyi bütün gücü ile çepeçevre sararak onu öldürmek ister...
Çok acıdır ki yılan kendini testere ile vahşi bir şekilde öldürür…
Müthiş bir hikayedir…
'Öfke ile kalkan, zararla oturur' demiş atalarımız…
Hayatta bazen öfke ile hareket edip bizi inciteni biz de incitmek isteriz…
Öyle ya! Sonuçta bizlerde etten, kemikteniz… Lakin farkında olmadan kendi kendimizi harap eder, farkına varmayız…
Hayat böyledir…
Öfke birikir özde,
An gelir yüze,
An gelir göze,
An gelir sese /söze,
Hatta gönle yansır öfke…
Öyle güçlüdür ki, kasar kavurur bazen…
Anlık geçenleri de vardır, bir ömür sürenleri de…
Bıçak gibidir öfke… Keskindir…
Kılıç olur, kınından çıktımı bir kere,
Ne kelle kalır ortada ne hatır…
En kötüsü de gönülden öfkelenmektir ki,
Can-ı bile ayırır canından bir ömür…
Bu yüzden nefret ve öfkeye zor olsa da sevgi ile karşılık vermeliyiz…
Ne demiş Yunus Emre;
Gelin tanış olalım,
İşin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz
/////////////////////////////////////////////
YAŞAM KAYNAĞIMIZ 'SU'
'SU' sadece bizim değil, doğada yaşayan bütün canlıların...
'SU' yaşamın ta kendisi, su yoksa biz de yokuz...
Aşırı sıcak havadan vücut dengesini sağlayamayan tüm canlılar susuzluk ile birlikte zor zamanlar geçiriyorlar...
Unutmayalım ki dünya sadece bizim için yaratılmamıştır…
Besin zincirinin en tepesinde olmak, düşünebilmek, iletişim kurabilmek bizi diğer canlılardan ayırmış olsa da /bu gerçeği değiştirmez…
Dünyayı paylaşma zorunluluğumuz olduğunu unutmayalım… Bu yazılı olmayan bir kanundur, vebali var…
Bu minvalde;
Sokak hayvanları, kuşlar vb. Canlılar için kapımızın önüne bir kap su koyabilir ve yaşamaları için destekte bulunabiliriz...
Pekala, yapabiliriz bunu… Unutmayın 'SU' hayattır… Ve sadece bizim değil hepimizin yaşam kaynağıdır…

////////////////////////////////
En ağır acılar, en tatlı hatıraya dönüşür /zamanla!
Ve zamanla çıkar canınız,
Anlamazsınız ve belki de hatıra sanırsınız...
#Güvence