Eskişehir Sanayi Odası, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gününde çok önemli ve anlamlı bir projeye imza attı…

Bu nedenle Sanayi Odası yönetimine ve meclis üyelerine teşekkür etmeyi bir borç olarak görüyorum...  

Neydi bu proje?

Sanayi Odası, geleceğimiz olan belki de içlerinden önemli sanayicilerin çıkacağı Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerle üretim dünyasını bir araya getiren gençlerle sanayicileri önemli bir etkinlikte buluşturdu…

Sanayi Odası’nın talebi üzerine meslek liselerinde eğitim-öğretim gören öğrenciler, seçimle Sanayi Odası ‘Gençlik Meclisi’ oluşturdu…

Daha sonra öğrenciler kendi aralarında yaptıkları seçimle Sanayi Odası Başkanı ve Meclis Başkanını belirlediler…

19 Mayıs Gençlik Spor Bayramını kutladığımız gün Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Meclis Başkanı Süha Özbay ve meclis üyeleri koltuklarını bu gençlere bıraktı…

Özbay koltuğunu Zeynep Giray’a devrederken, Kesikbaş da görevini Onur İzbulan’a teslim etti…

Meslek lisesi öğrencilerinin temsili meclis oturumu düzenlediği etkinlikte gençlerden oluşan yönetim kurulu ile meclis başkanı komite üyeleri Meslek Liselerinde sanayinin geleceği ve gördükleri eğitim ile görüş düşüncelerini paylaştılar…

Her ne kadar içlerinde bir kelime bile etmeyen gençler olsa da konuşan öğrenciler önemli mesajlar verdiler…

Konuşmamalarını ben yetersiz oldukları için değil ilk toplantı olduğu için yaşadıkları heyecandan olduğu kanaatindeyim…

Gelecekte ülke yönetimini üstlenecek veya sanayici olarak yollarına devam edeceklerini düşündüğüm gençlere hayran kaldım…

Liseden mezuniyetimin üzerinden nerede ise 50 yıl geçti…

Gençliğimizde bizlere verilen imkânlar sınırlıydı...  

İmkan verildiğinde gençlerin gelecek ile hayallerini duyduğumda bizlere bunları sağlamayan geçmişteki okul yöneticilerine, dönemin Sanayi Odası veya diğer kurumların yöneticilerine sitem ediyorum…

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramlarında temsili olarak 5-10 dakika cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vali, belediye başkanı, milli eğitim müdürü koltuklarına oturtup iki söz ettirip, gündeme getirdikleri sorunları bile görmezden, duymazdan gelmek yerine keşke Sanayi Odası’nın gerçekleştirdiği gibi “Gençlik Meclisi” oluştursalardı... 

Şayet bundan 50-60 yıl öncesinin gençlerine bu tür imkânlar verilmiş olsaydı, onların dilek ve temennileri dikkate alınsaydı belki de Türkiye dünyada gelişmiş ülkeleri arasında ilk sıralarda olabilirdi…

GENÇLER SANAYİYE DAİR HAYALLERİNİ ANLATTI

Meslek lisesi öğrencilerinin temsili meclis oturumu düzenlediği etkinlikte, ESO Meclis Üyeleri ve sanayiciler gençlerle birebir temas kurma fırsatı buldu. Gençler, sanayiye dair hayallerini, eğitim süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve gelecek hedeflerini paylaştı. Sanayiciler ise gençlerin vizyonuna katkı sağlayacak sorular yöneltti, tecrübelerini aktardı. Etkinlik boyunca kuşaklar arası bilgi alışverişi, ilham dolu diyaloglara dönüştü…

Toplantının açılış konuşmasını yapan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, gençliğe verdiği önemi şu sözlerle ifade etti:

“Bugün burada yalnızca bir bayramı kutlamıyoruz, aynı zamanda bu ülkenin geleceğini teslim edeceğimiz gençlerle buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe atılan adımın simgesidir. Meslek liselerinde yetişen bu pırıl pırıl gençler, Eskişehir sanayisinin ve Türkiye’nin üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak. ESO olarak gençlerin daima yanındayız, onların sesi olacağız.”

Etkinliğe katılan tüm öğrencilere ESO tarafından özel olarak hazırlanmış Teşekkür Belgeleri takdim edildi. ESO Meclis Üyeleri ile sanayi temsilcileri, gençlerin fikirlerinden ilham aldıklarını ifade ederken, birçok öğrenci, etkinliği hayatlarında bir dönüm noktası olarak gördüklerini dile getirdi…

"ESO Gençlik Meclisi: Gençliğin Gücü, Sanayinin Geleceği" başlıklı etkinlikte gençler hayallerini paylaşırken, sanayiciler de gençlere sorular yöneltti. Toplantıda sanayide gençler için kariyer yolları, gelecek ile ilgili endişeleri, üretmek istedikleri ile ilgili fikirler konuşulurken, gençlerin şehir adına fikirleri de not edildi. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş toplantıda yaptığı konuşmada gençlerin fikirlerine önem verdiklerini belirterek, gençlerin talep ve önerilerini not etti…

GENÇ YÖNETIMDEN HAVA VE DEMIRYOLU VURGUSU

Genç ESO Başkanı Onur İzbulan konuşmasında, Eskişehir’in sanayi, eğitim ve coğrafi avantajlarına dikkat çekerek, şehrin uluslararası havalimanı statüsünü hak ettiğini vurguladı. İzbulan, “Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı’nın uluslararası statüye kavuşturulması ve teknik bakım hangarlarının kurulması, şehrimizin dünya ile bağlantısını güçlendirecek, ihracat, turizm ve yatırımları artıracaktır. Bu, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda nitelikli istihdam açısından da büyük önem taşımaktadır” dedi…

İzbulan ayrıca, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin demiryolu ağına bağlanması gerektiğini belirterek, bu yatırımın lojistik maliyetleri düşüreceğini, ihracat kapasitesini artıracağını ve şehir içi trafiği rahatlatacağını söyledi.

SINAVA DEĞIL YETENEĞE DAYALI EĞITIM SISTEMI

Toplantıda sanayicilerin yerini alan öğrenciler, mesleki eğitimde karşılaştıkları sorunları dile getirdi. Okullardaki fiziki yetersizliklere, staj imkânlarının yetersizliğine dikkat çeken öğrenciler, okullara girişin sınavla değil yetenekle yapılmasını, işverenlerin yaklaşımlarında pozitif değişim ve ücretlerin yanı sıra çalışma ortamlarının da insana yakışır hale getirilmesini talep etti.

Öte yandan, Eskişehir Sanayi Odası’nın gençlerle düzenlediği buluşmada sanayiciler, öğrencilere “Elinizde bir milyon lira olsa ne tür bir iş kurardınız?” sorusunu yöneltti. Ancak öğrenciler bu soruya net bir yanıt veremedi. Girişimcilik hayalleri üzerine yapılan sohbette, gençlerin hayal kurmakta zorlandığı gözlendi.

SANAYİCİLERDEN OKULLARINA DESTEK İSTEDİLER 

Okullarındaki eğitim araç ve gereçlerinin yetersizliğini de dile getiren öğrenciler bu konuda sanayicilerden okullarına destek talep ettiler. Ayrıca 4’üncü sınıf dışında sadece haftanın 1,5 günü işletmelerde staj yaptıklarını bunun yetersizliğini de belirttiler…

“KÖLE DEĞIL, GIRIŞIMCI YETIŞTIRMEK ISTIYORUZ”

ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’deki 35 meslek lisesinin ihtiyaçlarının giderilmesi için sanayiciler olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi. Artık diplomanın tek başına belirleyici olmadığı bir döneme girildiğini vurgulayan Kesikbaş, sözlerine şöyle devam etti: 

“Diplomanın önemli olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Bireysel olarak kendimizi iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Gelecekte Türkiye’nin en iyi sanayicileri sizler olacaksınız. Bizim hiçbirimizin ara elemana ihtiyacı yok. Bizler sizi burada köle yetiştirelim, dört yıl sonra gelin bizim fabrikalarda üç kuruş paraya çalıştıralım diye düşünmüyoruz. Kendi işletmelerinizi kurmanızı, kendi girişimcilik hikâyelerinizi yaratın. Sizin bireysel girişimciliğiniz aslında diploma ya da okulla ölçülebilen şeyler değil. Bizim yanımızda iyi yetişmenizi istiyor. On sene sonra kendi işletmelerinizi kurun. Birisinin kölesi olmak bize yakışmaz. Bizim kanımızda yok.             Biz kimsenin uydusu değil, başkalarının hayalleri için kendi hayallerimizi boşa çıkartan insanlar değiliz. Sizler müteşebbis olun, şirketlerinizi kurun. Biz size iş verelim, siz o işi büyütün. Bizde bu birikim var. Bizim derdimiz sizi hayatınız boyunca üç kuruş paraya çalıştırmak değil...”

* * *

Celalettin Kesikbaş’ın yukarıdaki söylemlerine yüzde yüz katılıyorum…

Bir de bugün liseyi bitiren gençlerin hemen hemen yüzde 90’nın hayali:               “Bir üniversite kazanmak…”

Ya istedikleri üniversite giremeyen, puanı tuttuğu için mecburen bir üniversiteye kayıt yaptıran ya da istedikleri üniversiteyi kazanıp kayıt yaptıran öğrencilerin büyük çoğunluğu mezun olduktan sonra iş bulamadıklarından yakınıyor…

Oysa bugün Eskişehir’de hem Organize Sanayi Bölgesi’nin hem de Sanayi Odası’nın “Mesleği Eğitim” kursları var…

Bu kurslara katılıp yaklaşık bir yıl boyunca hangi meslek dallarında eğitim aldılarsa iş bulmaları daha kolay. Hem de bu kurslar iş garantili…

Bu kurslara kayıt olup eğitim alırlarsa iş bulma sorunu yaşamazlar…

* * *

MADEN KAZASINDA KURTARICI OLARAK ÇALIŞAN BAŞBAKAN

Birçok şey söylenebilir…

Seveni de vardır, sevmeyeni de…

İyi siyasetçi diyen de var, demeyen de…

Ama bu ülkede onun insanlığına, dürüstlüğüne söz eden tek bir kişi bulamazsınız…

* * *

1992 de Zonguldak’ta bir maden kazası olmuştu, evindeydi. Haberi duyar duymaz sefer tasına yemeğini koydu ve makam aracına binerek, kazanın olduğu madene doğru yola çıktı, yolu uzun, yol şartları zordu…

Umursamadı ve kazadan saatler sonra kaza olan maden sahasına ulaştı…

Derhal talimat verdi ve kendisi için madenci kıyafeti istedi…

-‘Aman efendim’ dediler…

Umursamadı, kıyafeti yeniden istedi, gelen kıyafeti giydi ve kurtarma çalışmalarına destek vermek için madene doğru yürüyerek, gönüllü madencilerin arasında gözden kayboldu!

Bu kişi kimdi biliyor musunuz? 

Bülent Ecevit’ti…

Türkiye Cumhuriyeti başbakanıydı…

4 gün o madende sıradan bir işçi gibi gönüllü olarak çalıştı…

Madende kaldığı dört günü mazeret izni olarak kaleme aldığı bir dilekçeyle o ay ki maaşından düşürttü…

* * *

Türkiye’nin "Karaoğlan"ı Bülent Ecevit, Zonguldaklılar için de "İşçi babası" idi… Öyle ki yerin 450 metre altında bile Ecevit-Karaoğlan etkisi vardı. Yeraltındaki direklere, raylara, vagonlara, ahşap direklere Karaoğlan’dan başkası yazılmazdı… 

* * *

Arşivimdeydi…

Birden aklıma geldi…

Hani eskiler “Hafıza-î beşer nisyan ile malûldür” derler ya... 

Günümüz Türkçesiyle: İnsan hafızasında unutma hastalığı vardır...

Ne güzel bir söz!

Yalnızca hatırlatmak istedim… 

Çünkü giderek yediğimiz ‘akşam yemeğini’ dahi unutan bir toplum haline geldik…

Duygu dolu tamamen insani değerlerle bezenmiş bu harika anekdotu, ders çıkarması gerekenlere ithaf ediyorum…

* * *