Hüseyin Güven
'Bizi öldürebilirler, fakat davamızın yürüyüşünü kimse engelleyemez...'26 Mart 1932'de bir Gün doğuyor Mihalıççık /Sazak köyünde…
Sazak ailesi alıyor yeni doğan çocuklarını kucaklarına…
'Gün' koyuyorlar adını, gül kokulu çocuklarına…
Hemşehrimiz olmasının yanı sıra, ülkemizde taraflı tarafsız her kesimin sevdiği, inanç, samimiyet, ahlak, fedakarlık, millet ve vatanseverliğin sembolü bir dava adamıdır Gün Sazak...
GÜN SAZAK AĞA…
Elinin açıklığı, yardımseverliği, garip, fakir ve yoksulları koruması, o'nu AĞA yapar ve öyle anılır... Komünist beşinci işgal faaliyetlerin doruğa çıktığı zamanlarda her bölüngüden bütün komünistler o'na AĞA diyerek çamur atmaya başlarlar ama 'O' verdiği cevapta asaleti ve terbiyesiyle kendini bütün Türkiye'ye kabul ettirdi…
Ne diyordu Gün Sazak?
'Evet, ben ağayım. Allah'a şükürler olsun ki ben Türk töresine göre ağayım ve bununla gurur duyuyorum.'
Çünkü O hep vermiş, hiç almamıştır. Kendine geleni boş çevirmemiştir…
Bölüntü: bölüngü
O KARA GÜN…
Tarih 27.05.1980…
Evinin önünde çapraz ateşe alınarak şehadet şerbetini içiyor 'O kara GÜN'de Gün Sazak…
O kurşunlar Hz Ömer adaletine sıkılıyordu /bir nevi...
İnanç, samimiyet, ahlak, fedakarlık, millet ve vatanseverliğin vücut bulmuş hali / sembolü, abide şahsiyetlerin yol başçılarındandı Gün Sazak…
Yüzbinlerin tekbir ve gözyaşları arasında uğurlanmıştı...
Şehitler ancak unutulunca ölürler...
Gün battı diyenler yanılıyor…
Gün asla batmaz…
GÜN SAZAK ŞEHİT EDİLDİ…
Evet, 'Mavi Gömlekli Şeytan' istediğin oldu. Aziz Gün Sazak da öldürüldü. Kulislerde bir Babrak Karmal kahpeliği ile Türk milliyetçilerine kin ve öfke kusarken, şimdi sahnede sahte üzüntü mesajları yazıyorsun.
Seni iki yüzlü kahpe dölü! Akıttığın bunca milliyetçi ve ülkücü kanına rağmen, hala doymadın mı? Nedir? Nedendir bu bitmez tükenmez kinin?
Sen, kanlı parmağınla bizi işaret ettikçe, karanlık köşelerde üzerimize kızıl mermiler boşalıyor. Kimsin, nesin sen? Seni hala teşhis edemeyecekler mi?
Sen, Gün Sazak kimdi biliyor musun? O Türktü, Müslümandı, yiğitti, mertti, namuslu bir devlet adamı idi, bizim iki gözümüz idi. Onu öldürmekle ve öldürtmekle bağrımızı delik deşik ettiğinizin farkında mısın? Bunun ne demek olduğunu biliyor musun? Bu işin hesabını, kitabını yaptın mı? Şimdi rahat mısın? Acaba bundan sonra rahat edecek misin? Bunları hiç düşündün mü?
Demek 'barıştan yanasın ha!' onun için kahrediyorsun bizi; onun için bizi kahredenleri alkışlıyorsun.
En aziz ülküdaşı ve en yakın arkadaşı Gün Sazak'ın şehadet haberini işitir işitmez, gözyaşlarını tutamayan Alparslan Türkeş'in, hiç bir yüreğin tahammül edemeyeceği bir soğukkanlılıkla 'Türk milliyetçilerinin iç savaş tahrikçilerinin oyununa gelmemelerini, sabırlı olmalarını, kanunlar içinde kalmalarını' içi kan ağlayarak emrediyordu. Vatanını, milletini bu ölçüde seven bir devlet adamı karşısında acaba yüzün biraz kızardı mı? Acaba, barış ve insanlık nedir, biraz sezebildin mi?
Yoksa, bu sözler, yüreğindeki korkuyu bastırmaya mı yaradı? Yoksa, yeni cinayetler için müsait fırsat mı kollayacaksın?
Evet, 'Mavi gömlekli şeytan', sen de, senin kızıl manyakların da, dayandığın kızıl imparatorluk da Allah'ın izni ile kahrolup gideceksiniz! Biz, meşru zeminlerde ve sabırla devletimizin, size gereken cevabı vermesini ümid edecek ve Allah'ın 'kahhar' sıfatı ile tecelli etmesini bekleyeceğiz.
Şehidimize Allah'tan rahmet, milliyetçi ve ülkücü camiaya başsağlığı dilerim.
S. Ahmet Arvasi, Hergün gazetesi, 29 Mayıs 1980
Diyordu 'S. Ahmet Arvasi, Hergün gazetesi, 29 Mayıs 1980' tarihli makalesinde…
***
Rabbim cc rahmetiyle sarsın, Peygamber efendimize (S.A.V) cennette komşu eylesin...
Hz Ömer komşun, kut'lu tinin şad, mekanın uçmağ olsun…
Âmin.
GÜN SAZAK MEZARI BAŞINDA ANILACAK…
Mhp Mihalıççık İlçe Başkanı Görol Görür '27 Mayıs 1980'de suikast sonucu şehit edilen MHP'li eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak'ın, 27 Mayıs 2019 Pazartesi günü Mihalıççık Sazak Mahallesindeki mezarı başında anılacağını ifade ederek, tüm hemşehrilerimizi davet etti…
/////////////////////////////////////
BİR ÖYKÜ...
Bir lokantanın girişinde kocaman bir yazı vardı; 'BURADA HESABI TORUNLARINIZ ÖDER'
Karınları acıkmış bir grup pek sevdi uygulamayı ve girip tıka basa yediler yemeklerini... Üzerine kahvelerini de yudumlayıp kalktılar... Kapıya yöneldiler... Hesap ödemeyi akıllarından bile geçirmediler... Öyle ya, ne yazıyordu kapıda; 'BURADA HESABI TORUNLARINIZ ÖDER'
Tam kapı koluna uzandı ki elleri, lokantacı seslendi;
-Beyleeer, hesabı ödemediniz…
En uyanığı verdi cevabı;
-'HESABI TORUNLARIMIZ ÖDEYECEK'
Lokantacının cevabı kısa ve netti;
-TAMAM, BEYİM DE, SİZİN DEDENİZ DE BURADA YEDİ…
Bu öykü bana ne diyor biliyor musunuz?
İşte bu gerçektir VATAN…
Bir sosyolojik tespit:
'Bu memleketi Türkler korurdu, bu memleket için Türkler ölürdü ama memleketin nimetlerinden Türk olmayanlar istifade ederdi.'
Mahmut Esat Bozkurt