Kimi zaman havadan sudan konuşmak gerekir. Asıl meselenin başka olduğunu bildiğiniz halde, özellikle asıl meseleden kaçmak için havadan sudan konuşmak gerekir.
Elbette meteoroloji değildir konuşmak. Konuşacak bir şey olmadığı ya da konuşulacakların konuşulmaması gerektiği hallerde suskun kalmamak için yapılan bir eylem…
Ara sıra böyle yapmak lazım.
MESELA TORPİL MESELESİ…
Toplum yararına çalışacak personelin alımlarında, asıl liste için kura çekilirken, yedek liste için kura çekilmemiş. Şüpheli bir durum.Burada iki şey geliyor akla… Birincisi olması gereken. Asıl listede koşullara uymayanlar tespit edilir veya bu kişilerden bazıları kurasına girdikleri istihdam alanında çalışmak istemezse, kalan liste üzerinden yeni bir kura çekilebilir.
İkincisi, ilk listeden yerleştirmeler yapıldıktan sonra, dayısı, ağası olan birileri boş kadrolar yerleştirilir. Bu olmaması gereken bir şey ama daha evvel bu konuda hayli tecrübe yaşandığından olmayacak iş değil gibi görünüyor. Bu yöntem izlendiğinde, ilk listedeki kişilerin haksız yere devre dışı bırakıldığı şüphesinden de kurtulmak mümkün değil. Bu durum da ilk listedeki kişilerin istihdamına yönelik şüpheleri de beraberinde getirecektir.Konuyu takip etmek gerek. Şüpheleri yatıştıracak, adil, mantıklı bir yöntem bulunursa ne ala… O zaman bizimki boşta gezenin havadan sudan muhabbeti sayılır.
VE PARTİ BAŞKANLARI BULUŞUR…
Partilerin il ve ilçe başkanları, şahsi olarak husumet içinde olmazlar. Aralarındaki rekabet politika çerçevesinden dışarı çıkmaz, çıkmamalıdır.
İnsan ilişkilerinde iki artı iki beş eder. Dört eksi iki ise bir eder. İki elin sesi var, bir elin nesi var hali. Gerçekte, -Nietzsche sanırım- filozofun dediği gibi, iki kişi bir araya geldiğinde kendilerinden daha büyük bir şey oluşturmuyorsa, o bir araya geliş anlamsızdır.
Bu anlamda iki ilçe başkanı bir araya geldiğinde, kendi kişisel varlıkları, temsil ettikleri makamlar ve politik duruşların toplamını aşan bir değer ortaya çıkarmıyorsa, havadan sudan konuşmak için bir araya geliyorsa, yemek yerken fotoğraf çektirmelerine de gerek yok.
TRAFİK....
Şehirdeki trafikte yaya güvenliği konusu çeşitli vesilelerle gündeme gelir.Yitirilen yaşamlar ortadaki eksikliğin konuşulması için vesile oluyor.
Tabii makul olan, kimse canını yitirmeden bir şeylerin konuşulması. Toplumsal bir engellilik hali bu. Bir fenalık olur, üzerinde iki gün konuşur unutur gideriz. Fenalık ortada yokken bir daha yaşanmayacağını varsayarız ve yaşanan olumsuzlukların, yaşayanların kabahati olduğu önermesine sığınmaya çalışırız.
Şu Yunus emre caddesi,Atatürk Lisesinin önü,Alan önü yaya geçidi... Yayaların yoldan karşıya geçmek için akrobasi yaptıkları yer… Kazalar, can kayıplarının yoğunlaştığı yerlerden…
Burası için bir üst –belki alt- geçit yapılması ihtiyacı olduğunu gerek dost meclislerinde, gerekse yetkili kabul edilen kişilerle konuşmuşluğumuz var. Zamanın yetkilileri, burasının üst geçit için uygun olmadığını, alt geçidin ise 'Kulağı kesiklerin' mekanı olacağını söyleyerek itiraz etmişti.
Ama canlar kaybediliyor.Tramvay yolları , en alakasız yerde, yoldan yaya geçişlerinin sınırlı olduğu yerlerde üstgeçit yapılabildiğine, bunların da yayaların en fazla geçtiği noktalar haricinde yerlerde konuşlandırılabildiğine göre, burada bir üst geçit inşasının önündeki engeli kavramak mümkün değil. Hatta burası şehrin önemli yaşam mekanlarından birine dönüşme potansiyeli taşıyor, buraya yapılacak üstgeçitlerin içinde, oranın şehir yaşamıyla bütünleşmesini sağlayacak işletmeler de olabilir, üstgeçitler karşılıklı işletme alanlarını birleştiren yapılar dönüştürülebilir. Ne diyorum ben? Ya hayatın gerçekleri derlerse, ya havadan sudan konuşuyorsun derlerse?
TOKİ MESELESİ VAR YA…
Sözde Eskişehir;de Emekliler için yapılacak konutları da kapsayan bir TOKİ sitesi yapılacaktı. İnsanlar kira öder gibi taksit ödeyerek ev sahibi olacaktı.
Başvurular yapıldı, kuralar çekildi, isimler belli oldu. Sonra inşaatın gerçekleştirileceği yerle ilgili sıkıntı çıktığı, başka bir yer için görüşmelerin devam ettiği söylendi.
Anlatırken kısa duruyor ama bu TOKİ dediğimiz kurum, başka yerlerde bu işin konuşulmaya başlandığı günlerden bugüne ikişer üçer site bitirmiştir herhalde. Bir iş başlayacak denilip de bu kadar ayak süründüğü başka bir yer var mıdır diye geliyor akla.
Sana ne emekliler düşünsün, diyenler olabilir. Ne diyeyim, doğrudur.
Bizimkisi havadan sudan bahsetmek sadece…