Kar, kış berekettir, rahmettir...

Kış aylarında ki hava koşulları ülke genelinde günlük hayatı biraz zorlaştırıyor /burası net…

Ki bu çok doğaldır…

Kış aylarında hayatımızı kolaylaştırması gereken kurumların bazıları, maalesef sorumluluklarını yapmıyor /yap(a)mıyor…

İşte bu durum bereket olan durumu felakete çeviriyor…

Yeri gelmişken ifade edelim…

Yıllardır TV'den, Radyo'dan ve sosyal ağlardan duyarız /okuruz…

Yok, efendim 'Kara kış geliyor, yok efendim kar felaketi yaklaşıyor, kutuplardan (tabiri caizse) cehennem ayazları geliyor vs' diye korkuturlar bizi…

Afet Koordinasyon Merkezleri, belediyeler teyakkuza geçer günler öncesinden… (geçmesi gerekir /lakin bazıları da bizimle uyanır sabahları)

Ve sanki kar değil, düşman bekletirler ömür boyu…

Kafalarımızda kar canavarlarını büyütürler bıkmadan /usanmadan…

Hal böyle olunca bu korku ile büyüyen /büyütülen çocuklar kar düşer düşmez pelerinsiz kahraman adını verdikleri Kent'in mülk-i amirlerinin (Valilerin) sosyal medya hesaplarından verilecek müjdeli kar tatili haberlerini bekler saatlerce…

Hatta /okullar tatil edilmediği için bile ortalığı velveleye veren bir zümre bile oluştu içimizde…

Aslında genlerimizde kardan, kıştan korkmanın olmadığını düşünenlerdenim…

***
Rabbim cc'in bereketidir kar, yağmur…
Bunu felakete çevirenlerde yine önlemini almayan insanoğlu…

Kar berekettir, rahmettir...
Sırtında taşır /kaydırır çocuklarımızı, gülümsetir…
Kartopu oynatır, eğlendirir…
Yağan kar ile mücadele, savaş yerine mütareke ve önlem aslında yapay olan kar problemini çözecektir…
Tabi iş bilen yöneticilerle…

***
AÇIK HAVADA ÇALIŞANLAR VE PAZARCI ESNAFI…

Bu zorluk en çokta açık havada çalışanları zorluyor…

Peşinen ifade edeyim, her mesleğin kendine göre zorlukları vardır elbet…

Pazarcılık, bu meslek dallarından sadece birisi…

***
'Pazarcı esnafı' nedir bilirim, hatta iyi bilirim…

İyi bilirim diyorum çünkü;

İlkokula başlamadan, esnaflıkla tanıştım diyebilirim…

Merhum babamın serbest meslek erbabı olması bunda en büyük etken…

Soğuk kış günlerinde daha evden çıkmadan /pazara varmadan iç sızlaması nedir iyi bilirim…

Ayazdan ellerin, ayakların donar, burnun uyuşur, sümüklerin akar, vücudun karıncalanır /bu hissi iyi bilirim…

Ve o dönem dualarımın şimdilerde kabul olduğu için de şükrederim…

Türlü türlü güzellikleri de vardır elbet pazarcı esnaflığının…

Günün o en güzel saatlerinden (fecr vakti-saba vakti) uyanıp, yollara düşüp (Malıç-Sivrihisar, Malıç-Beylikova) çay, simit, çorba içmenin tadını iyi bilirim…

Peynir, zeytin tenekesi veyahut varilin içine ateş yakıp ısınmanın tadını /hazzını iyi bilirim…

Ayazı iliklerine kadar hissetmenin yanı sıra /fırsat buldukça, civarda ki çay ocağı, esnaf dükkanına sığınıp sıcacık çay yudumlamanın keyfini de iyi bilirim…

Tenekenin üzerinden kestane kebap yapıp, afiyetle yemenin tadını iyi bilirim…

Burada anlatmak istediğimiz, sadece zorlukların anlaşılmasını sağlamak ve eskileri yad etmek…

***
PAZARCI ESNAFININ ZORLUKLARI…