İnsanlığa nefes aldırmayan sistemler, asıl gerçekleri görmemize mani oluyor.
Bile isteye mahvediyor, öldürüyoruz.
Neyi?
-İçinde bulunduğumuz gezegenimizi...
Dünyamız adeta insanlığın gösterdiği tutumdan dolayı can çekişiyor.
Sonrası iklim değişikliği, yaşanan kuraklık, su yoklukları vesaire...
Bizler mahvediyoruz ve yine bizler ver yansın ediyoruz.
Devam edelim...
Son yıllarda kurak bir dönemden geçtiğimiz aşikar...
Bundan 8-10 yıl önce Porsuk Barajı bölgesinden geçtiğimde ciddi bir doluluk vardı.
Öyle tahmin ediyorum bu doluluk oranı yüzde 70'lerin üzerindeydi.
Fakat 2014 yılından bu yana Porsuk Barajı alarm veriyor
...Ve yine yakın bir zamanda barajdaki doluluk oranını gördüğümde tehlikenin ne denli büyük olduğunu görmüş oldum.
Doğal çevre şartları bozuluyor, canlı ve cansız varlıkların dengesi bozuluyor.
Bir ahenk içerisinde, sistemli bir şekilde var olan sistemin ayarlarını bizler bozduk, bozuyoruz.
Ekolojik dengenin bozulmasına göz yummaya devam edilirse, nesillerin tarihe karışması da kaçınılmazdır.
Aslında son bir aydır Eskişehir'de bu dengenin bozulduğunu derinden hissediyoruz.
Neden?
Kalabak suda yaşanan sıkıntı şehirde büyük bir problem yaşanmasına neden oldu.
Ne gazete başlıklarının, ne de sosyal mecraların gündeminden düşmedi.
Ortada müthiş bir kuraklık varken, suyun debisi tarihin en düşük seviyelerine inmişken bu tür sorunların yaşanması normal...
Hasılı, iklim değişikliği çevresel bir güvenlik sorunudur.
Bu konuda zaman zaman farkındalık yaratılsa da, daha da ön planda tutmamız lazım gelir.
Zira güncel sistemin içinde kaldıkça, gezegenimiz göz göre göre yok olacaktır.
O bakımdan;
Seviyorsak yaşamayı, sevelim yaşatmayı!