Asgari ücret tespit haftasına girdik. Son birkaç haftadır da gizli gündem asgari ücret ne kadar olacak? Ne kadar olmalı? Olursa nasıl olur? Benzeri tartışmalar üzerine kurulu durumda. Bu tartışmaların içeriğine çok katılmamakla beraber gündemi de ister istemez takip etmek zorunda kalıyoruz. İçeriğine katılmamak diyorum çünkü bence bana göre bir ülkede asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini tartışmak büyük fotoğrafı görmememize neden oluyor. Asgari ücret rakamı üzerinden yapılan tartışmalar bence toplumsal yoksulluğumuzun tescilidir. Asıl tartışılması gereken konu asgari ücret ile çalışan insanların sosyal ve ekonomik hayattaki karşılığıdır. Ve bir toplumda asgari ücretle çalışan insan sayısı ne kadar çoksa o toplum o kadar yoksul, o kadar yoksun ve o kadar gelir adaletsizliğindeki dengeye sahiptir.
Tartışmayı asgari ücret rakamı üzerinden biraz da bu noktaya çekmek gerekir.

Bakın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2014 verilerine göre Türkiye'deki kayıtlı işçilerin yüzde 40'dan fazlasının asgari ücretle çalıştığı görülmektedir. Ve 2010 yılı verilerine göre Avrupa'da asgari ücretle çalışan işçi oranının en yüksek olduğu ülke açık ara Türkiye'dir.

İşin ilginci şudur ki euronews'ın haberine göre hükümet 2014 yılından bu yana ise asgari ücretle çalışan işçi sayısını açıklamıyor. Muhalefet partilerinin bu konudaki soru önergeleri de hükümet tarafından yanıtlanmıyor. Türkiye'de asgari ücretle çalışan işçi sayısına ilişkin en son bilgi 2014 yılına ait. Ancak Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) hangi ülkede işçilerin yüzde kaçının asgari ücretle çalıştığına ilişkin araştırması asgari ücret üzerinden bakıldığında Türkiye'deki ücret dengesinin Avrupa ülkelerine kıyasla içler acısı halini gözler önüne seriyor.
Buna göre 2010 yılında Türkiye'de asgari ücretle çalışan oranı yüzde 43. Ancak bu araştırma sadece en az 10 işçi çalıştıran iş yerlerini kapsıyor. 10'dan daha az işçi çalıştıran firmalar da eklendiğinde bu sayının ciddi oranda yükselmesi bekleniyor.

Türkiye bu alanda yüzde 42,9 ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında açık ara zirvede yer alıyor. Türkiye'ye en yakın ülke yüzde 19,2 ile Slovenya. Üçüncü sırada yüzde 16,8 ile Portekiz var. Belçika'da ise asgari ücretle çalışan işçi oranı yüzde sıfır. Bu oran İspanya'da yüzde 1,1, Çekya'da yüzde 1,9 ve Macaristan'da yüzde 3,2. AB'nin büyük ülkeleri İngiltere'de ise yüzde 4,9 ve Fransa'da yüzde 8,3'tür.
Ülkemizde SGK'lı çalışan her 100 çalışandan 43'ü asgari ücret üzerinden çalışmaktadır. Üstelik de bunlar arasında kayıt dışı çalışanlar yoktur. Bunlar arasında üniversite mezunları bile vardır. Üzerinde asıl durmamız gereken konu aslında budur. İnsanlar o kadar eğitim alıyor, çabalıyor, kendine yatırım yapıyor ama aldıkları ücret asgari ücret. Üstelik de bu lütuf ve jest olarak gösteriliyor. Bunun yarattığı tahribat ve sosyal etki çok daha yüksektir.
Bizim asgari ücret rakamı ne olmalı tartışmasından ziyade daha büyük fotoğrafa yoğunlaşmamız gerekiyor. Tablo ortada…



(Kaynak: Eurostat (En az 10 işçinin çalıştığı işyerlerinde asgari ücretin yüzde 105'inden daha az kazananları içerir)